Tema Editörü

İçinden Geçeni Söyle

Emiliy in Paris'e basladim.
Durun taşlamayın.
-Spoiler-
İki önemli unsuru icin izliyorum: ilki her bölüm max. yarım saat, ikincisi full Almanca dublajı mevcut ve cillop gibi 5 sezon.
Onun dışında bokunu çıkarırcasına Fransa propagandası mevcut.Hani hayatında yurtdışına gitmemiş insan bu diziyi izledikten sonra Fransa Shengen'e başvurur öyle bi pembe tablo. Paris'in sindik kokmasını bile 'Parisliler sabah uyanır uyanmaz sevisir ve sevdiceğinin kokusu üzerlerinden gitmesin diye duş almazlar o yüzden her yer apış arası kokar'. (?!) Üstenci bakislarini 'eh hak ediyorlar siz varoslara bu tavrı sergilemeyi' seklinde tatlı tatlı gecirmisler. Neyse gençler olur da bi gün yolunuz düşerse dikkatli olun; İstanbul'dan daha tehlikeli olduğunu söyleyebilirim.
İspanyol yapımlarının aksine tutarlılığa odaklanıp direk sikişe girmeyen, kendi içinde akışı ve mantığı olan romantizm tarzını da sevdim. Kız esas oğlana 1.sezonun sonunda verdi mesela. Çerezlik.
 
Geri
Üst