Şiir Okuyan Erkek Karizması

Nobody

Teknik Admin
Katılım
12 Kas 2019
Mesajlar
9,338
Çözümler
3
Tepki puanı
3,599
Puanları
113
Cinsiyet
Erkek
Dün "Animal Nocturne" diye bir film izledim.
Tam da bu temayi baz almis.
Esas oglan fakir,gücsüz ve hassas biri.
Ama yazar...hayal gücü fora.
Esas kizimiz, zengin, ambisyonlari olan hirsli biri.
Kizin anasi,o cocukla gez eglen sev ama evlenme diyor kizina.
Sana göre deil.
Dinlemiyo bu tabi ve basiyor nikahi.
ILerleyen zamanda kiz anliyo ki bu hayal dünyasinda yasayan kirilgan bir sey, ona göre degil.Kiz zirveyi hedefliyo oglan da, siir roman bilmem ne pesinde.

Filmin akisi cok farkli ama...
SOnu daha bi farkli. Izlemenizi tavsiye ederim.

Carl Spitzweg in tablosu buraya mük oturur.

Fakir Sair

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/8/85/Carl_Spitzweg_-_Der_arme_Poet_(Neue_Pinakothek).jpg/960px-Carl_Spitzweg_-_Der_arme_Poet_(Neue_Pinakothek).jpg
Konusu aslında çok eski ve tanıdık bir çatışmaya dayanıyor: biri hayallerinin peşinden giden, kırılgan ve dünyaya farklı bakan bir insan, diğeri ise başarıyı, yükselmeyi ve somut hedefleri önceleyen biri. Buna rağmen sonunu merak ettim, mutlaka izleyeceğim.
Fakat aklıma şu soru geliyor: Bu dünyanın "gerçek" , hayallerin ise "gerçek dışı" olduğunu nereden biliyoruz? Eğer yaşadığımız hayat mutlak gerçekse, neden ölüm var? Neden her şey geçici? Belki de bizim gerçek dediğimiz şey de başka bir açıdan bakınca bir tür yanılsama ya da kısa bir misafirlikten ibaret.
O yüzden hayallerle yaşamak neden küçümsenecek bir şey olsun? İnsan sadece para, makam, statü ve kariyer hedefleriyle mi anlam bulur? Şiirin, sanatın, hayal gücünün peşinden gitmek neden daha değersiz kabul ediliyor?

Asıl merak ettiğim şu: Genç kadının ulaşmak istediği zirve tam olarak neydi? Daha fazla statü mü, daha fazla güç mü, daha fazla para mı? Diyelim ki bunların hepsine ulaştı; sonunda elde edeceği şey, hayal kuran adamın dünyasından gerçekten daha mı gerçek, daha mı kalıcı?
Belki de Carl Spitzweg'in Der arme Poet tablosunun bu kadar etkileyici olmasının nedeni de bu. Dışarıdan bakınca yoksul, başarısız ve dünyadan kopuk görünen şair, kendi evreninin içinde belki de çevresindeki herkesten daha zengindir. Çünkü insan bazen ekmekten önce anlamla, kariyerden önce hayalle yaşar.
 

Cherry

Geceye aşık bir kadının güneşi olamazsın.
Elmas Üye
Katılım
17 Tem 2023
Mesajlar
17,243
Çözümler
1
Tepki puanı
4,882
Puanları
113
Konum
ab inferno
Cinsiyet
Kadın


siir duyunca ben : )
 

Süreyya

Süper Mod
Katılım
22 Mar 2020
Mesajlar
12,454
Tepki puanı
4,304
Puanları
113
Konum
Aorist
Cinsiyet
Kadın
Konusu aslında çok eski ve tanıdık bir çatışmaya dayanıyor: biri hayallerinin peşinden giden, kırılgan ve dünyaya farklı bakan bir insan, diğeri ise başarıyı, yükselmeyi ve somut hedefleri önceleyen biri. Buna rağmen sonunu merak ettim, mutlaka izleyeceğim.
Mutlak tavsiye edebilirim.
Fakat aklıma şu soru geliyor: Bu dünyanın "gerçek" , hayallerin ise "gerçek dışı" olduğunu nereden biliyoruz? Eğer yaşadığımız hayat mutlak gerçekse, neden ölüm var? Neden her şey geçici? Belki de bizim gerçek dediğimiz şey de başka bir açıdan bakınca bir tür yanılsama ya da kısa bir misafirlikten ibaret.
Mutlak gercek yasadigimiz hayat ama hakikat mi, onu bilmiyoruz.
Yani aclik,barinma gibi ihtiyaclarimiz gercek,realite.
SOrunu rasyonel bazda ele alacak olursak,sordugun sorulara rasyonelitenin cevabi yok, daha dogrusu bunlarla ilgilenmez.
Ölümü rasyonel olarak algilar ve kabulleniriz.
Ölümden öncesi ve sonrasi ilgi disindadir.
Epikür ün dedigi gibi, ben varsam ölüm yok,ölüm varsa ben yokum.
bu rasyonel.
Gercek gecici mi?
Enerjiyi gercek olarak ele alirsak, enerji gecici degil,akicidir.
Sen öleceksin ve bedenin toprak olacak vs vs.
enerji transferi gerceklesecek.

Hologramda yasiyorum deme hürriyetine sahipsin elbet fekat bu tutum seni beni sorumluluklarimizdan muaf edemez.


O yüzden hayallerle yaşamak neden küçümsenecek bir şey olsun? İnsan sadece para, makam, statü ve kariyer hedefleriyle mi anlam bulur? Şiirin, sanatın, hayal gücünün peşinden gitmek neden daha değersiz kabul ediliyor?
Kücümsenmiyor...karli mi karsiz mi ona bakiliyor.
Bazen hayaller de, bizi artik gerceklestir diye yalvarir da, tembellik buna ket vurur..
para makam vs hedefleriyle anlam buluyor tabii..
bazilarin yapisi bu..ama herkese illa da böyle olacaksin derse yanlis olur her insan farkli.
Burada özü kesfetmek lazim.

Siirin sanatin pesinden kossunlar...
BEnim gözlemledigim ve bir cok yazarin saairin hayatini irdeledikten sonra ulastigim nokta sudur ki;
sanati yap kardesim ama dünyevi sorumluluklara girme...yapamiosun cünki.
Dosto nazim hikmet nietzsche su an aklima gelenler.
olmuyor desteklenmiyor bu tür konularda.
Asıl merak ettiğim şu: Genç kadının ulaşmak istediği zirve tam olarak neydi? Daha fazla statü mü, daha fazla güç mü, daha fazla para mı?
Hayatini bosa harcamamak.
üretmek kazanmak..tabi bununla birlikte güç
(Öyle biriyle de evlenio sonra da...fazla spoiler vermim)
Ona göre yazarlik sairlik bos isler idi.

Diyelim ki bunların hepsine ulaştı; sonunda elde edeceği şey, hayal kuran adamın dünyasından gerçekten daha mı gerçek, daha mı kalıcı?
buna filmin sonunda sen karar vereceksin.
daha rasyonel,mutlu etti mi...görürsün.
Belki de Carl Spitzweg'in Der arme Poet tablosunun bu kadar etkileyici olmasının nedeni de bu. Dışarıdan bakınca yoksul, başarısız ve dünyadan kopuk görünen şair, kendi evreninin içinde belki de çevresindeki herkesten daha zengindir. Çünkü insan bazen ekmekten önce anlamla, kariyerden önce hayalle yaşar.
Ama karni aç.
 

Nobody

Teknik Admin
Katılım
12 Kas 2019
Mesajlar
9,338
Çözümler
3
Tepki puanı
3,599
Puanları
113
Cinsiyet
Erkek
Mutlak tavsiye edebilirim.

Mutlak gercek yasadigimiz hayat ama hakikat mi, onu bilmiyoruz.
Yani aclik,barinma gibi ihtiyaclarimiz gercek,realite.
SOrunu rasyonel bazda ele alacak olursak,sordugun sorulara rasyonelitenin cevabi yok, daha dogrusu bunlarla ilgilenmez.
Ölümü rasyonel olarak algilar ve kabulleniriz.
Ölümden öncesi ve sonrasi ilgi disindadir.
Epikür ün dedigi gibi, ben varsam ölüm yok,ölüm varsa ben yokum.
bu rasyonel.
Gercek gecici mi?
Enerjiyi gercek olarak ele alirsak, enerji gecici degil,akicidir.
Sen öleceksin ve bedenin toprak olacak vs vs.
enerji transferi gerceklesecek.

Hologramda yasiyorum deme hürriyetine sahipsin elbet fekat bu tutum seni beni sorumluluklarimizdan muaf edemez.



Kücümsenmiyor...karli mi karsiz mi ona bakiliyor.
Bazen hayaller de, bizi artik gerceklestir diye yalvarir da, tembellik buna ket vurur..
para makam vs hedefleriyle anlam buluyor tabii..
bazilarin yapisi bu..ama herkese illa da böyle olacaksin derse yanlis olur her insan farkli.
Burada özü kesfetmek lazim.

Siirin sanatin pesinden kossunlar...
BEnim gözlemledigim ve bir cok yazarin saairin hayatini irdeledikten sonra ulastigim nokta sudur ki;
sanati yap kardesim ama dünyevi sorumluluklara girme...yapamiosun cünki.
Dosto nazim hikmet nietzsche su an aklima gelenler.
olmuyor desteklenmiyor bu tür konularda.

Hayatini bosa harcamamak.
üretmek kazanmak..tabi bununla birlikte güç
(Öyle biriyle de evlenio sonra da...fazla spoiler vermim)
Ona göre yazarlik sairlik bos isler idi.


buna filmin sonunda sen karar vereceksin.
daha rasyonel,mutlu etti mi...görürsün.

Ama karni aç.
Tam da anlatmak istediğim nokta bu aslında. Açlığın, barınmanın, ölümün gerçek olmasıyla hayatın nihai anlamının ne olduğu farklı meseleler. Bir insanın karnı açken şiir karın doyurmaz, buna itirazım yok. Ama insan sadece karnını doyurmak için de yaşamıyor.

Eğer amaç yalnızca hayatta kalmak olsaydı, sanat, müzik, edebiyat, felsefe gibi şeyler hiç ortaya çıkmazdı. Çünkü bunların çoğu rasyonel açıdan verimsiz faaliyetlerdir.

"Ama karnı aç" diyorsun. Doğru. Fakat tarihte karnı tok olup hayatı anlamsız gelen de çok insan var. Demek ki ekmek gerekli ama tek başına yeterli değil.
Belki de mesele şair olmak ya da iş insanı olmak değil. Mesele insanın kendi tabiatına uygun yaşaması. Şair ruhlu birini sırf para kazansın diye başka bir kalıba sokmaya çalışırsan mutsuz oluyor. Aynı şekilde hırslı ve üretken birini de sürekli hayal kurmaya zorlayamazsın.
Bana kalırsa seninde anlattiklarina gore tahminimce filmin çatışması şiirle para arasında değil, iki farklı hayat anlayışı arasında gibi duruyor. İzleyelim gorelimm

Bu konu aklıma Feyyaz Yigit'in şu hikayesini aklima getirdi.

 

Süreyya

Süper Mod
Katılım
22 Mar 2020
Mesajlar
12,454
Tepki puanı
4,304
Puanları
113
Konum
Aorist
Cinsiyet
Kadın
Belki de mesele şair olmak ya da iş insanı olmak değil. Mesele insanın kendi tabiatına uygun yaşaması. Şair ruhlu birini sırf para kazansın diye başka bir kalıba sokmaya çalışırsan mutsuz

Burada özü kesfetmek lazim. Yazmisim yukarda..

Biz dinamikleri anlamaya calisiyoruz Nobody beycigim.
Siir ve ya sanat sevmedigim anlamina gelmiyor.
Insan neticede ruhsal ve hadi bunu da gectim düsünen bir varlik.
Bu mekanigi de sulamak lazim.
 

canımöyleistedi

Gümüş Üye
Katılım
14 Ocak 2022
Mesajlar
1,034
Tepki puanı
250
Puanları
83
Konum
-
Cinsiyet
Kadın
Eskidendi şiirin rağbet gördüğü. En azından benim hiç ilgimi çekmiyor.
 

Süreyya

Süper Mod
Katılım
22 Mar 2020
Mesajlar
12,454
Tepki puanı
4,304
Puanları
113
Konum
Aorist
Cinsiyet
Kadın
Şiir kim sever.. şiir seven kadınla flört edilmez, manito olunmaz, evlenilmez..
Okuyan erkekten bir şey olmaz.. dünyanın en boş işi şiir okumak..
Sana gram inanmiyorum şu an.
Bu cafer degil dostlar.
 

Kürt Kedisi

Bronz Üye
Katılım
15 Eki 2024
Mesajlar
465
Tepki puanı
195
Puanları
43
Konum
Van
Cinsiyet
Kadın
Şiir insanın ruhunu besler tıpkı müzik gibi ben çok severim okumayı da dinlemeyi de şiir sevmeyen ruhsuzdur bana göre
 
Üst Alt