chemineau

Aporia
Bronz Üye
Katılım
1 Ağu 2025
Mesajlar
333
Tepki puanı
30
Puanları
28
Konum
Invictus
Cinsiyet
Erkek
OoOoO araba sürerkende bu kadar yavaşsanız trafiğin sizinle işi var. Sanırım hocanızı işinden etmemde gerekecek, tek akıl hocalığı yetersiz kalıyor.
 

chemineau

Aporia
Bronz Üye
Katılım
1 Ağu 2025
Mesajlar
333
Tepki puanı
30
Puanları
28
Konum
Invictus
Cinsiyet
Erkek
Yoğun yorgunluğumun üzerine biraz daha yorulmak istemiştim ama tüy siklet klasman kara delik gibi boşluk yarattı sanırım, yoksa çok mu yoğunsunuz
 

Chen

🇵🇸
Forum Sorumlusu
Katılım
9 Ocak 2020
Mesajlar
48,413
Çözümler
4
Tepki puanı
15,079
Puanları
113
Konum
.
Cinsiyet
Kadın
bugün patron senin kahveni de içmiş sanırım, çalışmaktan kahve içemediğini varsayarsak eğer bu performans düşüklüğünü de çalışmaktaki yorgunluğuna bağlayabiliriz. Antenimi çevirmek isterken çatıdan düşme de, kıyamam şhena
Eheh erken çıktım işten patronu göremedim yoksa mutlaka kahve içiyoruz yaa anteni kırmayım diye ellemedim mfkxk
 

Chen

🇵🇸
Forum Sorumlusu
Katılım
9 Ocak 2020
Mesajlar
48,413
Çözümler
4
Tepki puanı
15,079
Puanları
113
Konum
.
Cinsiyet
Kadın
OoOoO araba sürerkende bu kadar yavaşsanız trafiğin sizinle işi var. Sanırım hocanızı işinden etmemde gerekecek, tek akıl hocalığı yetersiz kalıyor.
Jfxjxj ben diyorum hep böyle mi gideceğiz sıkıldım,arada gazı kökleyip kadının aklının alıyorum
 

Chen

🇵🇸
Forum Sorumlusu
Katılım
9 Ocak 2020
Mesajlar
48,413
Çözümler
4
Tepki puanı
15,079
Puanları
113
Konum
.
Cinsiyet
Kadın
Biz kırıldıkça, düzeliyoruz. Anotomimiz böyle
Kırılınca eskisi gibi kaynamıyor bende. Hani organ benim olmasa kırılınca kopartır atarım Kalbimi çıkartamıyorum kırılınca neyse şöyle düşündüm de bütün organlarımı seviyorum ya başkası kırdı diye Vazgeçemem canım hepsi
 

chemineau

Aporia
Bronz Üye
Katılım
1 Ağu 2025
Mesajlar
333
Tepki puanı
30
Puanları
28
Konum
Invictus
Cinsiyet
Erkek
Kırılınca eskisi gibi kaynamıyor bende.

Kaynamaz, bunun asıl sebebi beklentilerinin sana yansıttığı hissiyatın büyüklüğünden kaynaklı olabilir. Bu kadar önem atfetmezsek eğer eskisinden daha iyi kaynayada bilir. Kişilik tipidir, bende daha ağırı mevcut ve bu bana çok daha güçlü hissettiriyor fakat en iyi biri kazanırken, kalan en iyi 3 ü kaçırdığımı da gösteriyor.

Hissiyatlarının kölesi olmak, hayvansal dürtülerin kontrolü altına girmekle eş deşer. Daha çok yazardımda sıkmayım.


Hani organ benim olmasa kırılınca kopartır atarım Kalbimi çıkartamıyorum kırılınca neyse şöyle düşündüm de bütün organlarımı seviyorum ya başkası kırdı diye Vazgeçemem canım hepsi
organda senin değil, sende senin değilsin. Bu dünyada her şey geçici, bunu salakça bir romantizm olarak söylemiyorum, ciddi anlamda belirtiyorum. Trafik kazasında ölmeseniz bile âzalarımızı kaybedebiliyoruz, ya da başka bir şekilde.. bu hayatta her şey gelir ve geçer. Her zaman olan an-ı daimdir. Ne geçmiş, ne gelecek tek var olan andır.

Bu hâli ruhiyetin ceremesini yıllarca çektim, bazen hâle çekiyorum alışkanlıktan olsa gerek ara ara vuruyor ama sınırları aşan için sonrasında sınır kalmıyor.

Bir şeye sahip olmak ile layık olmak arasındaki derinsel farkı anladığımız da.. “dünyanın bütün nimetleri elimizde de olsa, onları tadabilecek ruh gerektirir. Bizi mutlu eden şey bir şeye sahip olmak değil, tadına varabilmektir. “
 

Chen

🇵🇸
Forum Sorumlusu
Katılım
9 Ocak 2020
Mesajlar
48,413
Çözümler
4
Tepki puanı
15,079
Puanları
113
Konum
.
Cinsiyet
Kadın
Kaynamaz, bunun asıl sebebi beklentilerinin sana yansıttığı hissiyatın büyüklüğünden kaynaklı olabilir. Bu kadar önem atfetmezsek eğer eskisinden daha iyi kaynayada bilir. Kişilik tipidir, bende daha ağırı mevcut ve bu bana çok daha güçlü hissettiriyor fakat en iyi biri kazanırken, kalan en iyi 3 ü kaçırdığımı da gösteriyor.

Hissiyatlarının kölesi olmak, hayvansal dürtülerin kontrolü altına girmekle eş deşer. Daha çok yazardımda sıkmayım.



organda senin değil, sende senin değilsin. Bu dünyada her şey geçici, bunu salakça bir romantizm olarak söylemiyorum, ciddi anlamda belirtiyorum. Trafik kazasında ölmeseniz bile âzalarımızı kaybedebiliyoruz, ya da başka bir şekilde.. bu hayatta her şey gelir ve geçer. Her zaman olan an-ı daimdir. Ne geçmiş, ne gelecek tek var olan andır.

Bu hâli ruhiyetin ceremesini yıllarca çektim, bazen hâle çekiyorum alışkanlıktan olsa gerek ara ara vuruyor ama sınırları aşan için sonrasında sınır kalmıyor.

Bir şeye sahip olmak ile layık olmak arasındaki derinsel farkı anladığımız da.. “dünyanın bütün nimetleri elimizde de olsa, onları tadabilecek ruh gerektirir. Bizi mutlu eden şey bir şeye sahip olmak değil, tadına varabilmektir. “
Ben aidiyete böyle bakmıyorum bakamıyorum sevgili @chemineau ait olmadığını sevemezsin bana göre sahip olmadığına bağlanamazsın.

Örneğin Türksün sana şerefli bir his gibi gelir o ırka aitsin bu vatanın sahibisin bağlanırsın ne kadar uzağa da gitsen o bağ seni çeker seversin
Evine bağlanırsın senindir, ailene bağlanırsın aidiyet hissetmediğin yabancıdır. Bir yabancıya kırılmazsın bir hırsıza kızamazsın gibi gibi gibi eldir
 

chemineau

Aporia
Bronz Üye
Katılım
1 Ağu 2025
Mesajlar
333
Tepki puanı
30
Puanları
28
Konum
Invictus
Cinsiyet
Erkek
Ben aidiyete böyle bakmıyorum bakamıyorum sevgili @chemineau ait olmadığını sevemezsin bana göre sahip olmadığına bağlanamazsın.

Örneğin Türksün sana şerefli bir his gibi gelir o ırka aitsin bu vatanın sahibisin bağlanırsın ne kadar uzağa da gitsen o bağ seni çeker seversin
Evine bağlanırsın senindir, ailene bağlanırsın aidiyet hissetmediğin yabancıdır. Bir yabancıya kırılmazsın bir hırsıza kızamazsın gibi gibi gibi eldir
bunada rez alıyorum, uzun yazıcam. Kısaca önden şunu söyleyim baştan aşağıya duygusal bir perspektif
 

Fluffy

𝓔𝓰𝓵𝓮𝓷 𝓖𝓾𝔃𝓮𝓵𝓲𝓶
Elmas Üye
Katılım
28 Şub 2023
Mesajlar
28,886
Çözümler
1
Tepki puanı
3,785
Puanları
113
Yaş
35
Konum
Miuw
Cinsiyet
Kadın
Canım sıkıldı
 

chemineau

Aporia
Bronz Üye
Katılım
1 Ağu 2025
Mesajlar
333
Tepki puanı
30
Puanları
28
Konum
Invictus
Cinsiyet
Erkek
Ben aidiyete böyle bakmıyorum bakamıyorum sevgili @chemineau ait olmadığını sevemezsin bana göre sahip olmadığına bağlanamazsın.

Örneğin Türksün sana şerefli bir his gibi gelir o ırka aitsin bu vatanın sahibisin bağlanırsın ne kadar uzağa da gitsen o bağ seni çeker seversin
Evine bağlanırsın senindir, ailene bağlanırsın aidiyet hissetmediğin yabancıdır. Bir yabancıya kırılmazsın bir hırsıza kızamazsın gibi gibi gibi eldir
selam, aidiyete " öyle bakamamanız " gerçekte nasıl baktığınızdan bağımsız olarak sizin bakamayışınızla ilintili, gerçekte nasıl bakmanız gerektiğiyle ilgili değil fakat nispi bir kavram olduğu için ki; olmasa bile istediğiniz gibi bakmakta, anlamakta ve yorumlamakta elbette özgürsünüz. Kavramı daha iyi anlamlandırmak için genelde metodolojik olarak kökenine inerimki tam bir bağıntı yakalayabileyim.

Aidiyet” kelimesinin etimolojik kökeni Arapçadır.


  • Arapça köken: “ʿīdiye / ʿīdiyya” (عِيدِيَّة) değil, doğrudan “ʿīda / ʿīdiyyat” kökünden gelir. Temel kök ise “ʿawd / ʿāda” (عود / عاد) yani dönmek, tekrar etmek, ait olmak, geri dönmek anlamlarını taşır.
  • Türkçeye geçiş: Osmanlı Türkçesinde “ʿîdiyyet” (عیدیت) biçiminde kullanılmıştır.
  • Anlam gelişimi:
    • “Ait olma, ilişiklik, bağlantı” anlamı taşıyan ‘ʿîdiyyet’ zamanla Türkçede “aidiyet” şeklinde yerleşmiştir.
    • Günümüzde “bir gruba, topluma, yere veya düşünceye ait olma durumu” anlamıyla kullanılmaktadır.

📌 Özetle:
Aidiyet ← Arapça “ʿîdiyyet” ← “ʿawd / ʿāda” (ait olmak, geri dönmek, bağlı olmak).

tümcelerin içeriğini ayırarak cımbızla kelime seçmek pek tarzım değil fakat tespitler çok hoşuma gitti, septik yapıma uygun olarak bir kaç suâl yönelteyim.

" ait olmadığını sevemezsin "
soyutsal bir kavram olarak ele alırsak, "ait olduğuna" nasıl emin olabilirsin? , somut anlamda ise örnek bâbında buna evlilik dersek, evli olmadan sevemez misin? yahut, sevgiliyken henüz resmi imzalar atılmamışken adı konulmamış bir duygusal bağlantı hiç yaşamadınız mı? ruhsal bir bağlantı yaşanıp iki tarafta bunu hissettiğinde görünmez zincirlerle mi bağlılık yaşanıyor? yoksa, doğanın getirdiği kanunlar çerçevesinde acıktığında çiğ çiğ insan eti yiyebilecek ve yiyen bir canlı türü için böylesine iddialı bir tasavvurda bulunmak noksanlığın getirdiği bir zihinsel dilemma mı?

biraz fazla soru yönelttiğimin farkındayım, kısaca aradığım mantıksal çelişkiler boyutunda yapılan tasfirin ne denli "doğru" olabileceği
anlık bir fikir, düşünce veya hisle yazılmış olabilir, çok önemli "doğru" veya "yanlış" olması, anlamaya çalıştığım husus "ait olmadığını sevemezsinin" tam bir açıklaması olabilir.

"sahip olmadığına bağlanamazsın"
yapamazsın, edemezsin gibi kesinlik belirtilen durumlarda görecelilik olmaması gerekir, şarttır. yapılan tespite anti-tez olarak ise bir çok örnek daha tespiti okurken zihnimizde canlanıyor. eğer bu iki cümleyi tespit veya hissin doğrultusunda açıklayabilirsen, neden baştan başa kevser akan gül kokan bir kalbin filizi gibi çelişkiye dem vurmak istediğimi anlatayım.
platonik aşklar, fanatik futbol kulübü taraftarları, hayran kültürü gibi olgular, karşıdakinin temelde ne olduğundan bağımsız olarak kendilerinde yarattığı hisleri severler. ait olma, sahip olma bir neden-sonuç ilişkisi ile açıklanabilir ama burada dikkat edilmesi gereken yegane unsur " tutkunun içeriği değil, kendisidir. " içeriği bir neden, kendisi ise sonuçtur. insan olmanın en büyük alâmetidir, tutku.
 

chemineau

Aporia
Bronz Üye
Katılım
1 Ağu 2025
Mesajlar
333
Tepki puanı
30
Puanları
28
Konum
Invictus
Cinsiyet
Erkek

sesi yolculukta dinlerken aklıma ilk "ashabı keyf" anlatısı geldi fakat ilk defa bu kıssadan hisseyi duydum. ses tonuna odaklanmaktan içeriği biraz kaçırmıştım fakat tekrar dinleyince; anlatılan alegori 'de verilen mesaj gayet net üzerine söz söylenip bir yorumda bulunmak manâsız çünkü mesaj verilmek için yazılan bir içerik daha çok ses tonundan bahsedeyim, hikaye anlatımına gayet uygun iletişim kurarken kapılmamak için dikkatli olmak lazım..
 

Chen

🇵🇸
Forum Sorumlusu
Katılım
9 Ocak 2020
Mesajlar
48,413
Çözümler
4
Tepki puanı
15,079
Puanları
113
Konum
.
Cinsiyet
Kadın
selam, aidiyete " öyle bakamamanız " gerçekte nasıl baktığınızdan bağımsız olarak sizin bakamayışınızla ilintili, gerçekte nasıl bakmanız gerektiğiyle ilgili değil fakat nispi bir kavram olduğu için ki; olmasa bile istediğiniz gibi bakmakta, anlamakta ve yorumlamakta elbette özgürsünüz. Kavramı daha iyi anlamlandırmak için genelde metodolojik olarak kökenine inerimki tam bir bağıntı yakalayabileyim.



tümcelerin içeriğini ayırarak cımbızla kelime seçmek pek tarzım değil fakat tespitler çok hoşuma gitti, septik yapıma uygun olarak bir kaç suâl yönelteyim.

" ait olmadığını sevemezsin "
soyutsal bir kavram olarak ele alırsak, "ait olduğuna" nasıl emin olabilirsin? , somut anlamda ise örnek bâbında buna evlilik dersek, evli olmadan sevemez misin? yahut, sevgiliyken henüz resmi imzalar atılmamışken adı konulmamış bir duygusal bağlantı hiç yaşamadınız mı? ruhsal bir bağlantı yaşanıp iki tarafta bunu hissettiğinde görünmez zincirlerle mi bağlılık yaşanıyor? yoksa, doğanın getirdiği kanunlar çerçevesinde acıktığında çiğ çiğ insan eti yiyebilecek ve yiyen bir canlı türü için böylesine iddialı bir tasavvurda bulunmak noksanlığın getirdiği bir zihinsel dilemma mı?

biraz fazla soru yönelttiğimin farkındayım, kısaca aradığım mantıksal çelişkiler boyutunda yapılan tasfirin ne denli "doğru" olabileceği
anlık bir fikir, düşünce veya hisle yazılmış olabilir, çok önemli "doğru" veya "yanlış" olması, anlamaya çalıştığım husus "ait olmadığını sevemezsinin" tam bir açıklaması olabilir.

"sahip olmadığına bağlanamazsın"
yapamazsın, edemezsin gibi kesinlik belirtilen durumlarda görecelilik olmaması gerekir, şarttır. yapılan tespite anti-tez olarak ise bir çok örnek daha tespiti okurken zihnimizde canlanıyor. eğer bu iki cümleyi tespit veya hissin doğrultusunda açıklayabilirsen, neden baştan başa kevser akan gül kokan bir kalbin filizi gibi çelişkiye dem vurmak istediğimi anlatayım.
platonik aşklar, fanatik futbol kulübü taraftarları, hayran kültürü gibi olgular, karşıdakinin temelde ne olduğundan bağımsız olarak kendilerinde yarattığı hisleri severler. ait olma, sahip olma bir neden-sonuç ilişkisi ile açıklanabilir ama burada dikkat edilmesi gereken yegane unsur " tutkunun içeriği değil, kendisidir. " içeriği bir neden, kendisi ise sonuçtur. insan olmanın en büyük alâmetidir, tutku.
Kısaca ; İrlanda'yı sevebilirsin ama onun uğruna savaşmazsın senin değil. Oradaki savaş için üzülebilirsin insani duygudur ama kendi ülkendeki savaş seni kahreder ve ülken için bir şeyler yapmaya çalişirsin ait olma böyle bir şeydir. Elbette sevgilini de seversin aidiyet hissetmediğin birini şehvetle öpemezsin ya da uğruna bir şeylerden feragat etmezsin. Annen de böyle evin de böyle... İnsan bir yere ait olmalı o hissi yaşamadan yalnızdır. Evli olmak ile sevgili olmak arasında bağ ve aidiyet anlamında pek fark yok neyi ne kadar hissettiğinde ilintili. Resmiyete bindikten sonra soybağına da ait hissedersin ve sorumluluklarını alırsın. Nitekim birileri ya da bir şeyler için oraya hissettiğin aidiyet ve sahiplenme kadar vefa gösterir, kırılır, uğrunda bir şeyler yaparsın
 

Chen

🇵🇸
Forum Sorumlusu
Katılım
9 Ocak 2020
Mesajlar
48,413
Çözümler
4
Tepki puanı
15,079
Puanları
113
Konum
.
Cinsiyet
Kadın
sesi yolculukta dinlerken aklıma ilk "ashabı keyf" anlatısı geldi fakat ilk defa bu kıssadan hisseyi duydum. ses tonuna odaklanmaktan içeriği biraz kaçırmıştım fakat tekrar dinleyince; anlatılan alegori 'de verilen mesaj gayet net üzerine söz söylenip bir yorumda bulunmak manâsız çünkü mesaj verilmek için yazılan bir içerik daha çok ses tonundan bahsedeyim, hikaye anlatımına gayet uygun iletişim kurarken kapılmamak için dikkatli olmak lazım..
Uykunu mu getirdi
 

Chen

🇵🇸
Forum Sorumlusu
Katılım
9 Ocak 2020
Mesajlar
48,413
Çözümler
4
Tepki puanı
15,079
Puanları
113
Konum
.
Cinsiyet
Kadın
Hayır, bir tahriş oldum. Mağarada yaşayan er kişisi olarak uzun zamandan beri dişi sesi işitmeyince etkilemiş olsa gerek
O mağaradaki zincirleri kıran sen miydin yoksa?
Bu arada her türlü pişik tahriş için

Screenshot_20250829_093318_com.android.chrome_edit_730306284261.jpg


Dikkat bu postta ürün yerleştirme kullanılmıştır :d reklam ve iş birliği için fmxmx
 
Üst Alt