Tema Editörü

Soru Sonsuza Kadar Yaşama "Fikri" Korkunç Mu?

Süreyya

Süper Mod
Katılım
22 Mar 2020
Mesajlar
16,274
Çözümler
1
Tepki puanı
6,061
Puanları
113
Konum
Aorist
Cinsiyet
Kadın
1/3
Konu Sahibi
Kahvemi yudumlarken birden aklima gelen bu soruyu sizlernen paylaşmak istedim.
Kahvem sogumustu, Tadi kalmamisti.
Soguk gidalarin hic tadi da yok diye düsünür iken...
Ama insanlar soguga bilinçli giriyor ölümsüz olabilme sevdasina gibi abstrakt bir beyin gezintisine ciktim ki....sonsuzluk var mi?

Ilgili Yazı

Ne düsünüyorsunuz bu konuda?
 
Konu Sahibi
Sonsuz bir yaşamın kendisi insani duyguların anlamsızlaştığı bir andan ibaret olurdu gibi geliyor bana. Arkadaşlık, dostluk, aşk, sevgi, heyecan, korku vs insana yakıştırdığımız birçok kavram anlamını yitirirdi sanki. Benzer sıradan döngülere sürekli maruz kalmaktan hissizleşen zihin, zamanın "alıştırma" davranışına yenilirdi. Her şeyin özünde saklı olan "bitecek olmasında ki tatlı değer" artık var olamazdı. Bir şeyin sonsuz sürede var olması onu değersizleştirir ki insan hissiz duygusuz, çevresine kayıtsız bir varlığa dahi dönüşebilir di. Bu bağlam da ölümsüzlük korkunç değil fakat fazlasıyla sıkıcı gelebilir di benim açımdan.
Doyumluluk yasayanlar ölmek mi istiyor bu baglamda?
@Nyctophilia nin ipucu verdigi, zenginlerin intahar girisimleri burada mi gizli?

Insan sürekli mücadele edince mi, insan sinifina giriyor?
 
Doyumluluk yasayanlar ölmek mi istiyor bu baglamda?
@Nyctophilia nin ipucu verdigi, zenginlerin intahar girisimleri burada mi gizli?

Insan sürekli mücadele edince mi, insan sinifina giriyor?
İlk iki soruya kendisi uygun görürse @Nyctophilia nın cevap vermesi daha doğru olur. Zira doyumluluk vurgusu onun paylaşımının çizgisinde. Ben ise apati olarak bilinen hiç hissetmeme/önemsememeyi vurgulamak istedim.

İnsanın tüm hayat mücadelesi yaşamı sürdürmek üzerine kurulu. Ölümsüzlük anı bu uğraşı boşa çıkarır ki o an da var olan ya da ona dönüşen varlık insan sınıfından çıkabilir.

Ölümsüzlüğün karşı durulamaz bir dönüştürücülüğü olmalı. Bu o kadar dayanılmaz bir an yaratır ki insan kendi varlığıyla dahi çatışma(ouroboros yılanın kendi kuyruğunu ısırması gibi) içine girebilir.Düşünsenize bir an; dinler, ebedi ve ezeli bir yaratıcının bile o anda ki -hiç bir şeye muhtaç olmama durumunda- dahi bir evreni yaratma yoluna gittiğini anlatır. Belki de bu kaotik evrenin varlığı sonsuzluğa hapis bir yaratıcının kendini eğlendirme çabasından ibarettir, kim bilebilir ki bunu.

"Ölüm en büyük eşitleyicidir" sözünün doğru kabul edildiği bir yerde ölümsüzlük en büyük adaletsizliği yaratır. Ölümsüzlük bu nedenle sıkıcı bir anlamsızlık demektir hala benim için.
 
Geri
Üst