Aidat var diye iddia etmedim ki.Mağarasında yan yana olduğu kadını sahiplenmesi için bir gereksinime ihtiyaç duymuyor erkek.Tek gaye leoparın gece saldırısında piyangonun başkasına vurmasını ummak. Yan yana buluntular elde edilmesi aidiyet hissiyatlarının olduğunu ortaya koyamaz tek başına. Ayrıca babalık kavramı dahi bilinmiyor. Animist ya da pagan inançlarda dahi çocuğun ilişkiden ötürü meydana geldiği bile anlaşılamadığından doğa unsurlarıyla hamile kalan kadın figürleri dolu. Erkeğin kadın ve çocuk üzerinde bir hakk iddiası hiç olmamış bile olabilir. Kaldi ki dönem kadınları tek eşli dahi bile değil. Tek bir erkek için sadakat duyma gereksinimi bile gütmüyor. Yapılan arkeolojik buluntulardan çıkan dna kalıntıları tek bir erkekten soy verme zorunluluğu güdülmediğini de gösteriyor.
Yan yana is yaptiklarinin kanitlari var.
Bir birlik olaraka da ele alabilirsin.
Diger yandan "bencilligin" varolusun baslangincindan bu yana kadar var oldugu görülür.Bu neyi degistirecek?
Aile ana baba kavramlarinda da önemli degil gidilecek konu hakkinda.
(Ki önceki paylasimlarunda komün sistemi ile yasiyorlardi diye belirttin.
Bu da gerekliydi,diger kavimlere karsi güclü durabilmek adina.Gerekirse bir nevi ailesel diyebiliriz)
SOy sop geleneği ile de alakali değil.
Pagan anlayisina uygun bir figur Lilith.
Ibranilerin uydurmaktan cok, adepte ettikleri daha realist görünüyor.
Otoritelere getiriyorsun akisi,anliyorum ama bu kadin arketiplerinin evrimlestikce gelistiklerini aciklayamaz.Ne zaman ki tarım başlıyor toprağın sonraki erkeğe aktarılması gerekiyor, işte o vakit "baba" figürüyle tanışıyor insanlık. Bunun içinde kadının kısıtlanması ve kontrol altında tutulması gerekiyor. Bunun nişanesi olarakta icad edilen nedir peki; günümüzün şaşalı törenleri olan "evlilik". Salt bu haliyle bile bu ritüel ataerkil yapıya hizmet eden biir unsur.
Yunan miti misir mitinden esinlenmistir.Yunan mitlerini derinlerine bakmalı. Felsefenin gelişmediği dönemlerde titanların yönettiği kaotik bir zaman da gaia çocuklarını kurtarmak için cronosa taş yediriyor. Bu sayede gücü ele geçiren erkek ataerkil dönüşümün başladığınıda sembolize ediyor. Olimpos a yerleşen üç eril güç dünyayı paylaşıp zamanla kadınlar üzerinde söz hakkı iddia ediyor. Yer yer zeusun uzuvlarından tanrıçalar çıkıyor. Anaerkilin ataerkile dönüşümü filozoflardan önceleri çoktan başlamış olmaktaydı bir bakıma. Hala dur durak bilmeyen zeus yeni keşfedilen bölgelerde ki tanrıçalarla ilişkiye girer ve onlardan türeyen kahramanlar!! yine ibranilerde lilithin çocukları olarak görülecek canavarları yok ediyor. Her hikaye arketipsel olarak anaerkilin özümsenmesini dönüştürülmesini işliyor.
Misirlilar sümerlerden.
M.ö.1000 senesinde yunanlilar finikelilerden yaziyi alinca,orta dogunun mitini de benimsediler.
onlardan sonra romalilar.
Felsefe mitlerden daha eski.
Felsefeyi akdeniz bölgesine indirgememeli.
Öyle ki cogu doga filozoflar tanrilari redermistir.
Lilith in varligi sumerlilere dayaniyor.İbranilerin yaptığı ise Yunan kültürün söylencelerinin aksine bunu bir akide dönüştürüp toplumsal yaşayışa dönüştürmesi. Lilith hikayesi bu bakımdan itaat etmeyen kadının kabul görmeyen tüm özelliklerinin birleşimide. Güç arzulayan, seksi üremenin dışında kendi içinde isteyen,erkeğin zıddı, bereket kadar ölümü de simgeleyen, naiflik kadar kaosu da temsil eden zıtlıkların tamamı. İşte semavi dinler lilith motifini erkek için kabul edilir hale törpülediğinde geriye kalan havva figüru. Bu da arketipsel olarak tarım toplumu erkek çocuklarına "ideal kadının nasıl olması gerektiğini" aşılıyor. Bu gibi hikayeler eğlendirmek kadar bunun aşılanması içinde var bildiğin üzere.
yunan ve ya ibranik bir figür degil.
Lilith in yaftalanmasindan cok,idsellige dayanan bir aciklama bekliyorum aslina bakarsan.
Zor gibi.