Günün Şiiri

Mephobia

Invictus
Gümüş Üye
Katılım
1 Ağu 2025
Mesajlar
1,131
Tepki puanı
196
Puanları
63
Konum
ad coelum
Cinsiyet
Diğer
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?


VICTOR HUGO
 

Mephobia

Invictus
Gümüş Üye
Katılım
1 Ağu 2025
Mesajlar
1,131
Tepki puanı
196
Puanları
63
Konum
ad coelum
Cinsiyet
Diğer
Out of the night that covers me,
Black as the pit from pole to pole,
I thank whatever gods may be
For my unconquerable soul.

In the fell clutch of circumstance
I have not winced nor cried aloud.
Under the bludgeonings of chance
My head is bloody, but unbowed.

Beyond this place of wrath and tears
Looms but the Horror of the shade,
And yet the menace of the years
Finds and shall find me unafraid.

It matters not how strait the gate,
How charged with punishments the scroll.
I am the master of my fate:
I am the captain of my soul.

William Ernest Henley
 

Lavinia

Platin Üye
Katılım
26 Şub 2024
Mesajlar
7,595
Tepki puanı
2,670
Puanları
113
Konum
Dünya
Cinsiyet
Kadın
Bin fersahtan duyarım kimle gülüştüğünü,
Alnından öz kardeşim öpse ben irkilirim.
Değil yalnız ardına kimlerin düştüğünü,
Kimlerin rüyasına girdiğini bilirim.

Faruk Nafiz Çamlıbel
 

Mephobia

Invictus
Gümüş Üye
Katılım
1 Ağu 2025
Mesajlar
1,131
Tepki puanı
196
Puanları
63
Konum
ad coelum
Cinsiyet
Diğer
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.

bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok


uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine

sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır

sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır


bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar

verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz

sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah’a inanmaktır

YILMAZ ERDOĞAN
 

Mephobia

Invictus
Gümüş Üye
Katılım
1 Ağu 2025
Mesajlar
1,131
Tepki puanı
196
Puanları
63
Konum
ad coelum
Cinsiyet
Diğer
O eski hülyaların sahile vurduğunu
Yakama bir muamma taktığım gün hatırla
Gurbetin mahşerimde bir sıla bulduğunu
Dağlar gibi eriyip aktığım gün hatırla

Nereden bileceksin, şehrin sokaklarında
Kaybolan ışıkların gözlerim olduığunu
Her seher yüreğimde açan karanfillerin
Her akşam ellerimde sararıp solduğunu
Nereden bileceksin

Kim bilir, belki bir gün kapıma geleceksin
Siyah tüylü martılar yorgun pencerelerde
Benimle ağlayacak benimle güleceksin
Göğsümde ızdırabı Deniz fenerlerinin
Hayatımdan fışkıran hüzne gömüleceksin

Her şairin bir gülle bahtiyar olduğunu
Bir sana bir göklere baktığım gün hatırla
Gönlümün kahrın ile ihtiyar olduğunu
Sigaramı sessizce yaktığım gün hatırla


Bilemezsin içimde bir denizdir yaşamak
Sen denizin en uzak noktasında şen şakrak
Ben kırgın dalgalarla avunurum derinde
Gemilere yosunlu mendiller bağlayarak

Nereden bileceksin fesleğen köklerinin
Hecai bulutlardan bıkıp usandığını
Ansızın kayıveren yıldızların ardında
Vuslatı bekleyen bir kalbin yandığını
Nerdem bileceksin

Yağmura boyun büken susuz topraklar gibi
Kim bilir belki bir gün kapıma geleceksin
Sinesinde bi-vefa bir sırrı saklar gibi
İnfazına yürüyen ölü tutsaklar gibi
Gözlerinin hicranlı yaşını sileceksin

Tatlı bir rayihanın göklere dolduğunu
Irmaklara karışıp aktığım gün hatırla
Gölgelerin ruhumu görüp kaybolduğunu
Mavi bir şimşek gibi çaktığım gün hatırla

Gülümse ve uzaklaş çünkü anlayamazsın
Bu kopan fırtınayı Yusuf'un yüreğinde
Koyu bir çaresizlik ayinidir yalnızlık
Züleyha'nın menekşe büyüyen gözlerinde

Nereden bileceksin kayalara tutunan
Devlerin birer birer vurulup öldüğünü
Rüyaları süsleyen eşsiz mücevherlerin
Bir dervişi görünce yere döküldüğünü
Nereden bileceksin

Kim bilir belki bir gün kapıma geleceksin
Kollarında rüzgarlı bir deprem karanlığı
Kapı aralığında sessizce gireceksin
Işıldayan bu gönül şahikası önünde
El pençe divan durup sen de eğileceksin

Bülbülün lalezardan neden kovulduğunu
Bu hayal zindanını yıktığım gün hatırla
Balığın susuz kalıp suda boğulduğunu
Acılar evreninden çıktığım gün hatırla

NURULLAH GENÇ
 

Süreyya

Süper Mod
Katılım
22 Mar 2020
Mesajlar
11,009
Tepki puanı
3,543
Puanları
113
Konum
Aorist
Cinsiyet
Kadın
Alın size Şiir.
En dehsetlilerinden.
Baudelaire......
Femmes Damnées

 

Mephobia

Invictus
Gümüş Üye
Katılım
1 Ağu 2025
Mesajlar
1,131
Tepki puanı
196
Puanları
63
Konum
ad coelum
Cinsiyet
Diğer
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendini gizler mi alevden;
Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu…

Gün senden ışık alsa da bir renge bürünse;
Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse;
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse…

Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkinin tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlah’ın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!

Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden…
Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
Dinmez! Ebedi özleyişin bestesidir bu!
Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
Görmek seni ukbadan eğer mümkün olsaydı.

Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
Tek bendeki volkanları söndürse denizler…
Hala yaşıyor gizlenerek ruhuma “Kaabil”;
İmkanı bulunsaydı, bütün ömre mukabil
Sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.

Mehtaplı yüzün Tanrı’yı kıskanıyordur.
En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur,
Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik!

Geri Gelen Mektup - Hüseyin Nihal Atsız
 

Mephobia

Invictus
Gümüş Üye
Katılım
1 Ağu 2025
Mesajlar
1,131
Tepki puanı
196
Puanları
63
Konum
ad coelum
Cinsiyet
Diğer
Son günahım
Ey talib!

Son seslenişim bu sana

Son küstahlığım

Son günahım

Son günahın



* * *
Herkes kendine verilen en değerli armağanı kullanırmış yolu bulmak için

Sözcüklerimden başka değerli bir şey yoktu yanımda, onları sundum sana

Kabir taşlarına kazınmış küflü sözcükler... kefen bezlerine işlenmiş belli belirsiz kanlı heceler...

Gönlümce en değerlilerini seçip fısıldadım kulaklarına... en eskilerini...

Belki en doğrularını değil ama inan ki en güzellerini...

Bazen ulu dağların zirvelerinden, bazen engin ummanların derinliklerinden

Mecnunun âhını duyasın diye

Ölüler diyarından... çölden... daima dostların yanından

Meczub iniltilerini işitesin diye

Kuytu kûşelerde âşıklar mushafından şiirler okudum sana

Kur'an'dan

İki damla gözyaşı uğruna

Yanmazsam yanmazsın sandım da

Yandım.

Yanmadın.



* * *
Geçmişimi hatırlamak için başkalarının tanıklığına ihtiyacım var

Başkalarının sesine

Senin sesine

Ruhumdan nefhalarla kardım toprağını

Sırf seni sende senden duyayım diye

Sînende

Sırf bir aks-i sada... sade bir âh... sadece bir inilti...

Hatırlamam için

Unuttuğumu... kaybettiğimi... kendimi...

Bulmam için

Yolu

Yordamı

VE seni...

Bulamadım

Yılmadım... yazdım sana... durmadan yazdım... asırlarca...

Belki bulurum diye

İnadına

Sen sustukça ben yazdım... usanmadan... biteviye...

Rüzgâr masamdan mektubunu havalandırırken

Yazmazsam yazmazsın sandım da

Yazdım.

Yazmadın.



* * *
Yeşillere bürünmek, Hızır'a tahammülün bedeli

Bir yandan dostların gemilerine zarar vermek, öte yandan hasmın köyündeki duvarları güçlendirmek

Daha da acısı nedir bilir misin?

Çocukları öldürmek

Kötü çocukları

Geçmişe zarar vermesinler diye ellerinden geleceklerini almak

Geçmişe, yani kutsala

Bu yüzden öldürmeliydim seni

Kan gölünün tam da ortasında

Gür nârâlar savura savura

Bezirgân tezgâhlarını tekmelerken

Her kuşku bir diğerinin ötesindeyken

Yakalayıp perçeminden yere çalmalıydım o pis nefsini

Nefsimi

Yapamadım

Hızır'a ihanet ettim

İki denizin birleştiği yerde yolumu kaybettim

Yolumu, yani sorularımı

Bir dizi cevap dudaklarında ölürken

İnanmazsam inanmazsın sandım da

İnandım.

İnanmadın.



* * *
Bir varmış bir yokmuş

Masal gibi sanki

Hem lâ hem illâ imiş

Hakikat

Önce yok demeyi bilmekmiş

Edeb

Anladım bezm-i elestin sırrını

Benim ilk günahımmış illâ,

Lâ benim son günahım!

Dücane Cündioğlu

Açıklaması

 

Mephobia

Invictus
Gümüş Üye
Katılım
1 Ağu 2025
Mesajlar
1,131
Tepki puanı
196
Puanları
63
Konum
ad coelum
Cinsiyet
Diğer
İç bade güzel sev var ise akl ü şuurun,
Dünya var imiş yok imiş ne umurun!
Ko bir başka âlemdeki halleri, Hayyâm,
Sen o şarabı iç, o güzel yüzlü hurin.

Sevgiliyle şarap iç, gam kadehini kır,
Bu ömür dediğin, esen rüzgâr gibi gelir gider.
Yarın kim ölecek, kim kalacak kim bilir?
Bugün var olanla yaşa, bu fırsatı kaçırma!

Bir gün sarılır da güzeller sana,
Şarap sunar gül dudaklı sevgili sana,
Öyle bir an gelir ki ey Hayyam,
Ne sen kalırsın, ne de o sevgili sana.

Güzel yüzün şarabın parlaklığına benzer,
Sana bakınca gönlüm ferah bulur,
Seninle bir kadeh içmek dünyaya değer,
Çünkü dünya dediğin rüya gibi kaybolur.

Bir elinde kadeh, öbüründe sevgili yüzü,
Bir yanında aşk, öbür yanında rüya,
Hayyam der ki: en büyük cennet budur,
Boşuna başka yerde arama dünyada.

Ömer Hayyamk
 

Mephobia

Invictus
Gümüş Üye
Katılım
1 Ağu 2025
Mesajlar
1,131
Tepki puanı
196
Puanları
63
Konum
ad coelum
Cinsiyet
Diğer
bir eksiklik var sanki üzerimde
yokla yüreğini
yoksa sende mi kaldım...

ben seni
bir kulun ebedi ibadetinin mükafatı olan
cenneti kadar hak ediyorum
sen kiminle günah işliyorsun?

üzülme;
iyi bir terk ediş,
kötü bir ihanetten iyidir...

sen boğazımda kalmış bir yaşamı
yutkunabilmem için bir yudum su’sun.

gelmiyor, öldürüyorsun...

memleket hasreti gibisin sevgilim
kapı ağzında,
pencere kenarında seviyorum seni
dokunmadan, fotoğraflarla..

şair haklı çıksın istemezdim
fakat;

“korkunç özledim seni”…

biliyorum;
gidenin şiirini okumak güçtür...

bırak sorma beni bana
kendine sor
“nasılım” diye.

sen nasılsan öyleyim
senin gibiyim işte...

beni yalnızlığa çığlıklarıyla senfoni tutan
martılara sor...

sen
sözlerini ezbere bildiğim halde..
okurken dilime dolanan şiir gibisin..

sayısız defa düşüp kalıyorum
hazırlıksız
sana gelen tüm yollara...

güzel olan sensin
şiir nasibini almış senden...

biliyorum;
gidenin şiirini okumak güçtür...

Azad Penaber - Dilistan
 

Mephobia

Invictus
Gümüş Üye
Katılım
1 Ağu 2025
Mesajlar
1,131
Tepki puanı
196
Puanları
63
Konum
ad coelum
Cinsiyet
Diğer
Karanlık aydınlıktan, yalan doğrudan kaçar.
Güneş yalnız da olsa, etrafa ışık saçar.
Üzülme, doğruların kaderidir yalnızlık.
Kargalar sürüyle, kartallar yalnız uçar.

Ömer Hayyam
 

Mephobia

Invictus
Gümüş Üye
Katılım
1 Ağu 2025
Mesajlar
1,131
Tepki puanı
196
Puanları
63
Konum
ad coelum
Cinsiyet
Diğer
bırakmıyorum ki;
gönülden düşünce olasın,
istemiyorum ki; gözlerde değersiz kalasın
seni canımda saklıyorum ;
gözümde gönlümde değil.
tâki son nefesime kadar
bana yar olasın.
elimde olsa cenneti ateşe verir,
cehennemide bir kova suyla söndürürüm ki
geriye aşk baki kalsın
ey seher yeli !
bir semtten haberin var mı ?
bir ay yüzlünün yanağından ne haber getirdin
çalıp çağırdığın,
hay huy ettiğin günler var mı ?
ey rüzgar !
daha yavaş es,
çünkü güzel kokuyorsun.
bu gönül işidir kafa işi değil.
sana dilsiz, dudaksız sözler söyleyeceğim
bütün kulaklardan gizli sırlardan bahsedeceğim
bu sözleri sana, herkesin içinde söyleyeceğim,
ama senden başka kimse duymayacak,
kimse anlamayacak.
şimdi sorarım sana,
hangi aşk daha büyüktür ?
anlatılarak dile düşen mi,
anlatılmayıp yürek deşen mi?
bana güneş'in adı verildi;
Şems
işte böyle başladı,
benim hikayem
aşktan mutluluk,
güvenlik beklerler,
halbuki aşk son zerresine
kadar kendini vermektir.
ruhundaki son zerreye kadar,
sevdiğin olmak istemektir
onun için eriyecek kadar sevmek,
kendinden kopmak demektir
işte ben aşk derken
böyle bir aşktan bahsediyorum
var mı onun aşkıyla
ölmeye cesareti olan
kalp mi insana sev diyen
yoksa yalnızlık mı körükleyen?
sahi nedir sevmek;
bir muma ateş olmak mı
yoksa yanan ateşe dokunmak mı ?
ya tam açacaksın yüreğini
ya da hiç yeltenmeyecek sin
grisi yoktur aşkın
ya siyahı ya beyazı seçeceksin
hüzün ki en çok yakışandır aşıklara
yandık, yakıldık;
ama hüzünden yana asla yakınmadık
ne de olsa biz mahsun
bir peygamberin ümmeti değil miyiz?
hüzün taze tutar aşk yarısını
yaramdan da hoşum, yârimden de
heyhat !
mum gibi erimiyorsa insan,
“ yanıyorum ” dememeli;
yanmaktan korkuyorsa kişi,
“aşk kapısı"ndan girmemeli
ya ” kor yürekli “ olmalı insan
ya da kor barındıracak ” yürekli “
ey sevgili !
bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi
taşıyabilir miydin acaba bendeki seni
güvendiğiniz dağlara karlar yağdığında,
en güzel çare,
dağ ile kar’ı baş başa bırakmaktır.
gün gelip kar eridiğinde;
dağ yolunuzu gözleyince
en güzel cevap,
başka bir dağdan selam yollamaktır
kır kalemin ucunu,
bundan sonra ki yolculuğumuz,
aşk yoludur
aşkı kalemler yazmaz ki
kitaplarda bulasın.
yalnız kalırsan yalnız olmadığını bil,
dertli isen dermanın olduğunu bil
hiç bir şeyin sahibiyim deme
emanetçi olduğunu bil.
ey Celalleddin,
talipsen yüreğime,
yalnızlığını adayacaksın bana..
gel bakalım ateşle nasıl oynanır göstereyim,
gör bakalım, ateş mi seni yakar sen mi ateşi
elalem şarap içer sarhoş olur
biz aşk ehliyiz içmeden sarhoş olmuşuz.
Allah ( c.c) senin kapından
aşk sarayına birini alacaksa
o insana sen nasıl
ben seni sevmiyorum dersin
insanlar maşuk aramıyor,
bencil duygularına köle arıyor,
köle buluyor ama aşkı bulamıyor.
ey aşk,
sen öyle bir kişisin ki
dünya tokları,
senin vuslatının acılarıdır.
şeytanda insani özelliklerin birisi hariç hepsi vardır,
şeytanda eksik olan tek nimet aşk…
şeytanın insanı çekememesi
“aşksızlığındandır”
 

Lavinia

Platin Üye
Katılım
26 Şub 2024
Mesajlar
7,595
Tepki puanı
2,670
Puanları
113
Konum
Dünya
Cinsiyet
Kadın
Uyanmanın bedeli, serapları fedâdır
Uykuyu tadayım dersen, kabusa dalmak pahasına…
 

Mephobia

Invictus
Gümüş Üye
Katılım
1 Ağu 2025
Mesajlar
1,131
Tepki puanı
196
Puanları
63
Konum
ad coelum
Cinsiyet
Diğer
geçinmek için ne yaptığın beni ilgilendirmiyor.
neyi özlediğini,
kalbinin arzuladığı şeye kavuşmanın
hayalini kurmaya cesaret
edip edemediğini bilmek istiyorum.

kaç yaşında olduğun beni ilgilendirmiyor.
aşk için, hayallerin için, yaşıyor olma serüveni için
bir aptal gibi görünme riskini
göze alıp alamayacağını bilmek istiyorum.

ay'ın etrafında hangi gezegenlerin
döndüğü beni ilgilendirmiyor.
kederinin merkezine dokunup dokunmadığını,
hayatın ihanetlerince açılıp açılmadığını,
daha fazla acı korkusundan
kapanıp kapanmadığını bilmek istiyorum.

saklamaya, azaltmaya ya da
düzeltmeye çalışmadan
benim ya da kendi acınla oturup oturamayacağını
bilmek istiyorum.
benim ya da kendi neşenle olup olamayacağını,
insan olmanın sinirliliğini hatırlamadan,
bizi dikkatli ve gerçekçi olmamız için uyarmadan
çılgınca dans edip,
coşkunun seni parmak uçlarına kadar doldurmasına
izin verip vermeyeceğini bilmek istiyorum.

bana anlattığın hikayenin doğru
olup olmaması beni ilgilendirmiyor.
kendi kendine dürüst olmak için
bir başkasını hayal kırıklığına
uğratıp uğratamayacağını;
ihanetin suçlamasına dayanıp,
kendi ruhuna ihanet edip etmeyeceğini
bilmek istiyorum.

güvenebilir ve güvenilebilir
olup olamayacağını bilmek istiyorum.
her gün sevimli olmasa da
güzelliği görüp göremeyeceğini
bilmek istiyorum.

benim ve kendi hatalarınla
yaşayıp yaşayamayacağını;
bir gölün kenarında durup
gümüş ay'a "evet!"
diye bağırıp bağırmayacağını
bilmek istiyorum.

nerede yaşadığın
ya da ne kadar paran olduğu
beni ilgilendirmiyor.
keder ve umutsuzlukla geçen
bir gecenin ardından,
yorgun, bitap da olsan,
çocuklar için yapılması gerekenleri
yapıp yapmayacağını bilmek istiyorum.

kim olduğun,
buraya nasıl geldiğin beni ilgilendirmiyor.
çekinmeden benimle ateşin ortasında
durup durmayacağını bilmek istiyorum.

nerede, kiminle,
ne okuduğun beni ilgilendirmiyor.
diğer herşey bittiğinde
seni ayakta tutan şeyin
ne olduğunu bilmek istiyorum.

kendinle yalnız kalıp kalamadığını
ve o boş anlarda sana arkadaşlık eden kendini
gerçekten sevip sevmediğini bilmek istiyorum.

oriah mountain dreamer
 

Piraye

Altın Üye
Katılım
6 Eyl 2024
Mesajlar
2,810
Çözümler
1
Tepki puanı
536
Puanları
113
Yaş
29
Konum
Hayaller
Cinsiyet
Kadın
Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,
Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır bir güldürür;
Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin

Özdemir asaf
 

Süreyya

Süper Mod
Katılım
22 Mar 2020
Mesajlar
11,009
Tepki puanı
3,543
Puanları
113
Konum
Aorist
Cinsiyet
Kadın
Insan ve Deniz

Sen, hür adam, seveceksin denizi her zaman;
Deniz aynandır senin, kendini seyredersin
Bakarken, akıp giden dalgaların ardından.
Sen de o kadar acı bir girdaba benzersin.

Haz duyarsın sulardaki aksine dalmaktan;
Gözlerinden, kollarından öpersin, ve kalbin
Kendi derdini duyup avunur çoğu zaman,
O azgın, o vahşi haykırışında denizin.

Kendi aleminizdesiniz ikiniz de.
Kimse bilmez, ey ruh, uçurumlarını senin;
Sırlarınız daima, daima içinizde;
Ey deniz, nerde senin iç hazinelerin?

Ama işte gene de binlerce yıldan beri
Cenkleşir durursunuz, duymadan acı, keder;
Ne kadar seversiniz çırpınmayı, ölmeyi,
Ey hırslarına gem vurulmayan kardeşler!

Charles de Baudelaire
 

Piraye

Altın Üye
Katılım
6 Eyl 2024
Mesajlar
2,810
Çözümler
1
Tepki puanı
536
Puanları
113
Yaş
29
Konum
Hayaller
Cinsiyet
Kadın
Mutluluğu aradığın sürece,
Mutlu olacak kadar olgun değilsindir,
Ve ulaşacak kadar her istediğine.
Kayıplara yakındığın sürece
Ve hedeflerin varsa durmadan yöneldiğin,
Bilemezsin huzur nedir diye.
Vazgeçersen şayet her arzudan,
Ne hedef, nede istek tanıyıp
Mutluluğu artık adıyla anmıyorsan,
O zaman olup bitenlerin akışına
Dayanamaz yüreğin ve ruhun erişir huzura

Hermann hesse
 

Piraye

Altın Üye
Katılım
6 Eyl 2024
Mesajlar
2,810
Çözümler
1
Tepki puanı
536
Puanları
113
Yaş
29
Konum
Hayaller
Cinsiyet
Kadın
Maviye,
Maviye çalar gözlerin,
Yangın mavisine.
Rüzgarda asi,
Körsem,
Senden gayrısına yoksam,
Bozuksam,
Can benim, düş benim,
Ellere nesi?
Hadi gel,
Ay karanlık...
Ahmet arif
 
Üst Alt