12. Bölüm Güneşin ve Ayın Doğuşu
Dostlar hızlı LOTR serimizde daha önce Arda lambalar çağında 2 tane lamba ile aydınlanıyordu ve Melkor bu iki lambayı yıkarak Ardayı karanlığa boğmuştu. Valar ise Aman kıtasını aydınlatmak için iki ağacı yarattı ama lambalarda ki hazin sonu ağaçlarda yaşadı. Melkor Ungoliaht ile ağaçlarla tekrar Ardayı karanlık çağlarına geri döndürmüştü. Noldor'un Valinor'dan ayrılmasının ardından Valar, yok edilen İki Ağacın yerine yeni bir ışık yaratmanın yollarını aramaya başladı. Fakat ağaçların tamamen yok edilmesinden önce Telperion'un son çiçeği ve Laurelin'in son meyvesi kurtarılmıştı.
Valar bunları kullanarak gökyüzüne iki büyük ışık yerleştirdi. Telperion'un çiçeğinden Ay, Laurelin'in meyvesinden ise Güneş yaratıldı. Böylece Arda'da daha önce hiç görülmemiş yeni bir dönem başladı. Ay'ın ilk kez gökyüzünde yükselmesiyle Valinor'un dışında kalan Orta Dünya da aydınlanmaya başladı. Ardından Güneş doğdu. Güneş'in doğduğu gün aynı zamanda İlk Doğanların ardından gelen İnsanların uyanışına da denk geliyordu. Güneş'in ortaya çıkmasıyla birlikte Orta Dünya artık eskisi gibi karanlık değildi. Elfler ve İnsanlar gökyüzünde ilk kez Güneş'i ve Ay'ı görmeye başladılar. Bu sırada Noldor'un bir kısmı çoktan Orta Dünya'ya ulaşmıştı. Feanor'un peşinden gelen Elfler artık Morgoth'un hüküm sürdüğü topraklarda onunla karşı karşıya gelmeye hazırlanıyordu. Böylece Yıldızların ışığında başlayan Elflerin hikâyesi, artık Güneş'in altında devam edecekti. Tolkien bu kitabı yazarken amacı insanın günümüze nasıl geldiğini anlatan mitolojik bir kitap yazmaktı. Güneşin çağının başlaması ile birlikte bu evrende artık insanoğlu'nun da devri başlamış oldu.
Dostlar hızlı LOTR serimizde daha önce Arda lambalar çağında 2 tane lamba ile aydınlanıyordu ve Melkor bu iki lambayı yıkarak Ardayı karanlığa boğmuştu. Valar ise Aman kıtasını aydınlatmak için iki ağacı yarattı ama lambalarda ki hazin sonu ağaçlarda yaşadı. Melkor Ungoliaht ile ağaçlarla tekrar Ardayı karanlık çağlarına geri döndürmüştü. Noldor'un Valinor'dan ayrılmasının ardından Valar, yok edilen İki Ağacın yerine yeni bir ışık yaratmanın yollarını aramaya başladı. Fakat ağaçların tamamen yok edilmesinden önce Telperion'un son çiçeği ve Laurelin'in son meyvesi kurtarılmıştı.
Valar bunları kullanarak gökyüzüne iki büyük ışık yerleştirdi. Telperion'un çiçeğinden Ay, Laurelin'in meyvesinden ise Güneş yaratıldı. Böylece Arda'da daha önce hiç görülmemiş yeni bir dönem başladı. Ay'ın ilk kez gökyüzünde yükselmesiyle Valinor'un dışında kalan Orta Dünya da aydınlanmaya başladı. Ardından Güneş doğdu. Güneş'in doğduğu gün aynı zamanda İlk Doğanların ardından gelen İnsanların uyanışına da denk geliyordu. Güneş'in ortaya çıkmasıyla birlikte Orta Dünya artık eskisi gibi karanlık değildi. Elfler ve İnsanlar gökyüzünde ilk kez Güneş'i ve Ay'ı görmeye başladılar. Bu sırada Noldor'un bir kısmı çoktan Orta Dünya'ya ulaşmıştı. Feanor'un peşinden gelen Elfler artık Morgoth'un hüküm sürdüğü topraklarda onunla karşı karşıya gelmeye hazırlanıyordu. Böylece Yıldızların ışığında başlayan Elflerin hikâyesi, artık Güneş'in altında devam edecekti. Tolkien bu kitabı yazarken amacı insanın günümüze nasıl geldiğini anlatan mitolojik bir kitap yazmaktı. Güneşin çağının başlaması ile birlikte bu evrende artık insanoğlu'nun da devri başlamış oldu.