son zamanlarda yaşanan malum olaylarla suç makinası bir ülke olduk.
ekonomik baskı geçim derdi, borç, işsizlik… insanları sadece yoksullaştırmaz öfkelendirir, sabırsızlaştırır ve sınırları aşmaya iter. ev sahibi-kiracı kavgası dediğimiz şey bile aslında barınma krizinin adli dosyaya dönüşmüş halidir.
sosyal çürüme. uyuşturucu, çeteleşme, mafyalaşma, akran zorbalığı…bunlar bir anda ortaya çıkmıyor. ne kadar karşı bir mevzide konuşlansamda devlet otoritesinin zayıfladığı, eğitimin nitelik kaybettiği, adaletin geciktiği yerde büyür.
kadın cinayetleri artıyorsa misal bu sadece bireysel suç değildir, caydırıcılığın yetersizliğidir. gençler çetelere yöneliyorsa, bu sadece "kötü tercih" değil; sistemin sunduğu alternatiflerin çöküşüdür.
ve en kötüsü bu tabloya alışıyoruz.
ekonomik baskı geçim derdi, borç, işsizlik… insanları sadece yoksullaştırmaz öfkelendirir, sabırsızlaştırır ve sınırları aşmaya iter. ev sahibi-kiracı kavgası dediğimiz şey bile aslında barınma krizinin adli dosyaya dönüşmüş halidir.
sosyal çürüme. uyuşturucu, çeteleşme, mafyalaşma, akran zorbalığı…bunlar bir anda ortaya çıkmıyor. ne kadar karşı bir mevzide konuşlansamda devlet otoritesinin zayıfladığı, eğitimin nitelik kaybettiği, adaletin geciktiği yerde büyür.
kadın cinayetleri artıyorsa misal bu sadece bireysel suç değildir, caydırıcılığın yetersizliğidir. gençler çetelere yöneliyorsa, bu sadece "kötü tercih" değil; sistemin sunduğu alternatiflerin çöküşüdür.
ve en kötüsü bu tabloya alışıyoruz.