babam ilkokul terk, amcamla ikisinin bir çift ayakkabısı varmış. biri okuldan gelince öbürü giyip okula gidiyormuş. üçüncü sınıfta ikisi de sabahçı veya öğlenci olunca, birinin okulu bırakması gerekmiş. babam bırakmış. çplak ayakla pazarda soğan satarak çalışma hayatına başlamış. çalışabildiği yıllar boyunca bir kenarda parası, yatırımı, kendi evi olmadı. çalıştığı gün karnımız doydu. yiyecek bir şey olmadığı için aç ve erken yattığımız birkaç akşamımız da oldu.
o yüzden ayakkabı demek istiyorum ben, evin içinde ayakkabı giymek de buna dahil, sınıfsal.
o yüzden ayakkabı demek istiyorum ben, evin içinde ayakkabı giymek de buna dahil, sınıfsal.