kendilerini polis, savcı veya banka görevlisi olarak tanıtan telefon dolandırıcılarının hedefi olmak... bilumum bir terör örgütünün dosyasında adınızın geçmesi veya pornografik bir internet sitesinin abonesi olmak...
kimler kimler dolandırılmadı ki... 56 yaşında ki yan komşunuz ve altın günlerinin aranan ismi ayşe teyzeniz, esnaf metin abi, 70 yaşında ki profesör, diş doktorunuz, emekli öğretmeniniz, ortalama her yaş ve statüde ki insanım kurban olduğu trajik ama bir o kadar geyik konusu olay...
aslında daha önce de belirtmiştim insanlar eğitim, bilgi, statü, servet gibi özelliklerin kendilerini dış dünyanın tehlikelerine karşı şerbetli kıldığını zanneder. oysa tanımadıkları kafalara, bilmedikleri yaşamlara maruz kaldıklarında tam da kapattıkları köşeden, "beni kimse kandıramaz" özgüveninden gol yerler...
insanlık tarihi en saçma sapan şekillerde kandırılan, tokatlanan çok zeki, çok eğitimli insanlarla dolu. yani telefon dolandırıcılarına tokatlanan profesör tipolojisi bir anomali değil aslında... profesör dünyada dolandırıcılığın, kandırmanın, manipülasyonun profesörleri de olduğunu hesap etmez çünki....
böyle durumlarla karşılaştıklarında, mağdur "profesörler" benlik algılarını tasdik edecek aklıcılaştırmalara girer.
kandırılmıştır ama onu asıl kandıranlar kesin kendisinden daha üstün, daha güçlü birileridir. yoksa o at hırsızı kılıklı dolandırıcılar kılına bile dokunamaz. kesin ip var...
bu tez benzer bir şekilde ülkemizde yaşanan meçhul herhangi bir olayı "amerigaya, israile" bağlamakla da eşdeğer. keza bu sefer toplumsal düzeyde bir inanç oluşuyor. çünki bizi bir somali oyunları, endonezya komplosu paklayamaz. işin işinde muhakkak bir şekilde bizden daha güçlü ve varsal bir devlet olmalı....
kimler kimler dolandırılmadı ki... 56 yaşında ki yan komşunuz ve altın günlerinin aranan ismi ayşe teyzeniz, esnaf metin abi, 70 yaşında ki profesör, diş doktorunuz, emekli öğretmeniniz, ortalama her yaş ve statüde ki insanım kurban olduğu trajik ama bir o kadar geyik konusu olay...
aslında daha önce de belirtmiştim insanlar eğitim, bilgi, statü, servet gibi özelliklerin kendilerini dış dünyanın tehlikelerine karşı şerbetli kıldığını zanneder. oysa tanımadıkları kafalara, bilmedikleri yaşamlara maruz kaldıklarında tam da kapattıkları köşeden, "beni kimse kandıramaz" özgüveninden gol yerler...
insanlık tarihi en saçma sapan şekillerde kandırılan, tokatlanan çok zeki, çok eğitimli insanlarla dolu. yani telefon dolandırıcılarına tokatlanan profesör tipolojisi bir anomali değil aslında... profesör dünyada dolandırıcılığın, kandırmanın, manipülasyonun profesörleri de olduğunu hesap etmez çünki....
böyle durumlarla karşılaştıklarında, mağdur "profesörler" benlik algılarını tasdik edecek aklıcılaştırmalara girer.
kandırılmıştır ama onu asıl kandıranlar kesin kendisinden daha üstün, daha güçlü birileridir. yoksa o at hırsızı kılıklı dolandırıcılar kılına bile dokunamaz. kesin ip var...
bu tez benzer bir şekilde ülkemizde yaşanan meçhul herhangi bir olayı "amerigaya, israile" bağlamakla da eşdeğer. keza bu sefer toplumsal düzeyde bir inanç oluşuyor. çünki bizi bir somali oyunları, endonezya komplosu paklayamaz. işin işinde muhakkak bir şekilde bizden daha güçlü ve varsal bir devlet olmalı....
