Hoş geldiniz Genel Forum Paylaşım Sitesi - Forumsa, Forumsal!

Tüm özelliklerimize erişmek için şimdi bize katılın. Kaydolduktan ve oturum açtıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara yanıtlar gönderebilir, diğer üyelerinize itibar verebilir, kendi özel mesajınızı edinebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Aynı zamanda hızlı ve tamamen ücretsizdir,

AHLAK FELSEFESİ(ETİK) (Bu konuyu 1 Kişi görüntülüyor)

Chen

Forum sorumlusu
Katılım
9 Ocak 2020
Mesajlar
6,032
En iyi cevaplar
0
Çözümler
1
Tepki puanı
1,562
Puanları
113
Yaş
33
Konum
Gotham
Cinsiyet
Kadın
AHLAK FELSEFESİ(ETİK)

Evrensel ahlak yasası var mıdır?

Hedonizm,Anarşizm,Egoizm,Nietzsche,Sartre
Kant (Ödev ahlakı)



1.Ahlak nedir?
Ahlak kavramı birey olarak insanın yapıp etmelerini değerlendirmek için kullanılır. Neyin iyi veya kötü sayıldığı (sayılması gerektiği) ile ilgili ilkeler sistemidir.
Ahlak kişiler arası ilişkilerde oluşturulan değerler sistemidir.

2.Ahlak felsefesi (Etik) nedir?
Ahlakı sistematik biçimde inceleyen dal, felsefenin bir dalı olan etiktir. Ahlak, davranışların olgusal içeriğinin belirlenmiş değerlendirmesi, oluşturulan değer yargısı iken ahlak felsefesi (etik) ise oluşturulan değerlerin yargılarını araştıran, inceleyen felsefenin bir alt disiplinidir.
ETİK VE AHLAK
Etik, neyin iyi ve buna paralel olarak neyin kötü olduğunu tarif eden bir kuram veya sistemden söz eder. Bugün çoğu kez felsefi sistemler daha fazla tartışılsa da mitoloji ve tanrı bilimi etiğin en eski kaynaklarıdır. Ahlakbize ne yapmamız ve ne yapmamamız gerektiğini söyleyen kurallardan bahseder.
Erdemli Eylem Nedir?
Erdemli eylem insanın bütünüyle yetkin ahlaki olgunluğa ulaşma durumudur. Erdemler:
Adalet: Haklının hakkını vermek ve herkese hak ettiği şekilde davranmaktır
Bilgelik: Bilgilerin bilgece bir yaklaşımla toplumsallaştırılmasıdır
Cesaret: Aristotelesʼe göre cesaret, korkaklık ile cüretlilik arasında yer alan doğru ortadır.
Çalışkanlık : Aristotelesʼe göre çalışma toplumsal bir değerdir. Protagorasʼa göre ise çalışmak bir erdemdir ve ancak eğitim
Doğruluk: İnsan davranışlarının genel kabul görürlük içerisinde değerlendirilmesi sonucu toplumca düzenlenmiş onaylama biçimine uygun olarak doğru olanı yapmak, doğru eylemde bulunmak demektir
Ölçülülük: Belirli standartlarda oluşmuş ahlaki tutum ve tavırlar denilen ölçülülük, Aristoteles felsefesinde kendini “orta yolculuk” olarak dışa vurur.


3.İnsan ahlaki eylemde bulunurken özgür müdür?
Determinizm: İnsanın ahlaki eylemde bulunurken özgür olmadığını savunan görüştür. Bu anlayışa göre insan, pek çok etken tarafından belirlenen bir doğa içerisindedir.
İndeterminizm: Bu görüşe göre insan tam anlamıyla özgürdür.
Otodeterminizm: Özgürlüğün kişinin kendisine bağlı olduğunu öne süren görüştür. Buna göre insan kendisini geliştirebildiği, bilgi ve deneyimini artırabildiği oranda özgürdür.
Fatalizm: İnsanın yazgısının önceden üstün bir doğaüstü güç tarafından belirlendiğini savunan görüştür.
Liberteryanizm: Toplumsal yaşamda bireylerin yapıp etmelerinin hiçbir kısıtlamayla karşılaşmaması gerektiğini savunan görüştür. Toplumda yaşayan diğer insanların haklarını da yasal sınırlar içerisinde gözeten bir özgürlük anlayışına sahiptir.

4.Ahlaki Eylemin Amacı Nedir?
Sokrates, Platon ve Aristoteles gibi düşünürler ahlaki eylemin amacının “mutluluk” olduğunu öne sürerler.
Aristippos ve Epikuros (Epikür) gibi düşünürler ahlaki eylemin amacının “haz” olduğunu söylerler.
Jeremy Bentham ahlaki eylemin amacının “fayda” olduğunu söyler.
Kantʼa göre insan davranışlarının amacı “iyi isteme” diye nitelenen “ödev ahlakı”dır.

5.Evrensel Ahlak yasasının varlığını reddeden görüşler nelerdir?
Hedonizm(Hazcılık):
İnsanın ahlaki eylemlerinde amacının “haz” elde etmek olduğunu savunan yaklaşımdır.
Egoizm(Bencillik): Her insanın kendi benliğini öncelikle dikkate aldığını ve eylemlerini buna uygun olarak düzenlediğini öne süren öğretidir. Bu nedenle evrensel ahlak yasasının olamayacağını savunan bu görüşün başlıca temsilcisi, “İnsan insanın kurdudur.” sözünü de söyleyen Hobbesʼtur.
Anarşizm:Bireyin önemli olduğunu ve onun isteklerinin üzerinde daha değerli bir şeyin bulunamayacağını savunur. Bu nedenle de devlet, ahlak, din vb. bütün kural koyucu kurumlara karşı olan görüştür.
Temsilcileri arasında Stirner (Şitırner), Proudhon (Prudon), Bakuonine (Bakunin), Kropotkin (Kıropotkin) sayılabilir.
Pragmatizm(Faydacılık): Her bireyin kendi yararını gözeteceğini savunan yaklaşımdır. Bu anlayışa göre herkesin kendi faydasını gözettiği yerde evrensel bir ahlak yasasından söz edilemez
Nihilizm(Hiççilik): Nietzsche özellikle m o d e r n B a t ı i n s a n ı n ı n değerlerlerinin çöküşüne dikkat çeker. Değerlerin bu şekilde yok olmasına ahlaki nihilizm denir.Nietzsche'ye göre insanlar güçlüler ve zayıflar olarak ikiye ayrılırlar. Egemen ahlakı belirleyen bireyin güçlü veya zayıf olmasıdır. Mevcut ahlak sistemi zayıf ve güçsüz karakterli insanların oluşturduğu bir ahlaksa, bu ahlak 'köle ahlakı' olarak nitelendirilir. Köle ahlakı sürü içgüdüsü ile oluştuğundan, aynı zamanda sürü ahlakıdır. Köle ahlakı karşısında ise efendi ahlakı vardır. Bu ahlak güç istenciyle oluşan üstün insan ahlakıdır. Güç istemi, yaşam ve oluştur. Bir var olma, hâkim olma içgüdüsüdür. Bu güç istemi ile harekete geçen insan bir üstün insandır..Kendi değerini kendisi yaratabilen insan kendi ahlakını kendisi oluşturur. Bu durum
evrensel bir ahlak yasasının varlığının reddidir.
Egzistansiyalizm(Varoluşçuluk): Sartre, varoluşçuluk akımının en önemli temsilcisi olarak tanınır.Kendisini yaratma bakımından tamamen özgür olan insan ne olmak istiyorsa o olacaktır. İstediği her şey olabilme potansiyeline sahiptir. Ahlaki noktada da davranışları bir güç tarafından belirlenmemiş olan insan, kendi değerlerini oluşturabilecek güce sahiptir. Bu yüzden insan kendi kendini kurar.

5.Evrensel Ahlak yasasının varlığını kabul eden görüşler nelerdir?
Öznel temele dayandıranlar : Sezgi (Bergson), Fayda (Bentham,Mill)
-Nesnel temele dayandıranlar:Sokrates,Platon,Farabi,Spinoza, Kant (Ödev ahlakı)
Ahlak Yasasını Subjektif(Öznel) Özelliklerle Açıklayanlar
Utilitarizm (Bentham): İnsanın olabildiğince çok insanın mutluluğunu dikkate alması gerektiğini söyler. Bentham genel geçer bir ahlak yasasının olduğunu söylemiş ve bunu insanların eylemleriyle ilişkilendirerek ahlak yasasını subjektif bir temelde açıklamıştır.
• Mill: Bu düşünüre göre bireyin mutluluğu toplumun mutluluğunun önünde değildir. Bireylerin yapması gereken kendi çıkarından önce toplumun çıkar ve mutluluğunu düşünmektir. Ancak insan böyle davrandığında genel geçer bir ahlak yasasından söz edebiliriz.
• Entüisyonizm-Sezgicilik (Bergson): Ona göre “sezgi” iyi ve kötünün ölçütüdür. İnsanlar sezgilerine uyarlarsa hem kendileri hem de başkaları için iyi olanı yapmış olurlar. Böylelikle Bergson, ahlak yasasını sezgi gibi subjektif bir özellikle açıklamış olur.
Ahlak Yasasını Objektif Özelliklerle Açıklayanlar
Sokrates: Ahlaki eylemin amacının mutluluk olduğunu söyleyen Sokrates, “bilgi”yi mutluluğun kaynağı olarak görür. Çünkü bilgi insanı her türlü kötülükten korur. Böylece Sokrates bilgiyi ahlak yasasının temeline koyar.
Platon: Felsefesinin temeline “idealar dünyası”nı yerleştiren Platon, ahlak yasasını da “iyi ideası” ile temellendirir. Ona göre insan akılla kavranabilir olan idealar dünyasındaki iyi ideası ile kurduğu ilişki sonucunda ahlak yasasına uygun hareket etmiş olur.
Farabi: Aristoteles felsefesinin takipçisi olan Farabi hem İslâm dünyası hem de Batı için önemli bir isimdir. Farabi, Batılılar için “ilk öğretmen” kabul edilen Aristotelesʼin eserlerini Arapçaʼya çevirerek bu eserlerle Batılıların tekrar felsefeyi hatırlamalarına yardımcı olmuştur. Bu nedenle Farabiʼye Batılılar “ikinci
öğretmen”(Muallim-i Sani) unvanını vermişlerdir.
Spinoza: Tanrı ile evreni bir ve aynı varlık olarak gören “panteist” bir filozoftur. Ona göre evrenin yasaları Tanrıʼnın yasalarıdır. İnsan
bunları bilmekle ve ona uygun hareket etmekle mutlu olur. Spinozaʼya göre ahlaki eylemin temelinde “Tanrı” vardır.
Kant: Kantʼa göre ahlaki eylemin amacı mutluluk değildir. Çünkü mutluluk göreceli bir kavramdır. O hâlde ahlaki bakımdan davranışlarımızı belirleyen değişmez / objektif bir ilkeye ihtiyaç vardır. Ona göre değişmeyen bu ilke “iyiyi isteme”dir. Kant, iyiyi istemeyle ahlaki bakımdan yükümlülükleri yerine getirmeyi bir görev sayar. Kant böylece ahlak yasasını “ödev ahlakı” ile temellendirmiş olur. “Öyle davran ki istencin genel bir yasa koyucu gibi saygın olabilsin.” sözüyle ahlaksal eylemin iyi niyete dayandığını belirtmiş olur.
UYGULAMALI ETİK
Uygulamalı etik :
yeni ortaya çıkan sorunlara karşı toplum dinamiğinin bulduğu bir çözüm yöntemi olarak gözükmektedir. Uygulamalı etik var olan kuralları,
düşünce ve fiilleri yadsımadan yeni davranış biçimleri sağlayabilen etik kurallar ortaya koymaya çalışır.
Uygulamalı etik alanları: Enformasyon Etiği - Meslek Etiği -Bilgi Etiği - Çevre Etiği - Biyoetik - Siyaset Etiği




8430268.jpg





alintı
 

Bu Konuyu Görüntüleyenler

Üst Alt