Yetişkin DEHB deneyimler,araştırmalar,haberler, öneriler.

Nyctophilia

Gümüş Üye
Katılım
27 Nis 2026
Mesajlar
1,068
Tepki puanı
526
Puanları
113
Yaş
32
Konum
İstanbul
Cinsiyet
Erkek
Bu başlıkta yetişkin psikiyatride en çok yanlış bilinen, nadiren direkt teşhis edilebilen, Öyle ki kayda değer sayıda psikiyatristin dahi 'O çocuklukta kalmıyor muydu yahu' tadında pek fikir sahibi olmadığı, isminin hafifliğinden dolayı çok fazla hakkında bilgi kirliliği olan,Çoğu zaman 'Eheh ya benim de dikkatim hep dağılır :) ' ciddiyetsizliğine indirgenen nörogelişimsel bir olgu-bozukluk olan DEHB hakkında mümkün mertebe güvenilir kaynaklardan deneyimler,öneriler, araştırmalar paylaşılacaktır.

Kısaca DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu): Beynin prefrontal korteks, bazal gangliyonlar ve ödül devreleri arasındaki ağlarda dopamin/noradrenalin aracılı nöromodülasyonun bozulmasına bağlı olarak gelişen bir nörogelişimsel bozukluk- olgu. Sadece dikkat eksikliği,sadece hiperaktivite ya da hem dikkat eksikliği hem hiperaktivite şeklinde görülmesi mümkündür.
Genel kanı: tamamen tedavinin mümkün olmadığı yönünde. İlaçlar, terapiler, spor vb. gibi aktiviteler ile çeşitli alanlarda beyinde kalıcı nöroplastitite oluşturarak hastalığın belirtilerinin azaltılması, hayatın sürdürülebilirlik gerektiren alanlarında kalıcı sürdürülebilirlik sağlanması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi hedeflenir.

Genel kanı bozukluk olduğu yönünde. Bozukluk ya da hastalık olarak görmeyip Olgu-Tip olarak değerlendiren uzmanlar da vardır.
 

Nyctophilia

Gümüş Üye
Katılım
27 Nis 2026
Mesajlar
1,068
Tepki puanı
526
Puanları
113
Yaş
32
Konum
İstanbul
Cinsiyet
Erkek
Dikkat sürdürülebilirliği ile ilgili sorunum var diyorsunuz. Peki acaba mesele depresyon,anksiyete vb. olabilir mi? (çeşitli nevrozlarda da dikkati toplamak güçtür) ya da çeşitli vitamin mineral eksikliği ya da başka bir hastalık?

Patognomik bulguymuşçasına dikkati toplayamama ya da yerinde duramama gibi bulgulardan ziyade yine DEHB'lilerde yoğun olarak görülebilen bazı davranış kalıpları ya da durumlar vardır.

Bunlar sizde var mı?

-Hassas olma hali. Reddedilme ya da istediğinizin olmaması gibi durumlarda çok uç tepkiler verebilme.
-Üst düzey mimik hafızası...İnsanların iletişim kurarken mimiklerini an ve an kaydetme, size yalan söylediklerinde ya da samimi olmayan bir şey söylediklerinde bunu hemen fark edebilmeniz gibi bir durum var mı? Kendiniz için 'insanların niyetlerini çoğu zaman anlayabiliyorum' der misiniz
-Hiperfocus olduğunuz bir dal oldu mu? mesela Tarih diyelim. Tarihe deli gibi ilgi duydunuz, bazen 48 saat uyumadan tarih kitapları okudunuz, öyle ki lisans okumadığınız halde sanki lisans Tarih okumuşçasına ya da daha üst düzeyde Tarih biliminde donanımlı hale geldiniz. Burada Tarih yerine başka bir şeyi de koyabilirsiniz. Bu tarz bir dal ya da uğraşıda neredeyse delirmişçesine ilgilendiğiniz oldu mu?
-Durup durup birilerine sataşma isteğiniz oluyor mu? sebep yokken laf sokma,biriyle kavga etme bazen fiziksel olarak birini itme, vurma vb.
-Adalet duygunuz, duygusal duyarlılığınız yüksek mi? konu sizi hiç ilgilendirmese de haksızlığa uğradığını gördüğünüz birine karşı normalin üstünde müdahil olma,duyarlılık ya da öfke geliştirme durumunuz oluyor mu?
-Özlem duyma beceriniz hiç yok mu ya da zayıf mı? mesela aslında gönülden sevdiğiniz bir arkadaşınızı aramanız gerekirken 'yarın ararım ya' diyerek 1 yıl 5 yıl aramadığınız oluyor mu? bu süreçte yine arkadaşınızı sevdiğiniz halde özlem duymama-yokluğunu hissetmeme gibi haller içerisinde oluyor musunuz?
-Zaman algınız sizi rahatsız ediyor mu? uzun uzun ilk kez 10 yaşınızda aynaya baktıysanız,40 yaşında tekrar aynaya uzun uzun baktığınızda sanki hiç büyümemişsiniz,zaman aslında hiç geçmemiş gibi hisleri zaman kavramı ile alakalı konularda hissediyor musunuz? Zaman sanki yokmuş gibi gelir mi? (Zamansal körlük, ciddi literatür çalışmaları mevcut)
-Kolay dopamin içeren alışkanlıklara (alkol,sigara pc-mobil oyun,porno vb.) herhangi bir insana göre gözle görülür düzeyde daha fazla ve kolay saplanır mısınız?
-Yoğun ani ışık, ses kirliliği,kalabalıklar, aniden hareket eden nesneler-canlılar vb. gibi durumlar normal sayılabilecek ölçüden daha şiddetli düzeyde sizi sinirlendirir ya da huzursuz eder mi?
-Odaklandığınız an size seslenilmesi,odaklandığınız konudan ya da hiperfocus içerisinde olduğunuz konudan sizi uzaklaştırmaya çalışmaları yıkıcı düzeyde sizi sinirlendirebilir mi?
-Beyninizin gözlemlenebilir düzeyde gün içinde farklı çalıştığını düşünür müsünüz? Mesela: Sabah acayip verimliyim, Öğlen hiçbir şey yapmak istemiyorum, Akşam tekrar deli gibi bi çok şey yapabiliyorum vb. gibi.
 

Nyctophilia

Gümüş Üye
Katılım
27 Nis 2026
Mesajlar
1,068
Tepki puanı
526
Puanları
113
Yaş
32
Konum
İstanbul
Cinsiyet
Erkek
DEHB, özellikleri, DEHB belirtilerini yönetmeye yönelik tamamlayıcı yaklaşımlar, beslenmeden aktivitelere, çocuk-ergenlerden yetişkin ve ebeveynlere kadar geniş bir makale-öneri yelpazesi sunan oldukça faydalı bulduğum bir site:

https://www.additudemag.com/
 

Nyctophilia

Gümüş Üye
Katılım
27 Nis 2026
Mesajlar
1,068
Tepki puanı
526
Puanları
113
Yaş
32
Konum
İstanbul
Cinsiyet
Erkek
Gıda katkıları ve hiperaktivite


Eğer çocuklarınız hiperaktivite veya hiperaktiviteye bağlı dikkat eksikliği bozukluğu (Attention Deficit Hyperactivity Disorder (ADHD ) belirtileri gösteriyorsa aşağıda yer alan yapay renklendiricilerden kaçınmalısınız.

sunset yellow (E110)
quinoline yellow (E104)
karmozin (carmoisine) (E122)
allura red (E129)
tartrazin (tartrazine) (E102)
ponceau 4R (E124)


Bu renklendiriciler özellikle alkolsüz içecekler, tatlılar, kekler ve dondurmalarda kullanılır. Gıdalarda renklendirici kullanımı etikette içindekiler kısmında şu şekilde belirtilmektedir. Önce gıdadaki fonksiyonu sonra E kodu veya adı. Örneğin, Renklendirici (E 110) veya Renklendirici (Sunset yellow) gibi. Bu şekilde etiketleri kontrol ederek kaçınmanız gereken katkıları tespit edebilirsiniz.

Hiperaktivite öğrenme, hafıza, hareket, dil, duygusal karşılıklar ve uyku düzenini etkileyen davranış problemleri için genel olarak kullanılan bir terimdir.

Hatırlanması gereken bir diğer önemli konuda hiperaktivitenin sadece gıda katkıları ile değil, premature doğum, genetik ve yetişme şekli ile de alakalı olduğudur.

Dikkat eksikliği bozukluğu (Attention Deficit Hyperactivity Disorder (ADHD ) sadece bir hiperaktivite türü değildir. Düşük dikkat süresi, okulda ve evde öğrenme ve işlev bozuklukları gibi özel davranış bozuklukları ile bağlantılıdır. ADHD rahatsızlığı olan çocuklar, öğrenme güçlükleri ve davranış problemlerine sahiptir.

Gıda katkıları ve hiperakivite ile ilgili bu tavsiyeler European Food Safety Authority (EFSA) ve bağımsız Toksitite Komisyonu (İndependent Committee on Toxicity) değerlendirmeleri sonucunda hazırlanmıştır. Daha fazla bilgi için aşağıdaki linklerden faydalanabilirsiniz.

https://www.efsa.europa.eu/EFSA/efsa_locale-1178620753812_home.htm
https://www.actiononadditives.com/

KAYNAK: https://www.diatek.com.tr/Makale-Yontem/Gida-Katkilarina-Asiri-Duyarlilik-ve-Hipe raktivite_3480_3480_3480.html

www.diatek.com.tr den alıntıdır.
 

Nyctophilia

Gümüş Üye
Katılım
27 Nis 2026
Mesajlar
1,068
Tepki puanı
526
Puanları
113
Yaş
32
Konum
İstanbul
Cinsiyet
Erkek

DEHB ve Cinsellik​


DEHB ve cinsellik ile ilgili sorunlar, çoğunlukla dürtüsellik, dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite belirtilerinden kaynaklanır. DEHB olan kişilerin son derece sağlıklı ve doyumlu bir cinsel yaşamları olması mümkündür. Bununla birlikte, özellikle hiç tedavi edilmemiş DEHB olanlarda sıklıkla cinsel sorunlar mevcuttur. En yaygın sorunlardan biri, romantik ilişki kurma ve sürdürme zorlukları nedeniyle duygusal yakınlığın olmamasıdır. Gerçek bir duygusal yakınlığın kurulamaması, doyumlu cinsel yaşamın önündeki önemli bariyerlerden biridir.

DEHB olan kişilerde ruh hali değişimleri yaygındır ve ek olarak, tensel temasa aşırı duyarlı olabilirler. Olağan veya basit bir temasın, olumlu veya olumsuz yoğun tepki vermelerine neden olması mümkündür. Aşırı duyarlılık ve hızlı ruh hali değişiklikleri, kişinin cinsel dürtülerini ve romantik ilişki partneriyle olan aktivite şeklini etkiler. Örneğin, belirli bir cinsel eylemi bir noktada beğenebilirken, ardından bundan artık hoşlanmadığına karar verir. Eşine bir gün sarılmak veya dokunmak isterken ertesi gün bundan kaçar. Sevgilisi için çekici olan, iyi hissettirebilecek cinsel eylemleri bazen rahatsız edici bulur. İşte DEHB’nin cinsellikle ilişkili olabilecek bazı yönleri:

1. DEHB ve Cinsellik :Dürtüsellik

  • DEHB olan bireylerde dürtüsellik yaygın bir özelliktir. Bu dürtüsellik, cinsel davranışlarda aceleci kararlar almaya yol açar. Ayrıca korunmasız cinsel ilişkilere girme veya riskli cinsel davranışlarda bulunma nedenidir.
  • Aynı zamanda dürtüsellik, partnerle sınırların zorlanmasının sebebidir. Ya da istek ve ihtiyaçların kontrolsüz bir şekilde ifade edilmesi söz konusudur.

2. DEHB ve Cinsellik: Dikkat Dağınıklığı

  • DEHB olan bireylerde, cinsel ilişki sırasında dikkati toplamak da zordur. Bu durum, partnerin duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarına yeterince odaklanamama anlamına gelir. Ya da anın tadını çıkaramama gibi sorunlar ortaya çıkar.
  • Odaklanma zorluğu, cinsel tatmin üzerinde de olumsuz etkiler yaratır.

3. Hiperaktivite ve Cinsel Enerji​

  • DEHB’nin hiperaktif yönü, bireylerin cinsel enerjisini de etkiler. Bu, bazı bireylerde yüksek bir libido olarak meydana gelir. Diğerlerinde fiziksel ve zihinsel yorgunluk nedeniyle libidonun azalması da mümkündür.

4. Özsaygı ve Cinsel Kimlik​

  • DEHB’li bireyler, bazen özsaygı sorunları yaşar. Sonuç olarak cinsel kimlik ve özgüven üzerinde olumsuz etkiler yaratır. Dolayısıyla özgüven eksikliği, sağlıklı bir cinsel yaşam kurmayı zorlaştırır.
  • Ek olarak cinsellikte reddedilme korkusu veya yetersizlik hissi, cinsel ilişkilerde çekingenlik yaratır.

5. Partnerle İletişimde DEHB ve Cinsellik​

  • DEHB, ilişkilerde iletişim zorluklarının da nedenidir. Bu durumda, cinsel ihtiyaçların ifade edilmesi zorlaşır.
  • Partnerle açık ve sağlıklı bir iletişim kurmak, bu zorlukların üstesinden gelmede önemlidir.
Cinsel etkinlik, insan bedeninde kasların kasılması, salgı bezlerinin çalışması, cinsel organların boyutunun değişmesi, nabız ve kan basıncının yükselmesi gibi birçok değişimlere yol açar. İnsan duyularından temas duyusu, erotik uyanışta en önemli duyu olarak ön plana çıkar. İnsanların çoğunu, cinsel istek uyandırıcı olarak yalnızca kişi ya da nesnelerin teması değil, aynı zamanda görme, işitme, koklama ve tat duyumları da etkiler.

Güzel bir vücudu seyretmek, romantik bir müzik dinlemek, bir parfüm kokusu almak, kimi gıdaların tadı ya da bir sevgilinin salgıları güçlü uyarıcılardır. Kişi, özel bir görünümden, sesten, koku ya da tattan, önceki cinsel deneyimleriyle birleştirerek canlandırdığı bir düşünceden heyecan duyar.

Cinsel tepkiler çoğunlukla ruhsal etmenlere bağımlıdır ve pek çok insan yalnızca zihinsel imgelerle cinsel uyanışa geçmektedir. Öyle insanlar vardır ki, erotik düşünce, fantezi ve sezinlemelerle veya cinsel nesnelerin uyardığı hayallerle bile kolayca doyuma ulaşabilmektedirler. Bu noktada, yoğun bir odaklanmanın ve dikkattin sürdürülmesinin cinsel heyecan ve cinsel doyum için ne kadar önemli olduğunu anlamak zor değildir.

Her birey cinsel olarak farklı deneyimler yaşadığından kişilerin duyusal algıları da birbirinden farklı olmaktadır. Bu durum bedensel temasa farklı tepkiler verilmesine yol açabilmektedir. Zihindeki engelleyici, olumsuz düşünceler ve odaklanma eksikliği cinsel uyarılmayı engeller. Ek olarak bedensel teması gereksiz ya da itici kılar.

Gerçekten de, cinsel ilişki sırasında bile olabildiğince az tensel temas isteyen insanlar vardır ve bu DEHB olanlarda sık görülebilen bir durumdur. Bu kişiler dokunmaya mesafeli olmaları nedeniyle bazen hem kendi bedenlerinde hem de eşlerinin bedenlerinde cinsel olarak duyarlı noktaların farkında olmazlar.

Araştırmalar DEHB olan kadın ve erkeklerin yaklaşık %40-50’sinin bazı cinsel sorunlar yaşadığını gösteriyor. Klinik gözlemlerimiz de cinsel ve romantik ilişki kurmada DEHB’ye özgü sorunlar olduğu yönündedir.

DEHB ve Cinsellik: Sağlıklı Bir Cinsel Yaşam İçin Öneriler​

  1. Açık İletişim: Partnerinizle dürüst ve açık bir şekilde iletişim kurun. İhtiyaçlarınızı ve sınırlarınızı paylaşmak önemlidir.
  2. Tedavi ve Destek: DEHB tedavisinde kullanılan ilaçlar ve terapiler ile genel yaşam kalitesi artar. Ayrıca cinsellik üzerindeki olumsuz etkiler azalır.
  3. Planlama ve Odaklanma: Spontane yerine planlı cinsel yakınlık, dikkat dağınıklığını azaltır. Böylece daha tatmin edici bir deneyim mümkündür.
  4. Partner Eğitimi: Partnerinizin DEHB hakkında bilgi sahibi olması, sizi daha iyi anlamasına yardımcıdır.
  5. Uzman Yardımı: Bir cinsel terapist veya çift terapisti, ilişkide ve cinsel yaşamda karşılaşılan zorlukları aşmak için destek sunar.

Prof. Dr. Sultan Doğan

Kaynak: https://www.drsultandogan.com/dehb-ve-cinsellik.izmir
 

Nyctophilia

Gümüş Üye
Katılım
27 Nis 2026
Mesajlar
1,068
Tepki puanı
526
Puanları
113
Yaş
32
Konum
İstanbul
Cinsiyet
Erkek
Cok ppolitik bir cevap.

Şöyle açayım:
Bu DEHB'de güçlü olabilecek bir huy ama geliştiremeyen de var; psikopat DEHBliler vs. DEHB kişinin mimik değişikliğini bile fark etmesinin temelinde beynin sonuç odaklı yap-boz parçalarını birleştirme yetisi ile ilgili. Kişi daha sözünü bitirmeden ne demek istediğine aşırı odaklanma hali ile alakalı. Beyin, DEHBlilerde yalanı ya da samimiyetsizliği fark edebilme becerisini zamanla, tecrübe ve yaşanmışlıklarla öğrenmek istemeyecek kadar sabırsız; görür görmez ses tonu farklılığından bile anlam çıkarıp, sabırdan yoksun bi sonuca odaklanma durumu var. Bu sebeple DEHB birey, çoğu zaman farkında olmadan ses tonlarına, mimiklere hiperfocus halinde oluyor fakat bu empati becerisinden ziyade karşısındaki kişi ile alakalı herhangi bir konuda sabır gösterememe hali ile alakalı.Cümleye başlar başlamaz amacı ve sonucu görme arzusu-sabırsızlığı.Velhasıl empati gibi gözüken bu durum empatiden ziyade beynin sabırsız-dürtüsel anlamda farklı çalışma şekli ile alakalı biraz.
 

Süreyya

Süper Mod
Katılım
22 Mar 2020
Mesajlar
14,207
Tepki puanı
5,081
Puanları
113
Konum
Aorist
Cinsiyet
Kadın
Şöyle açayım:
Bu DEHB'de güçlü olabilecek bir huy ama geliştiremeyen de var; psikopat DEHBliler vs. DEHB kişinin mimik değişikliğini bile fark etmesinin temelinde beynin sonuç odaklı yap-boz parçalarını birleştirme yetisi ile ilgili. Kişi daha sözünü bitirmeden ne demek istediğine aşırı odaklanma hali ile alakalı. Beyin, DEHBlilerde yalanı ya da samimiyetsizliği fark edebilme becerisini zamanla, tecrübe ve yaşanmışlıklarla öğrenmek istemeyecek kadar sabırsız; görür görmez ses tonu farklılığından bile anlam çıkarıp, sabırdan yoksun bi sonuca odaklanma durumu var. Bu sebeple DEHB birey, çoğu zaman farkında olmadan ses tonlarına, mimiklere hiperfocus halinde oluyor fakat bu empati becerisinden ziyade karşısındaki kişi ile alakalı herhangi bir konuda sabır gösterememe hali ile alakalı.Cümleye başlar başlamaz amacı ve sonucu görme arzusu-sabırsızlığı.Velhasıl empati gibi gözüken bu durum empatiden ziyade beynin sabırsız-dürtüsel anlamda farklı çalışma şekli ile alakalı biraz.
Ya yanlissa cikarimi?
Sabirsizliktan kaynaklanan.
 

Nyctophilia

Gümüş Üye
Katılım
27 Nis 2026
Mesajlar
1,068
Tepki puanı
526
Puanları
113
Yaş
32
Konum
İstanbul
Cinsiyet
Erkek
Ya yanlissa cikarimi?
Sabirsizliktan kaynaklanan.

Tabii ki mümkün.
Kahinlik garantisi yok sonuçta.
Bu da karşı tarafı yıpratıyor çoğu zaman.
Fakat zeki DEHBlilerde bu pay genelde düşüyor.
Bu arada en sık bilinen doğru bilinen yanlışa da değinelim : DEHB'nin zeka seviyesi ile arasında herhangi bir anlamlılığı yok. Aptal,normal zeka, üstün zeka vb. herhangi bir zeka türüne mensup herkeste DEHB görülebilir. Önceleri sadece yüksek zeka ile ilişkilendirilirdi fakat bu çürütüldü.
 

Garga

Altın Üye
Katılım
5 Eki 2023
Mesajlar
2,820
Tepki puanı
362
Puanları
83
Konum
Ak-ist
Cinsiyet
Erkek
Ben yüzde bir milyon dehb'li olduğumu 4 ay önce öğrenmiştim
 

Nyctophilia

Gümüş Üye
Katılım
27 Nis 2026
Mesajlar
1,068
Tepki puanı
526
Puanları
113
Yaş
32
Konum
İstanbul
Cinsiyet
Erkek
Zihnimiz de kas gibi çalışıyor. Bu yüzden efektif nöroplastisite için sabır göstermek gerekir.
Bir çok DEHBli bireyin de en yoğun düştüğü tuzak bu esasında.
Şöyle açıklayayım: Sağlıksız bir vücudunuz olduğunu varsayın. Karar verdiniz fit bir forma ulaşmayı hedefliyorsunuz ve spor salonuna gittiniz.
Oda ne üfff! gözünüze hemen 75 kglik bi dambılı kestirdiniz. hemen onu kaldırmayı başarmalısınız ki hızlıca Herkül gibi olabileyim diye düşündünüz ama kaldırmaya çalışmanızla bileğinizi incitmeniz bir oldu. Yerinden de doğru dürüst oynatamadınız üstelik. Hemen 'Beceremiyorum! olmuyor... bu işi yapamayacağım!'' moduna bağladınız. Sizi izleyen PT ise usulca geldi ve 2,5 kglik ağırlıkla başlamanız gerektiğini hatta ağırlıklı olarak kardiyo temelli bi spor programı ile başlamanızın daha efektif olacağını söyledi fakat buna inanmak istemediniz. ''PT hayal satıyor, moralim bozulmasın diye uyduruk bi şeyler öylüyor böyle nasıl gelişirim?!?'' diyorsunuz ve salonu terk ediyorsunuz. Zaman zaman da belki ayda bir kaç kez tekrar başlayıp tekrar benzer sebeplerle bırakıyorsunuz.
İşte DEHB kısır döngüsü de tam olarak buna benzer arkadaşlar, örnekleri çoğaltalım:

-Evi temizlemiyorsunuz,sürekli erteliyorsunuz
-Öğrencisiniz ders çalışmayı sürekli erteliyorsunuz
-Yukarıdaki örnek spora yazılıyorsunuz bırakıyorsunuz
-İş yerinde yapmanız gereken işleri sürekli erteliyor ve yumurta göte dayanana kadar kaçıyorsunuz
-Arkadaşlarınızla yaptığınızda size iyi gelecek bir aktiviteyi sürekli erteliyor, içinize kapanıyorsunuz
-Dürtüselliğinizin olumsuz sonucu olarak seks,alkol,porno,madde ya da kumar gibi kolay dopamin batağına düştünüz fakat azaltamıyorsunuz
-Bu pazartesi kesin başlayacağım!!! dediğiniz diyeti sürekli ekiyorsunuz

Daha da arttırılabilecek bu durumların temel sebeplerinden biri de, beyninizin zihninizin çalışma prensibini bilmemeniz arkadaşlar. Çünkü olaya şöyle bakıyorsunuz:
Evi mi temizleyeceksiniz? o halde yer her bal dök yala olmalı!? günde 3 öğün pizza yemeyi bırakıp diyete mi başlamalısınız? o halde ertesi gün akşama kadar marul yemeli!?, ders çalışma disiplini mi olmalı? o halde bi oturuşta en az iki saat ders çalışmalı!? Seks ya da alkol bağımlısı mısınız? tamam ertesi gün hemen Vatikan'a rahip olarak kabul edilip edilmeyeceğinize dair bi mail atın! ya da 999 gün kalmalı bi çilehane deneyimi? neden olmasın!

Bu beyninize yaptığınız bir zulüm arkadaşlar.
Olmaz böyle.
Nasıl ki tek seferde 75 kglik dambılı kaldırmanız mümkün değil ise, bi anda bal dök yala temizlik disiplini, bi oturuşta 2 saat ders disiplini vb. de mümkün değildir arkadaşlar.
Hatta size küçük bir sır vereyim: DEHBli olmayan biri de bunu başaramaz. Siz üstüne bir de DEHBli iken böyle olması gerektiğine inanıyorsunuz.
Klinik psikoloğunuzun: ''Bir dahaki seansımıza kadar ödevin, hergün sadece 2dk evi temizlemek... ama sadece 2dk... bu görev sonrası başarının tadını da doyasıya çıkarmanı istiyorum!'' demesi, sizi avutması, başındab savması değildir; Adeta pörsümüş kas haline gelmiş beyninizin o aktiviteye karşı güçlenmesi için attığı bilimsel bir temeldir. Eve girer girmez anında bal dök yala disiplinine erişmeniz zaman ve emek ister. Titiz olan annenizi hatırlayın. 13-14 yaşından beri kendi annesi tarafından bütün ev işlerini öğrendi. Ev işleri konusunda taaa o zamanlardan beri antreman yapan dehşet bir sporcu gibi bir şey yani anneniz. 20 yılını bu işe vermiş kadın gibi evinizin hakkından gelmeyi bir günde başarmayı beklememelisiniz. Tıpkı Herküllerin rahatça 75 kgyi kaldırmalarını bir günde istemeniz gibi.
Kendinize şefkat gösterin,emeğinizi takdir edin. Kararlı ve düzenli adımlarla sabırla gelişmeyi sürdürün.
75 kg, zirvelerden ufuklardan usul usul burnunuzun ucuna doğru gelecek...

Kendini sev, pes etme.
 

Frenk

Elmas Üye
Katılım
13 Ağu 2023
Mesajlar
12,639
Çözümler
1
Tepki puanı
1,831
Puanları
113
Konum
ErenKöy
Cinsiyet
Erkek
Konu ilgimi çeken bir konu da bakalım ne zaman okuyacağım hepsini.
 
Üst Alt