İslam açısından bu önemli bir ahlak ve vicdan meselesidir. Bir yöneticinin halka zulmettiğini bildiği hâlde, sırf kişisel çıkarı, yakınlığı veya başka bir menfaati nedeniyle onun yeniden seçilmesine bilerek destek veren kişi, desteklediği haksızlık ölçüsünde ahlaki ve dinî sorumluluk taşıyabilir. Ancak her seçmenin sorumluluğu aynı değildir; niyet, bilgi, deliller ve kişinin şartları dikkate alınmalıdır.
Mâide suresi, 2. ayet:
Hûd suresi, 113. ayet:
Burada önemli bir ayrım vardır: Bir yöneticinin seçilmesine oy vermek ile onun yaptığı her haksızlığa bilerek yardım etmek aynı şey değildir. Sorumluluk değerlendirilirken bu fark korunmalıdır.
Adalet konusunda temel ilke şudur: Hiç kimseye duyulan bağlılık, zulmü haklı çıkarmamalıdır.
1. kuran bu konuda ne soyluyor
Nisâ suresi, 135. ayet:Bu ayet, adaletin kişisel çıkarların ve yakınlıkların üzerinde tutulması gerektiğini gösterir. Bir seçmen, desteklediği kişinin haksızlıklarını bildiği hâlde bunları görmezden geliyorsa adalet sorumluluğuyla çelişen bir tutum sergiliyor olabilir.“Ey iman edenler! Kendinizin, ana babanızın ve yakınlarınızın aleyhine de olsa adaleti titizlikle ayakta tutan ... kimseler olun.”
Mâide suresi, 2. ayet:
Bu ilke, zulme bilerek destek vermenin dinî açıdan neden ciddi bir mesele olduğunu açıklar. Bir insanın haksızlık yapmasına bilerek yardımcı olmak, sırf o kişiyle aynı siyasi görüşü paylaşıyor diye doğru hâle gelmez.“İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın.”
Hûd suresi, 113. ayet:
Bu ayet, zulmedenlere karşı tutum konusunda önemli bir uyarıdır. Bununla birlikte ayetin belirli bir seçimdeki her seçmenin hükmüne nasıl uygulanacağı, somut şartlar dikkate alınarak değerlendirilmelidir.“Zulmedenlere meyletmeyin; yoksa size ateş dokunur...”
2. zalim bir yoneticiyi yeniden seçen herkes günahkar mıdır
Her seçmen hakkında otomatik olarak aynı hüküm verilemez. Şu durumları birbirinden ayırmak gerekir:- Zulüm yaptığını bildiği ve zulmün sürmesini istediği için destekleyen kişi: Haksızlığa bilerek destek verme sorumluluğu taşıyabilir.
- Kişisel çıkar elde etmek için haksızlıkları görmezden gelen kişi: Menfaatini adaletin önüne koyduğu için ahlaki ve dinî açıdan ciddi bir sorumluluk üstlenebilir.
- Bilgi eksikliği veya yanıltıcı bilgiler nedeniyle destekleyen kişi: Bildikleri, niyeti ve ihmali ölçüsünde değerlendirilir; bilerek destek veren kişiyle aynı durumda değildir.
- Adayların hepsini sorunlu gören ve zor bir tercih yapmak zorunda kalan kişi: Tercihi, mevcut seçenekler, amaç, beklenen sonuçlar ve kişinin imkânları dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
3. yönetici zulmederse halk da sorumlu mudur
Kur'an'daki ilkeler, insanın kendi tercih ve davranışlarından sorumlu olduğunu gösterir. Bir yönetici kendi zulmünden sorumludur; onu bilerek destekleyenler de kendi katkılarından sorumlu olabilir. Bunun derecesi, kişinin ne bildiğine, ne amaçladığına ve ne yaptığına bağlıdır.Burada önemli bir ayrım vardır: Bir yöneticinin seçilmesine oy vermek ile onun yaptığı her haksızlığa bilerek yardım etmek aynı şey değildir. Sorumluluk değerlendirilirken bu fark korunmalıdır.
4. müslüman seçmen nasıl davranmalıdır
Müslüman bir seçmen:- Adayları yalnızca dinî kimlikleri veya söylemleriyle değil, icraatları ve dürüstlükleriyle değerlendirmelidir.
- Yolsuzluk, zulüm ve hak ihlalleri hakkındaki iddiaları güvenilir delillerle araştırmalıdır.
- Kişisel çıkarını adaletin önüne koymamalıdır.
- Haksızlık gördüğünde hukuka uygun yollarla itiraz etmeli ve mağdurların haklarını gözetmelidir.
- Bir siyasi lidere bağlılığını adaletin ve ahlaki ilkelerin üzerinde tutmamalıdır.
İslam'da ölçü, bir yöneticinin hangi kimliği taşıdığı değil, adalet ve ahlak ilkelerine nasıl davrandığıdır. Bir Müslüman, bir yöneticinin zulmünü bildiği hâlde bu zulmün devam etmesini isteyerek onu destekliyorsa ciddi bir dinî ve ahlaki sorumluluk altına girebilir. Ancak belirli bir seçmenin günahkâr olup olmadığı hakkında kesin hüküm vermek için şartları, niyeti ve bilgisi bilinmelidir.Adalet konusunda temel ilke şudur: Hiç kimseye duyulan bağlılık, zulmü haklı çıkarmamalıdır.
