- Katılım
- 24 Eki 2023
- Mesajlar
- 6,070
- Tepki puanı
- 1,114
- Puanları
- 113
- Yaş
- 31
- Konum
- Tepelerin Ardı
- Cinsiyet
- Kadın
Selam forum ahalisi,
Bugün ilişkilerin en çok halı altına süpürülen, "Aman tadımız kaçmasın" diye konuşulmayan ama içten içe evlilikleri, uzun ilişkileri bitiren o büyük meseleyi masaya yatırıyoruz: Ten Uyumu ve Cinsel Çekim.
Etrafımızda ya da forumda mutlaka görüyorsunuzdur; partnerini çok seven, onun dürüstlüğüne, karakterine, saygısına hayran olan ama yatak odasına gelince aralarında en ufak bir çekim, tutku veya ten uyumu olmayan yüzlerce insan var. Genelde "Zamanla alışırsınız" ya da "Evlenince düzelir" denilerek geçiştirilen bu durumun, aslında uzun vadede ne kadar büyük patlamalara yol açtığını dürüstçe konuşalım.
İşte ten uyumu olmadan, sırf "iyi insan" diye bir ilişkiyi sürdürmenin olası riskleri ve gerçekleri:
### 1. Arkadaşlaşma (Kanka) Sendromu
Zamanla taraflar birbirini sevgiliden ziyade bir ev arkadaşı, bir kanka gibi görmeye başlar. Güven vardır, sadakat vardır, birlikte çok eğlenirler ama o romantik ve cinsel kıvılcım bittiği için ilişki aslında ruhunu kaybeder. Bir süre sonra partnerinize sarılmak, ona dokunmak bir görev haline gelir.
### 2. Gizli Öfke ve Tahammülsüzlük
Cinsel olarak tatmin olamayan veya partnerine karşı arzu duymayan insan, bu bastırılmış enerjiyi günlük hayatta yansıtır. Diş macununun kapağından, yemeğin tuzuna kadar her küçük şey evde devasa bir kavga sebebine dönüşür. Kişi, içindeki o gizli boşluğun acısını partnerinden çıkarır.
### 3. Dışarıya Karşı "Göz Kayması" ve İhanet Riski
İnsan biyolojik bir varlıktır ve arzulanmak, tutkuyu hissetmek ister. Evde bu duyguyu tadamayan kişi, ne kadar ahlaklı veya sadık olursa olsun, dış dünyada ten uyumu yakalayabileceği bir başkasıyla karşılaştığında irade sınavı vermek zorunda kalır. Çoğu aldatmanın arkasında "Eşimi çok seviyorum ama..." ile başlayan cümleler yatar.
### 4. Özgüven ve Çekicilik Algısının Yıkılması
Eğer partneriniz size karşı isteksizse ya da siz ona dokunmak istemiyorsanız, bir süre sonra karşı taraf "Ben çirkin miyim, beğenilmiyor muyum?" kompleksi yaşamaya başlar. Bu durum insanın iş hayatından sosyal hayatına kadar tüm özgüvenini yerle bir edebilir.
---
Sözü size bırakıyorum forum sakinleri:
Sizce cinsel çekim ve ten uyumu bir ilişkinin yüzde kaçını oluşturur? "Aşk ve sevgi her şeyin üstesinden gelir, ten uyumu sonradan da yakalanır" diyenlerden misiniz, yoksa "Yatak odası mutsuz olan bir ilişkinin ayakta kalması imkansızdır" diyen realizm tarafında mısınız?
Hadi klavyeler konuşsun, dürüst itirafları bekliyoruz!
Bugün ilişkilerin en çok halı altına süpürülen, "Aman tadımız kaçmasın" diye konuşulmayan ama içten içe evlilikleri, uzun ilişkileri bitiren o büyük meseleyi masaya yatırıyoruz: Ten Uyumu ve Cinsel Çekim.
Etrafımızda ya da forumda mutlaka görüyorsunuzdur; partnerini çok seven, onun dürüstlüğüne, karakterine, saygısına hayran olan ama yatak odasına gelince aralarında en ufak bir çekim, tutku veya ten uyumu olmayan yüzlerce insan var. Genelde "Zamanla alışırsınız" ya da "Evlenince düzelir" denilerek geçiştirilen bu durumun, aslında uzun vadede ne kadar büyük patlamalara yol açtığını dürüstçe konuşalım.
İşte ten uyumu olmadan, sırf "iyi insan" diye bir ilişkiyi sürdürmenin olası riskleri ve gerçekleri:
### 1. Arkadaşlaşma (Kanka) Sendromu
Zamanla taraflar birbirini sevgiliden ziyade bir ev arkadaşı, bir kanka gibi görmeye başlar. Güven vardır, sadakat vardır, birlikte çok eğlenirler ama o romantik ve cinsel kıvılcım bittiği için ilişki aslında ruhunu kaybeder. Bir süre sonra partnerinize sarılmak, ona dokunmak bir görev haline gelir.
### 2. Gizli Öfke ve Tahammülsüzlük
Cinsel olarak tatmin olamayan veya partnerine karşı arzu duymayan insan, bu bastırılmış enerjiyi günlük hayatta yansıtır. Diş macununun kapağından, yemeğin tuzuna kadar her küçük şey evde devasa bir kavga sebebine dönüşür. Kişi, içindeki o gizli boşluğun acısını partnerinden çıkarır.
### 3. Dışarıya Karşı "Göz Kayması" ve İhanet Riski
İnsan biyolojik bir varlıktır ve arzulanmak, tutkuyu hissetmek ister. Evde bu duyguyu tadamayan kişi, ne kadar ahlaklı veya sadık olursa olsun, dış dünyada ten uyumu yakalayabileceği bir başkasıyla karşılaştığında irade sınavı vermek zorunda kalır. Çoğu aldatmanın arkasında "Eşimi çok seviyorum ama..." ile başlayan cümleler yatar.
### 4. Özgüven ve Çekicilik Algısının Yıkılması
Eğer partneriniz size karşı isteksizse ya da siz ona dokunmak istemiyorsanız, bir süre sonra karşı taraf "Ben çirkin miyim, beğenilmiyor muyum?" kompleksi yaşamaya başlar. Bu durum insanın iş hayatından sosyal hayatına kadar tüm özgüvenini yerle bir edebilir.
---
Sözü size bırakıyorum forum sakinleri:
Sizce cinsel çekim ve ten uyumu bir ilişkinin yüzde kaçını oluşturur? "Aşk ve sevgi her şeyin üstesinden gelir, ten uyumu sonradan da yakalanır" diyenlerden misiniz, yoksa "Yatak odası mutsuz olan bir ilişkinin ayakta kalması imkansızdır" diyen realizm tarafında mısınız?
Hadi klavyeler konuşsun, dürüst itirafları bekliyoruz!