Chen

🎈
Forum Sorumlusu
Katılım
9 Ocak 2020
Mesajlar
49,520
Çözümler
4
Tepki puanı
16,343
Puanları
113
Konum
.
Cinsiyet
Kadın
Lilith figürü Yahudi kültüründe yaygın olarak bulunsa da kökeni Sümerlerde Succubus’a dayanır. Lilith’in ilk Yahudi öyküsü Ben Siranın Alfabesinde geçer . Lilith, Ben Siranın Alfabesi’den önceki dönemde çoğunlukla “ilk kadın” yerine bir şaytan olarak görülür. Lilith’in belirsizliği nedeniyle, hem edebiyatta hem de sanatta birçok farklı şekilde karşımıza çıkar. Bazı teolojik araştırmacılar, Lilith’i “ilk Kadın” olarak kabul ederken diğerleri hala bir şaytan olarak görürler. tarihsel olarak sanatta da Lilith, genellikle çeşitli renklere bürünmüş bir bahçede canlandırılır.
Screenshot_20220430_104756_com.huawei.hwsearch_edit_344349569423496.jpg
Talmud’a göre de; ilk bölümde anlatılan Adem’in eşi Lilith, ikinci bölümde bahsedilen Adem’in eşi ise Havva olarak geçer.
Lilith geceleri Adem ve Havva’nın soyundan gelen erkeklerin rüyasına girer. Onların rüyalarında kendini göstererek tohumunu çalar. Daha sonra bu tohumları vampir, kurt adam, şeytan ve cin gibi kötü yaratıklar doğurmak için kullanır. Bu nedenlere bağlı olarak, Lilith için “Kutsal Fahişe” de benzetmesi yapılır.
Screenshot_20220430_104812_com.huawei.hwsearch_edit_344340586685477.jpg
Kur’ana göre de önce Ademin yaratıldığı ve Adem’in kaburgalarından Havva olan bir eş yaratıldığını söyler. Bu yüzden Lilith’den bahsedilmesi söz konusu bile değildir. Kur’an’da şöyle bahsedilir:
O (Allah) ki, sizi tek bir nefisten (Adem’den) yarattı. Ondan sükun bulması için, kendisinden zevcesini (eşini) yarattı. O zaman ki, onu örttü, o hafif bir yükle yüklendi ve onunla (o yükle) dolaştı. Arkasından ağırlaştı. Ve o ikisi, Rableri olan Allah’ı çağırdı: “Şayet bize bir salih (çocuk) verirsen, elbette biz, teşekkür edenlerden olacağız.”
[Araf (7) / 189]

Ayrıca Hristyan dini için de böyle bir figür İncilde geçmemektedir.
Screenshot_20220430_104912_com.huawei.hwsearch_edit_344320149033917.jpg



Lilith mitolojisi




Talmut’un ilk bölümüne göre Lilith Adem’in ilk karısı olarak geçer. Bu hikayeye göre Lilith Tanrı tarafından Adem ile çamurdan yaratıldı. Adem ile cennete yaşamak için yerleştirildi. ve Adem ile Lilith arasında sorunlar çıkmaya başlar. Adem, Lilith üzerinde hakimiyet kurmaya çalışır. Hikayeye göre Lilith Adem’in altında yatmayı reddettiği anlatılır. Lilith, İkisinin de çamurdan ve eşit yaratıldıklarına inanıyordu. Dolayısıyla Adem üstünlük taslamamalıydı diye rivayet edilir. Sonunda birlikte yaşamanın imkansız olduğunu anlayan Lilith, Tanrı’nın söylenmemesi gereken ismi (cennetten çıkmak için parola) söyleyerek yeryüzündeki Kızıl Deniz yakınlarında bir mağaraya sığınır. Orada cinlerle arkadaş olur. Sonrasında kral bir cin olan Şamael ile evlenir ve günde 100 çocuğu olur.
Adem’in yalnız kalması ve Lilith’e olan ihtiyacından dolayı Tanrı’ya Lilith’in tekrar geri getirmesi için sığınır. Tanrı, Lilith’i geri getirmek için üç melek görevlendirir. Senoi, Sansenoi ve Sammangelof. Üç melek, çocukları taşıyan bir mağarada Lilith’i bulur; ancak Lilith cennete geri dönmeyi reddeder. Melekler onu itaatsizliği yüzünden her gün 100 çocuğunu öldüreceklerini söyler. Lilith ise Adem’in soyundan gelen, yeni doğan bebekleri; erkek çocukları doğumdan 8 gün sonra ( sünnet edilene kadar) kız çocuklarını ise 20 gün sonra canlarını alacağını bildirir. Ancak Lilith bu üç meleğin ismini taşıyan çocuklara dokunmayacaktı.
Screenshot_20220430_104858_com.huawei.hwsearch_edit_344331860253707.jpg
Melekler gittikten sonra Lilith cenette dönmeye çalıştı ancak gelişinde Adem’ın zaten başka bir arkadaşı olan Havva (Adem’in kaburgasından yaratılan) ile birlikte olduğunu görür. Lilith, intikam almak üzere Adem uykudayken rüyayla ilişkiye girip Adem’in tohumuyla “lilyumu” (lilyum: Lilith’den olan çocuklar) yaratır. Melekler tarafından öldürülen çocukların yerine dünyevi iblisler getirilir. Bu yüzden Lilith, erkeklerin gece emisyonlarının nedeni olduğu söylenir. Böylece daha çok iblis yaratma imkanı bulur.
Screenshot_20220430_105211_com.huawei.hwsearch_edit_344515120303159.jpg
Lilith’in feminist sembolü haline gelmesi

Lilith erkek egemen zihniyete karşı çıkıp eşitlik mücadelesi veren “ilk kadın” olarak bilindiği için dünyada bazı kesimler için önemli bir simge haline gelmiştir. Lilith’i, erkekler ve çocuklar için kötülük ve intikamcı olarak da bilinmesi ayrıca pagan dönemine ait bu olumsuz figürün yeniden orta çıkması kilise ve bazı dindar çevrelerin tepkisini almıştır. Buna rağmen ABD’li Yahudi feministler tarafından “Lilith” adlı bir dergi çıkarırlar. Sadece kadın müzisyenlerin katıldığı “Lilith Fair” isimli gezici bir müzik festivali düzenlenir. Ayrıca bazı alternatif din seçen “Nev Age” gruplar kendilerine “Lilith” sembol yapar.
Screenshot_20220430_105218_com.huawei.hwsearch_edit_344523902014616.jpg
Lilith’inin kötü intikamcı yanlarına rağmen, mitolojide geçtiği gibi hala yaşıyor olması ve sahip olduğu bir gizemi nedeniyle kadın iktidar sembolü olmaya devam etmektedir. Ayrıca yoruma da her zaman açıktır.
Screenshot_20220430_105234_com.huawei.hwsearch_edit_344553126370861.jpg


Bu nedenle Lilith, kadınların gelenek içinde sembolizmini ve gücünü yeniden yorumlamasını sağlayabiliyor açısından önem arz eder
Screenshot_20220430_105227_com.huawei.hwsearch_edit_344535784105239.jpg
 

Ekli dosyalar

  • Screenshot_20220430_105227_com.huawei.hwsearch_edit_344535784105239.jpg
    Screenshot_20220430_105227_com.huawei.hwsearch_edit_344535784105239.jpg
    320.4 KB · Görüntüleme: 0

Süreyya

Süper Mod
Katılım
22 Mar 2020
Mesajlar
14,601
Tepki puanı
5,251
Puanları
113
Konum
Aorist
Cinsiyet
Kadın
Astrolojide yeri cok önemlidir.
 
Katılım
14 Ağu 2026
Mesajlar
34
Tepki puanı
9
Puanları
8
Yaş
42
Konum
İstanbul
Cinsiyet
Erkek
Lilith hikayesinin çekiciliğine karşın arketipsel sembolizmi bana göre daha basit kurgular üzerine kurulu. Yerleşik hayat öncesi karı-koca ,eş,sevgililik gibi kavramlardan bahsedilemediğinden hayat ,karşılıklı ortak çıkara dayalı komünlerde sürüyordu. Tarımla beraber değişen günlük yaşantının daha fazla işgücüne duyduğu ihtiyaçtan sebeb erkeğin kadının kendisine olan ihtiyacı artmıştır ki, dolayısıyla üremenin de kontrolünü de eline alması gerekliliği de doğuyordu kendiliğinden.

Böylelikle erkeğin egemenliğini kabul etmeyen "tarım öncesi külte ait kadın imgesi" kabul görmez olup, erkek açısından daha kabul gören(kaburgadan yaratılma) havva motifi gelecek nesillere ders olarak işlenir olmuş. Bu nedenle bu mitsel hikayede insan yaradılışından daha ziyade yerleşik hayata geçişten öncesi ve sonraki dönemin çatışmalarını görebiliyoruz daha çok.

Ana tanrıçaların en büyük güç olduğu dönemlerin yerini erkek tanrıların en büyük güç olduğu döneme bırakması da ibrani'lerin bu hikayeleri oluşturduğu döneme yaklaşık olarak denk gelir ki bu bile bu hikayenin kurgusal gayelerini ortaya dökebilir.
 

Süreyya

Süper Mod
Katılım
22 Mar 2020
Mesajlar
14,601
Tepki puanı
5,251
Puanları
113
Konum
Aorist
Cinsiyet
Kadın
Lilith hikayesinin çekiciliğine karşın arketipsel sembolizmi bana göre daha basit kurgular üzerine kurulu. Yerleşik hayat öncesi karı-koca ,eş,sevgililik gibi kavramlardan bahsedilemediğinden hayat ,karşılıklı ortak çıkara dayalı komünlerde sürüyordu. Tarımla beraber değişen günlük yaşantının daha fazla işgücüne duyduğu ihtiyaçtan sebeb erkeğin kadının kendisine olan ihtiyacı artmıştır ki, dolayısıyla üremenin de kontrolünü de eline alması gerekliliği de doğuyordu kendiliğinden.

Böylelikle erkeğin egemenliğini kabul etmeyen "tarım öncesi külte ait kadın imgesi" kabul görmez olup, erkek açısından daha kabul gören(kaburgadan yaratılma) havva motifi gelecek nesillere ders olarak işlenir olmuş. Bu nedenle bu mitsel hikayede insan yaradılışından daha ziyade yerleşik hayata geçişten öncesi ve sonraki dönemin çatışmalarını görebiliyoruz daha çok.

Ana tanrıçaların en büyük güç olduğu dönemlerin yerini erkek tanrıların en büyük güç olduğu döneme bırakması da ibrani'lerin bu hikayeleri oluşturduğu döneme yaklaşık olarak denk gelir ki bu bile bu hikayenin kurgusal gayelerini ortaya dökebilir.
Bütün olmuslari yok sayalim.

Dogmalar incelenildiginde,Havva arketipi de pek itaatkar bir tip degil.
Onun bu baskaldirisi erken neolitik çağ devrinde neden rahatsizlik yaratmiyordu?
Bu dönemde erkeğin tek basina her seyin üstesinden gelmedigine dair arkeolojik kanitlar var.
Herşey cikar üzerineydi denilirse,bu her dönem icin gecerli.

Yazin daha cok eril bakis acisindan sunulmus.

Lilith in öz benliği, tüm disil verilerini benimsemesinde yatar.
Varolusunu bir mite sigdiramam acikcasi.


Öte yandan mantikli bir yaklasim sunmussun.
 
Katılım
14 Ağu 2026
Mesajlar
34
Tepki puanı
9
Puanları
8
Yaş
42
Konum
İstanbul
Cinsiyet
Erkek
Bütün olmuslari yok sayalim.

Dogmalar incelenildiginde,Havva arketipi de pek itaatkar bir tip degil.
Onun bu baskaldirisi erken neolitik çağ devrinde neden rahatsizlik yaratmiyordu?
Bu dönemde erkeğin tek basina her seyin üstesinden gelmedigine dair arkeolojik kanitlar var.
Herşey cikar üzerineydi denilirse,bu her dönem icin gecerli.

Yazin daha cok eril bakis acisindan sunulmus.

Lilith in öz benliği, tüm disil verilerini benimsemesinde yatar.
Varolusunu bir mite sigdiramam acikcasi.


Öte yandan mantikli bir yaklasim sunmussun.
İbrani tarihinin semavi dinler üzerinde etkisi herkesçe bilinen bir gerçek. İbrani'lerin Mısır'lılar tarafından ele geçirilmesi ve Mısır'lıların daha sonraları gelişen Yunan medeniyetiyle kültürel dini ekonomik ve siyasi ticarete başlamasıyla ibrani'ler de bu bilgi akışından faydalanmıştır. O dönemde belirgin bir tek güçlü tanrı figürü yoktu. İyiler ve kötüler arası sürekli mücadele mevcuttu tanrılar pantheonun da. Ne zaman ki Akhenathon aten dini ile tek tanrıcılığın temellerini attı ibrani'ler bunun mirasçıları oldu. Sonra ki yıllarda zoraki göç ile tek tanrıcı inançların ve buna inananların dışlanmasıyla kendi topraklarına dönen ibrani'ler Mısır da sentezlediklerini burada belirli bir temele de oturttu. Daha sonra ki babil sürgününde de benzer kültürel etkileşim gerçekleşecekti.

Bu tarihsel süreçte daha önceleri antik buluntularda kutsallaştırılan kadın bedeni Yunan medeniyetinden beslenen İbranilerce şeytanlaştırıldı. Gorgon figürüyle yılanla özdeşleşen kadının Cennette yılanla konuşan ya da daha basitçe kovulmaya sebeb olanın ana unsur oluşu tarih boyunca kadını şeytanlaştırdı. Anadolu da dahi hala kadın şeytandır söylemleri atan erkekler mevcuttur. Bunun dışında dişi tapınıcılığın yerel bölgelerde büyük dinlere karşın yalıtılmış halde kalmasıyla ufak başka sembolizmalar da gelişti. Şahmeran örneği ise Anadolu'nun şeytanlaşan kadına karşın kendi bakış açısıdır ki, bereketi, şifayı doğurganlığı sembolize de eder.

Havva itaatkar çizilemezdi çünkü eril güç kendini kutsayacaksa suç kadının baştan çıkarıcılığına atılmak zorundaydı. Bu düşünce hem sistemin sağlıklı işler halde tutulması için hem de kadının başkaldırışı ya da hak arayışının önünü kesmek için ustaca uygulandı ki kadın yylardır erkek odaklı düşünüş, yaşayış temelinde yaşam sürdürmeyi daha kabul edilir bulur hale geldi. Bugün bunun aksini düşünmek bile bazı kadınları derinden korkutuyor. Düşünün ki doğum sancısının Havva'nın baştan çıkarıcılığına karşın verilen bir ceza olduğuna inanan kadınlar mevcut günümüzde.

En eski yapıtlardan olan Göbeklitepe bile dişi sembolizmi bakımından bir iki yer dışında bahsetmek mümkün değil.Daha erken tapınıcılıkta havva mitlerine ulaşamıyoruz. Bu bize İbranilerin hediyesi. Prometheus'un insanı çamurdan yaratıp Athena'nın ona akıl ve zekayı vermesi ve daha sonra Prometheus'un ateşi çalıp insana vermesi hikayesinden İbrani yaradılış mitine dönüşmüş ki İbranilerde belirgin bir cennet(öte dünya)algısı dahi yok(Yunanlılar da olmadığı gibi).

Kabaca iki milyon yıllık avcı toplayıcılığın tamamında sistemli bir sosyal ilişkiden bahsedemeyiz. Primatların günümüz atalarında binlere varan sürülerinde komün yaşam,cinsiyetleri "bireysel çıkarları" için bir arada tutar ki bu, eş ya da çift olma gibi tarım sonrası bir gelenekle alakalı değildir.

Yazım eril bakıştan ziyade eril düşüncenin taşlarını oynatmak için ifade ediliyor. Çünkü tarımla başlayan güce olan açlığın dünyayı ve insanlığı getirdiği hal ortada.
 

Süreyya

Süper Mod
Katılım
22 Mar 2020
Mesajlar
14,601
Tepki puanı
5,251
Puanları
113
Konum
Aorist
Cinsiyet
Kadın
İbrani tarihinin semavi dinler üzerinde etkisi herkesçe bilinen bir gerçek. İbrani'lerin Mısır'lılar tarafından ele geçirilmesi ve Mısır'lıların daha sonraları gelişen Yunan medeniyetiyle kültürel dini ekonomik ve siyasi ticarete başlamasıyla ibrani'ler de bu bilgi akışından faydalanmıştır. O dönemde belirgin bir tek güçlü tanrı figürü yoktu. İyiler ve kötüler arası sürekli mücadele mevcuttu tanrılar pantheonun da. Ne zaman ki Akhenathon aten dini ile tek tanrıcılığın temellerini attı ibrani'ler bunun mirasçıları oldu. Sonra ki yıllarda zoraki göç ile tek tanrıcı inançların ve buna inananların dışlanmasıyla kendi topraklarına dönen ibrani'ler Mısır da sentezlediklerini burada belirli bir temele de oturttu. Daha sonra ki babil sürgününde de benzer kültürel etkileşim gerçekleşecekti.

Bu tarihsel süreçte daha önceleri antik buluntularda kutsallaştırılan kadın bedeni Yunan medeniyetinden beslenen İbranilerce şeytanlaştırıldı. Gorgon figürüyle yılanla özdeşleşen kadının Cennette yılanla konuşan ya da daha basitçe kovulmaya sebeb olanın ana unsur oluşu tarih boyunca kadını şeytanlaştırdı. Anadolu da dahi hala kadın şeytandır söylemleri atan erkekler mevcuttur. Bunun dışında dişi tapınıcılığın yerel bölgelerde büyük dinlere karşın yalıtılmış halde kalmasıyla ufak başka sembolizmalar da gelişti. Şahmeran örneği ise Anadolu'nun şeytanlaşan kadına karşın kendi bakış açısıdır ki, bereketi, şifayı doğurganlığı sembolize de eder.

Havva itaatkar çizilemezdi çünkü eril güç kendini kutsayacaksa suç kadının baştan çıkarıcılığına atılmak zorundaydı. Bu düşünce hem sistemin sağlıklı işler halde tutulması için hem de kadının başkaldırışı ya da hak arayışının önünü kesmek için ustaca uygulandı ki kadın yylardır erkek odaklı düşünüş, yaşayış temelinde yaşam sürdürmeyi daha kabul edilir bulur hale geldi. Bugün bunun aksini düşünmek bile bazı kadınları derinden korkutuyor. Düşünün ki doğum sancısının Havva'nın baştan çıkarıcılığına karşın verilen bir ceza olduğuna inanan kadınlar mevcut günümüzde.

En eski yapıtlardan olan Göbeklitepe bile dişi sembolizmi bakımından bir iki yer dışında bahsetmek mümkün değil.Daha erken tapınıcılıkta havva mitlerine ulaşamıyoruz. Bu bize İbranilerin hediyesi. Prometheus'un insanı çamurdan yaratıp Athena'nın ona akıl ve zekayı vermesi ve daha sonra Prometheus'un ateşi çalıp insana vermesi hikayesinden İbrani yaradılış mitine dönüşmüş ki İbranilerde belirgin bir cennet(öte dünya)algısı dahi yok(Yunanlılar da olmadığı gibi).

Kabaca iki milyon yıllık avcı toplayıcılığın tamamında sistemli bir sosyal ilişkiden bahsedemeyiz. Primatların günümüz atalarında binlere varan sürülerinde komün yaşam,cinsiyetleri "bireysel çıkarları" için bir arada tutar ki bu, eş ya da çift olma gibi tarım sonrası bir gelenekle alakalı değildir.

Yazım eril bakıştan ziyade eril düşüncenin taşlarını oynatmak için ifade ediliyor. Çünkü tarımla başlayan güce olan açlığın dünyayı ve insanlığı getirdiği hal ortada.
Sundugun Sembollerin dogus nedenleri tarihi acidan dogru.

Konunun bu tarafinda degilim.

Yuvarlayacak olursam, arketiplerindeyim işin.

Sistemli bir sosyal iliskiden bahsedemezsin belki,tarihi kalintilar bunu kanitliyor maalesef.

Antik yunan mitinde,Elizyon anlayisi mevcut.
Bundan mütevellit antik yunan filozoflar, etik gibi kavramlara kafa yormuslardir.
Gorgon semboligi de, Athena'nin tek adaletsizligin eseridir.
Promerheusa ates vermis olabilir.
Iste bu denklemde kadinin dualitesi söz konusu.

Kadinin Dualite halini anlatmaya yaramiyor mu havva/lilith?

Bilhassa bu dönem icin lilith arketipi elzem degil mi?

güya erilin yarattigini savundugun bu icgüdüsel mekanizma, kendilerine skilmis bir kursun degil midir?
 
Katılım
14 Ağu 2026
Mesajlar
34
Tepki puanı
9
Puanları
8
Yaş
42
Konum
İstanbul
Cinsiyet
Erkek
Sundugun Sembollerin dogus nedenleri tarihi acidan dogru.

Konunun bu tarafinda degilim.

Yuvarlayacak olursam, arketiplerindeyim işin.

Sistemli bir sosyal iliskiden bahsedemezsin belki,tarihi kalintilar bunu kanitliyor maalesef.

Antik yunan mitinde,Elizyon anlayisi mevcut.
Bundan mütevellit antik yunan filozoflar, etik gibi kavramlara kafa yormuslardir.
Gorgon semboligi de, Athena'nin tek adaletsizligin eseridir.
Promerheusa ates vermis olabilir.
Iste bu denklemde kadinin dualitesi söz konusu.

Kadinin Dualite halini anlatmaya yaramiyor mu havva/lilith?

Bilhassa bu dönem icin lilith arketipi elzem degil mi?

güya erilin yarattigini savundugun bu icgüdüsel mekanizma, kendilerine skilmis bir kursun degil midir?
Mağarasında yan yana olduğu kadını sahiplenmesi için bir gereksinime ihtiyaç duymuyor erkek.Tek gaye leoparın gece saldırısında piyangonun başkasına vurmasını ummak. Yan yana buluntular elde edilmesi aidiyet hissiyatlarının olduğunu ortaya koyamaz tek başına. Ayrıca babalık kavramı dahi bilinmiyor. Animist ya da pagan inançlarda dahi çocuğun ilişkiden ötürü meydana geldiği bile anlaşılamadığından doğa unsurlarıyla hamile kalan kadın figürleri dolu. Erkeğin kadın ve çocuk üzerinde bir hakk iddiası hiç olmamış bile olabilir. Kaldi ki dönem kadınları tek eşli dahi bile değil. Tek bir erkek için sadakat duyma gereksinimi bile gütmüyor. Yapılan arkeolojik buluntulardan çıkan dna kalıntıları tek bir erkekten soy verme zorunluluğu güdülmediğini de gösteriyor.

Ne zaman ki tarım başlıyor toprağın sonraki erkeğe aktarılması gerekiyor, işte o vakit "baba" figürüyle tanışıyor insanlık. Bunun içinde kadının kısıtlanması ve kontrol altında tutulması gerekiyor. Bunun nişanesi olarakta icad edilen nedir peki; günümüzün şaşalı törenleri olan "evlilik". Salt bu haliyle bile bu ritüel ataerkil yapıya hizmet eden biir unsur.

Yunan mitlerini derinlerine bakmalı. Felsefenin gelişmediği dönemlerde titanların yönettiği kaotik bir zaman da gaia çocuklarını kurtarmak için cronosa taş yediriyor. Bu sayede gücü ele geçiren erkek ataerkil dönüşümün başladığınıda sembolize ediyor. Olimpos a yerleşen üç eril güç dünyayı paylaşıp zamanla kadınlar üzerinde söz hakkı iddia ediyor. Yer yer zeusun uzuvlarından tanrıçalar çıkıyor. Anaerkilin ataerkile dönüşümü filozoflardan önceleri çoktan başlamış olmaktaydı bir bakıma. Hala dur durak bilmeyen zeus yeni keşfedilen bölgelerde ki tanrıçalarla ilişkiye girer ve onlardan türeyen kahramanlar!! yine ibranilerde lilithin çocukları olarak görülecek canavarları yok ediyor. Her hikaye arketipsel olarak anaerkilin özümsenmesini dönüştürülmesini işliyor.

İbranilerin yaptığı ise Yunan kültürün söylencelerinin aksine bunu bir akide dönüştürüp toplumsal yaşayışa dönüştürmesi. Lilith hikayesi bu bakımdan itaat etmeyen kadının kabul görmeyen tüm özelliklerinin birleşimide. Güç arzulayan, seksi üremenin dışında kendi içinde isteyen,erkeğin zıddı, bereket kadar ölümü de simgeleyen, naiflik kadar kaosu da temsil eden zıtlıkların tamamı. İşte semavi dinler lilith motifini erkek için kabul edilir hale törpülediğinde geriye kalan havva figüru. Bu da arketipsel olarak tarım toplumu erkek çocuklarına "ideal kadının nasıl olması gerektiğini" aşılıyor. Bu gibi hikayeler eğlendirmek kadar bunun aşılanması içinde var bildiğin üzere.
 

Süreyya

Süper Mod
Katılım
22 Mar 2020
Mesajlar
14,601
Tepki puanı
5,251
Puanları
113
Konum
Aorist
Cinsiyet
Kadın
Mağarasında yan yana olduğu kadını sahiplenmesi için bir gereksinime ihtiyaç duymuyor erkek.Tek gaye leoparın gece saldırısında piyangonun başkasına vurmasını ummak. Yan yana buluntular elde edilmesi aidiyet hissiyatlarının olduğunu ortaya koyamaz tek başına. Ayrıca babalık kavramı dahi bilinmiyor. Animist ya da pagan inançlarda dahi çocuğun ilişkiden ötürü meydana geldiği bile anlaşılamadığından doğa unsurlarıyla hamile kalan kadın figürleri dolu. Erkeğin kadın ve çocuk üzerinde bir hakk iddiası hiç olmamış bile olabilir. Kaldi ki dönem kadınları tek eşli dahi bile değil. Tek bir erkek için sadakat duyma gereksinimi bile gütmüyor. Yapılan arkeolojik buluntulardan çıkan dna kalıntıları tek bir erkekten soy verme zorunluluğu güdülmediğini de gösteriyor.
Aidat var diye iddia etmedim ki.
Yan yana is yaptiklarinin kanitlari var.
Bir birlik olaraka da ele alabilirsin.
Diger yandan "bencilligin" varolusun baslangincindan bu yana kadar var oldugu görülür.Bu neyi degistirecek?
Aile ana baba kavramlarinda da önemli degil gidilecek konu hakkinda.
(Ki önceki paylasimlarunda komün sistemi ile yasiyorlardi diye belirttin.
Bu da gerekliydi,diger kavimlere karsi güclü durabilmek adina.Gerekirse bir nevi ailesel diyebiliriz)
SOy sop geleneği ile de alakali değil.
Pagan anlayisina uygun bir figur Lilith.
Ibranilerin uydurmaktan cok, adepte ettikleri daha realist görünüyor.

Ne zaman ki tarım başlıyor toprağın sonraki erkeğe aktarılması gerekiyor, işte o vakit "baba" figürüyle tanışıyor insanlık. Bunun içinde kadının kısıtlanması ve kontrol altında tutulması gerekiyor. Bunun nişanesi olarakta icad edilen nedir peki; günümüzün şaşalı törenleri olan "evlilik". Salt bu haliyle bile bu ritüel ataerkil yapıya hizmet eden biir unsur.
Otoritelere getiriyorsun akisi,anliyorum ama bu kadin arketiplerinin evrimlestikce gelistiklerini aciklayamaz.
Yunan mitlerini derinlerine bakmalı. Felsefenin gelişmediği dönemlerde titanların yönettiği kaotik bir zaman da gaia çocuklarını kurtarmak için cronosa taş yediriyor. Bu sayede gücü ele geçiren erkek ataerkil dönüşümün başladığınıda sembolize ediyor. Olimpos a yerleşen üç eril güç dünyayı paylaşıp zamanla kadınlar üzerinde söz hakkı iddia ediyor. Yer yer zeusun uzuvlarından tanrıçalar çıkıyor. Anaerkilin ataerkile dönüşümü filozoflardan önceleri çoktan başlamış olmaktaydı bir bakıma. Hala dur durak bilmeyen zeus yeni keşfedilen bölgelerde ki tanrıçalarla ilişkiye girer ve onlardan türeyen kahramanlar!! yine ibranilerde lilithin çocukları olarak görülecek canavarları yok ediyor. Her hikaye arketipsel olarak anaerkilin özümsenmesini dönüştürülmesini işliyor.
Yunan miti misir mitinden esinlenmistir.
Misirlilar sümerlerden.
M.ö.1000 senesinde yunanlilar finikelilerden yaziyi alinca,orta dogunun mitini de benimsediler.
onlardan sonra romalilar.
Felsefe mitlerden daha eski.
Felsefeyi akdeniz bölgesine indirgememeli.
Öyle ki cogu doga filozoflar tanrilari redermistir.

İbranilerin yaptığı ise Yunan kültürün söylencelerinin aksine bunu bir akide dönüştürüp toplumsal yaşayışa dönüştürmesi. Lilith hikayesi bu bakımdan itaat etmeyen kadının kabul görmeyen tüm özelliklerinin birleşimide. Güç arzulayan, seksi üremenin dışında kendi içinde isteyen,erkeğin zıddı, bereket kadar ölümü de simgeleyen, naiflik kadar kaosu da temsil eden zıtlıkların tamamı. İşte semavi dinler lilith motifini erkek için kabul edilir hale törpülediğinde geriye kalan havva figüru. Bu da arketipsel olarak tarım toplumu erkek çocuklarına "ideal kadının nasıl olması gerektiğini" aşılıyor. Bu gibi hikayeler eğlendirmek kadar bunun aşılanması içinde var bildiğin üzere.
Lilith in varligi sumerlilere dayaniyor.
yunan ve ya ibranik bir figür degil.

Lilith in yaftalanmasindan cok,idsellige dayanan bir aciklama bekliyorum aslina bakarsan.
Zor gibi.
 
Katılım
14 Ağu 2026
Mesajlar
34
Tepki puanı
9
Puanları
8
Yaş
42
Konum
İstanbul
Cinsiyet
Erkek
Aidat var diye iddia etmedim ki.
Yan yana is yaptiklarinin kanitlari var.
Bir birlik olaraka da ele alabilirsin.
Diger yandan "bencilligin" varolusun baslangincindan bu yana kadar var oldugu görülür.Bu neyi degistirecek?
Aile ana baba kavramlarinda da önemli degil gidilecek konu hakkinda.
(Ki önceki paylasimlarunda komün sistemi ile yasiyorlardi diye belirttin.
Bu da gerekliydi,diger kavimlere karsi güclü durabilmek adina.Gerekirse bir nevi ailesel diyebiliriz)
SOy sop geleneği ile de alakali değil.
Pagan anlayisina uygun bir figur Lilith.
Ibranilerin uydurmaktan cok, adepte ettikleri daha realist görünüyor.


Otoritelere getiriyorsun akisi,anliyorum ama bu kadin arketiplerinin evrimlestikce gelistiklerini aciklayamaz.

Yunan miti misir mitinden esinlenmistir.
Misirlilar sümerlerden.
M.ö.1000 senesinde yunanlilar finikelilerden yaziyi alinca,orta dogunun mitini de benimsediler.
onlardan sonra romalilar.
Felsefe mitlerden daha eski.
Felsefeyi akdeniz bölgesine indirgememeli.
Öyle ki cogu doga filozoflar tanrilari redermistir.


Lilith in varligi sumerlilere dayaniyor.
yunan ve ya ibranik bir figür degil.

Lilith in yaftalanmasindan cok,idsellige dayanan bir aciklama bekliyorum aslina bakarsan.
Zor gibi.
Torah ta var olan lilith miti ibrani lerin eseri. Sümer de var olan tanrıça motifi yırtıcı pençeli(muhtemel baykuş teması) oluşuyla ölümün vahşetin kendisi olmakla beraber taşıdığı ank ile de kadın erkek birleşiminden kaynaklanan üretkenliği sembolize ediyor. İbrani ler, Mısır aracılığıyla Yunanlılardan, Babil aracılığıyla da Sümer lerden bu fikirleri devşirerek ortaya kutsal kitaptaki hikaye yi sentezliyor. Elbette lilith ibrani lerden daha eski fakat günümüze kadar gelen yaratılış motifini onlar şekillendiriyor.

Ataerkilde varolan dişi tanrıça kalıbı anaerkilde de varolan yapısıyla korunmuş fakat erkeğin kabul göreceği şekilde süslenerek. Bakire Meryem ve oğlu motifi semavi dinler öncesinde Mısırda da mevcut Hint coğrafyasında da. Sayılamaycak kadar çok pagan tanrı bugün büyük dinler içine azizler ulular vs diye indirgenerek özümsenmiş. Anadolu da lohusa kadınlarının yeni doğmuş bebeklerinin lilith(ya da alkarısı) tarafından alınmaması fikri ibranilerin oluşturduğu hikayenin mirası. Sümerde ki yaradılışta böyle bir görevi yok açıkcası. Gılgamış ın doğayı zaptetmesiyle(ki yerleşik hayatın doğayı artık altettiğinin sembolizmi) lilith medeniyetten uzak bölgelere kaçarak doğanın artık insan için tekinsiz bir yer olmadığı gerçeğini gösterir ki burada ibrani yaradılış hikayesinde olduğu kadar önemli bir görev almamış görünüyor. Lilith ile "yabanıllığın" toplamı temsil ediliyor. Ayrıca o dönemlerden miras kalan ama birilerinin dikkat çekmek istemediği şeylerden biri de tek tanrıcılıkta ki tanrı özelkleri bile dişilik motifleri aracılığıyla yapılması ama eril güçle algılanır olması.

Milyon yıl öncesi dönemde ki o insanımsının nasıl düşündüğünü asla bilemeyeceğiz gibi görünüyor. Fakat bu kadar süredir farkında olmadan başarıyla sürdürdüğü bir sistemin bir anda kökten değişmesiyle(tarım devrimi) doğa da kendi kendine yettiğini düşünen erkek kadına muhtaç kalmanın acziyetiyle hem ona hem onun imgesel motiflerine de saldırmış. Çünkü tarım devrimi sürdüğü müddetçe biliyor ki o eskinin vakur ve özgür tekil yaşamına asla ve asla geri dönemeyecek.Hala günümüz evliliklerinde tatlı tatlı sürtüşmelerin kaynağı olan erkeğin kadın tarafından zaptedilmeye çalışılması da bunun günümüze ulaşmış şekli değildir de nedir. Daha dünya da ilk nefesi aldığı o ilk andan itibaren kadına olan muhtaçlığının travması zamanla ritüellerle arındırılmadığı için eline silah alıp bu aciziyeti bastıracak olan eylemi keşfetti, savaşı. Bu nedenledir ki akan kan durmuyor. Erkeğin savaşı bu kadar arzulamasının sebebi tarım toplumuna geçişte ki travmadan binlerce yıldır kurtulamamış olmasındandır.

Doğa dişildir ve cinsiyet bakımından erkeğin değeri dişi kadar önemli değildir. Gen çeşitlemesi bakımından varolan bir cinsiyet matematiksel olarakta artık yok olmaya başladıda. Gelecek binyıllarda erkek cinsine ihtiyaç kalmayacak ki kadın tekil halde erkeğe ihtiyaç duymadan da üreyebilecek. Bunun temel çalışmaları dahi var. Erkeğin bunu içgüdüsel olarak bilmesi, kadının erkeğe oranla daha değerli oluşunu içten içe bilinmesi önlenemez bir kıskançlık yaratıyor ki bu tarih boyunca kadını örseleyerek sakatlayarak erkeğe muhtaç bir hale sokmasına sebebiyet verdi. Erkek ancak bu sayede zarar gören egosunu kadını kontrol edilir ve ikincil bir sınıfta tutarak bir nebze olsun hafifletiyor. Bunun motiflerinin izlerini birçok hikayeden çıkarabiliyoruz. Güç sahibi olup vahşileşen ve erkek egemen kültüre karşı gelen medusanın erkekleri taşa döndürmesi altedilmek zorunda kalınan bir durumdur erkek için. Bu nedenle kahraman perseus çıkar ve onun kellesini alır, başkaldıran kadın dizginlenmelidir çünkü. Eğitim açısından gerilerde olan inanç temelli asyatik toplumlarda kadınların sırf yaşamda kalabilmek için bile çıkardığı ufacık ses içinkulağı burnu kesilirken medusa hikayesinde geçen durumdan pek fazlası yaşanmıyor. Bunu yapan erkeğin kadını baskılarken ki kahramanvari egosu ise mitsel kahramanları gölgede bırakacak seviyeye dahi çıkabiliyor. Binlerce yıllık bu tarz hikayeler hala yaşanıyor, bunlara eskinin masalları şeklinde bakan kitlelerin sayısı çok kaldığı müddetçe lilith in masumane kaosunun yanında kendi canavarlaşan insanlarımızın kaosu korkunç boyutta kalmaya devam edecek, malesef..
 

Frenk

Elmas Üye
Katılım
13 Ağu 2023
Mesajlar
12,960
Çözümler
1
Tepki puanı
1,905
Puanları
113
Konum
ErenKöy
Cinsiyet
Erkek
Bu kadar uzun uzun şeyleri okuyup yazmaya üşenmemenize hayranım
 

Süreyya

Süper Mod
Katılım
22 Mar 2020
Mesajlar
14,601
Tepki puanı
5,251
Puanları
113
Konum
Aorist
Cinsiyet
Kadın
Torah ta var olan lilith miti ibrani lerin eseri. Sümer de var olan tanrıça motifi yırtıcı pençeli(muhtemel baykuş teması) oluşuyla ölümün vahşetin kendisi olmakla beraber taşıdığı ank ile de kadın erkek birleşiminden kaynaklanan üretkenliği sembolize ediyor. İbrani ler, Mısır aracılığıyla Yunanlılardan, Babil aracılığıyla da Sümer lerden bu fikirleri devşirerek ortaya kutsal kitaptaki hikaye yi sentezliyor. Elbette lilith ibrani lerden daha eski fakat günümüze kadar gelen yaratılış motifini onlar şekillendiriyor.

Ataerkilde varolan dişi tanrıça kalıbı anaerkilde de varolan yapısıyla korunmuş fakat erkeğin kabul göreceği şekilde süslenerek. Bakire Meryem ve oğlu motifi semavi dinler öncesinde Mısırda da mevcut Hint coğrafyasında da. Sayılamaycak kadar çok pagan tanrı bugün büyük dinler içine azizler ulular vs diye indirgenerek özümsenmiş. Anadolu da lohusa kadınlarının yeni doğmuş bebeklerinin lilith(ya da alkarısı) tarafından alınmaması fikri ibranilerin oluşturduğu hikayenin mirası. Sümerde ki yaradılışta böyle bir görevi yok açıkcası. Gılgamış ın doğayı zaptetmesiyle(ki yerleşik hayatın doğayı artık altettiğinin sembolizmi) lilith medeniyetten uzak bölgelere kaçarak doğanın artık insan için tekinsiz bir yer olmadığı gerçeğini gösterir ki burada ibrani yaradılış hikayesinde olduğu kadar önemli bir görev almamış görünüyor. Lilith ile "yabanıllığın" toplamı temsil ediliyor. Ayrıca o dönemlerden miras kalan ama birilerinin dikkat çekmek istemediği şeylerden biri de tek tanrıcılıkta ki tanrı özelkleri bile dişilik motifleri aracılığıyla yapılması ama eril güçle algılanır olması.

Milyon yıl öncesi dönemde ki o insanımsının nasıl düşündüğünü asla bilemeyeceğiz gibi görünüyor. Fakat bu kadar süredir farkında olmadan başarıyla sürdürdüğü bir sistemin bir anda kökten değişmesiyle(tarım devrimi) doğa da kendi kendine yettiğini düşünen erkek kadına muhtaç kalmanın acziyetiyle hem ona hem onun imgesel motiflerine de saldırmış. Çünkü tarım devrimi sürdüğü müddetçe biliyor ki o eskinin vakur ve özgür tekil yaşamına asla ve asla geri dönemeyecek.Hala günümüz evliliklerinde tatlı tatlı sürtüşmelerin kaynağı olan erkeğin kadın tarafından zaptedilmeye çalışılması da bunun günümüze ulaşmış şekli değildir de nedir. Daha dünya da ilk nefesi aldığı o ilk andan itibaren kadına olan muhtaçlığının travması zamanla ritüellerle arındırılmadığı için eline silah alıp bu aciziyeti bastıracak olan eylemi keşfetti, savaşı. Bu nedenledir ki akan kan durmuyor. Erkeğin savaşı bu kadar arzulamasının sebebi tarım toplumuna geçişte ki travmadan binlerce yıldır kurtulamamış olmasındandır.

Doğa dişildir ve cinsiyet bakımından erkeğin değeri dişi kadar önemli değildir. Gen çeşitlemesi bakımından varolan bir cinsiyet matematiksel olarakta artık yok olmaya başladıda. Gelecek binyıllarda erkek cinsine ihtiyaç kalmayacak ki kadın tekil halde erkeğe ihtiyaç duymadan da üreyebilecek. Bunun temel çalışmaları dahi var. Erkeğin bunu içgüdüsel olarak bilmesi, kadının erkeğe oranla daha değerli oluşunu içten içe bilinmesi önlenemez bir kıskançlık yaratıyor ki bu tarih boyunca kadını örseleyerek sakatlayarak erkeğe muhtaç bir hale sokmasına sebebiyet verdi. Erkek ancak bu sayede zarar gören egosunu kadını kontrol edilir ve ikincil bir sınıfta tutarak bir nebze olsun hafifletiyor. Bunun motiflerinin izlerini birçok hikayeden çıkarabiliyoruz. Güç sahibi olup vahşileşen ve erkek egemen kültüre karşı gelen medusanın erkekleri taşa döndürmesi altedilmek zorunda kalınan bir durumdur erkek için. Bu nedenle kahraman perseus çıkar ve onun kellesini alır, başkaldıran kadın dizginlenmelidir çünkü. Eğitim açısından gerilerde olan inanç temelli asyatik toplumlarda kadınların sırf yaşamda kalabilmek için bile çıkardığı ufacık ses içinkulağı burnu kesilirken medusa hikayesinde geçen durumdan pek fazlası yaşanmıyor. Bunu yapan erkeğin kadını baskılarken ki kahramanvari egosu ise mitsel kahramanları gölgede bırakacak seviyeye dahi çıkabiliyor. Binlerce yıllık bu tarz hikayeler hala yaşanıyor, bunlara eskinin masalları şeklinde bakan kitlelerin sayısı çok kaldığı müddetçe lilith in masumane kaosunun yanında kendi canavarlaşan insanlarımızın kaosu korkunç boyutta kalmaya devam edecek, malesef..
Bilgilerinizle ortama kalite ve ışık kattiniz.
Tesekkür ederim.
 
Üst Alt