İnsan güzel bir tasarım gördüğünde arkasındaki zekâyı hisseder. Estetik bir tasarıma sahip bir giysi, elektronik bir cihaz, bir telefon uygulaması ya da bir yazılım bize kendimizi iyi hissettirir. Sporda bile tuttuğumuz takımın kazanması en önemlisidir ama bir sporcunun estetik bir hareketi hepimizi derinden etkiler.
İnsan güzel ve yakışıklı olanları daha zeki, daha iyi, daha yetenekli olarak algılar. Bir insanın bir özelliğini beğendiğimizde ona sorgusuz sualsiz birçok olumlu özellik atfederiz. Aynı cömertliği nesnelere de gösteririz. Deneyler, insanların güzel buldukları ekranları daha kullanışlı sandıklarını, üstelik ekranları kullandıktan sonra bile bu inançtan vazgeçmediklerini gösteriyor.
İnsanlar kolay anladıkları ve hoşlandıkları markaları satın alırlar. Estetik bu koşulların ikisini birden güçlendirir. Güzel tasarlanmış bir ürünü insan zihni hem sever hem hızlı işler. Estetik bu yüzden bir süs değil, satın alma kararını kolaylaştıran bir kaldıraçtır.
Özenli bir ambalaj, iyi tasarlanmış bir web sitesi, iyi dizilmiş bir vitrin, itinayla hazırlanmış bir teklif dosyası müşteriye “Bu işi yapan insanlar işlerini iyi yapıyorlar.” mesajını verir. Mükemmel makineler üreten bir sanayicinin karmakarışık web sitesine giren bir satın alma müdürü, daha ürünü görmeden markayı kısa listesinden çıkarır.
Estetik çoğu patronun sandığı gibi bir masraf değil, ürüne ve markaya eklenen bir değerdir. En ekonomik malzemelerle göze hitap eden bir sofra hazırlamak da mümkündür, en pahalı malzemelerle zevksiz bir sofra kurmak da.
Ama estetik sihirli bir değnek değildir. En estetik tasarımlar bile kötü bir ürünü kurtaramaz. Estetik iyi ürüne değer katar ama kötü ürünün ayıbını örtmez.
Güzel olan, insan zihninin en kolay anladığı, en çabuk güvendiği, en hızlı karar verdiğidir. Estetik, kalite ve güven sinyali verdiği için insan zihninin kilidini açan bir anahtardır.
