Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Öyle boş boş sallanıyoruz sen ne yapıyorsun pokemon avazlımnabuyosunuz canını yediklerim
selam, aidiyete " öyle bakamamanız " gerçekte nasıl baktığınızdan bağımsız olarak sizin bakamayışınızla ilintili, gerçekte nasıl bakmanız gerektiğiyle ilgili değil fakat nispi bir kavram olduğu için ki; olmasa bile istediğiniz gibi bakmakta, anlamakta ve yorumlamakta elbette özgürsünüz. Kavramı daha iyi anlamlandırmak için genelde metodolojik olarak kökenine inerimki tam bir bağıntı yakalayabileyim.Ben aidiyete böyle bakmıyorum bakamıyorum sevgili @chemineau ait olmadığını sevemezsin bana göre sahip olmadığına bağlanamazsın.
Örneğin Türksün sana şerefli bir his gibi gelir o ırka aitsin bu vatanın sahibisin bağlanırsın ne kadar uzağa da gitsen o bağ seni çeker seversin
Evine bağlanırsın senindir, ailene bağlanırsın aidiyet hissetmediğin yabancıdır. Bir yabancıya kırılmazsın bir hırsıza kızamazsın gibi gibi gibi eldir
“Aidiyet” kelimesinin etimolojik kökeni Arapçadır.
- Arapça köken: “ʿīdiye / ʿīdiyya” (عِيدِيَّة) değil, doğrudan “ʿīda / ʿīdiyyat” kökünden gelir. Temel kök ise “ʿawd / ʿāda” (عود / عاد) yani dönmek, tekrar etmek, ait olmak, geri dönmek anlamlarını taşır.
- Türkçeye geçiş: Osmanlı Türkçesinde “ʿîdiyyet” (عیدیت) biçiminde kullanılmıştır.
- Anlam gelişimi:
- “Ait olma, ilişiklik, bağlantı” anlamı taşıyan ‘ʿîdiyyet’ zamanla Türkçede “aidiyet” şeklinde yerleşmiştir.
- Günümüzde “bir gruba, topluma, yere veya düşünceye ait olma durumu” anlamıyla kullanılmaktadır.
Özetle:
Aidiyet ← Arapça “ʿîdiyyet” ← “ʿawd / ʿāda” (ait olmak, geri dönmek, bağlı olmak).
Kısaca ; İrlanda'yı sevebilirsin ama onun uğruna savaşmazsın senin değil. Oradaki savaş için üzülebilirsin insani duygudur ama kendi ülkendeki savaş seni kahreder ve ülken için bir şeyler yapmaya çalişirsin ait olma böyle bir şeydir. Elbette sevgilini de seversin aidiyet hissetmediğin birini şehvetle öpemezsin ya da uğruna bir şeylerden feragat etmezsin. Annen de böyle evin de böyle... İnsan bir yere ait olmalı o hissi yaşamadan yalnızdır. Evli olmak ile sevgili olmak arasında bağ ve aidiyet anlamında pek fark yok neyi ne kadar hissettiğinde ilintili. Resmiyete bindikten sonra soybağına da ait hissedersin ve sorumluluklarını alırsın. Nitekim birileri ya da bir şeyler için oraya hissettiğin aidiyet ve sahiplenme kadar vefa gösterir, kırılır, uğrunda bir şeyler yaparsınselam, aidiyete " öyle bakamamanız " gerçekte nasıl baktığınızdan bağımsız olarak sizin bakamayışınızla ilintili, gerçekte nasıl bakmanız gerektiğiyle ilgili değil fakat nispi bir kavram olduğu için ki; olmasa bile istediğiniz gibi bakmakta, anlamakta ve yorumlamakta elbette özgürsünüz. Kavramı daha iyi anlamlandırmak için genelde metodolojik olarak kökenine inerimki tam bir bağıntı yakalayabileyim.
tümcelerin içeriğini ayırarak cımbızla kelime seçmek pek tarzım değil fakat tespitler çok hoşuma gitti, septik yapıma uygun olarak bir kaç suâl yönelteyim.
" ait olmadığını sevemezsin "
soyutsal bir kavram olarak ele alırsak, "ait olduğuna" nasıl emin olabilirsin? , somut anlamda ise örnek bâbında buna evlilik dersek, evli olmadan sevemez misin? yahut, sevgiliyken henüz resmi imzalar atılmamışken adı konulmamış bir duygusal bağlantı hiç yaşamadınız mı? ruhsal bir bağlantı yaşanıp iki tarafta bunu hissettiğinde görünmez zincirlerle mi bağlılık yaşanıyor? yoksa, doğanın getirdiği kanunlar çerçevesinde acıktığında çiğ çiğ insan eti yiyebilecek ve yiyen bir canlı türü için böylesine iddialı bir tasavvurda bulunmak noksanlığın getirdiği bir zihinsel dilemma mı?
biraz fazla soru yönelttiğimin farkındayım, kısaca aradığım mantıksal çelişkiler boyutunda yapılan tasfirin ne denli "doğru" olabileceği
anlık bir fikir, düşünce veya hisle yazılmış olabilir, çok önemli "doğru" veya "yanlış" olması, anlamaya çalıştığım husus "ait olmadığını sevemezsinin" tam bir açıklaması olabilir.
"sahip olmadığına bağlanamazsın"
yapamazsın, edemezsin gibi kesinlik belirtilen durumlarda görecelilik olmaması gerekir, şarttır. yapılan tespite anti-tez olarak ise bir çok örnek daha tespiti okurken zihnimizde canlanıyor. eğer bu iki cümleyi tespit veya hissin doğrultusunda açıklayabilirsen, neden baştan başa kevser akan gül kokan bir kalbin filizi gibi çelişkiye dem vurmak istediğimi anlatayım.
platonik aşklar, fanatik futbol kulübü taraftarları, hayran kültürü gibi olgular, karşıdakinin temelde ne olduğundan bağımsız olarak kendilerinde yarattığı hisleri severler. ait olma, sahip olma bir neden-sonuç ilişkisi ile açıklanabilir ama burada dikkat edilmesi gereken yegane unsur " tutkunun içeriği değil, kendisidir. " içeriği bir neden, kendisi ise sonuçtur. insan olmanın en büyük alâmetidir, tutku.
Uykunu mu getirdisesi yolculukta dinlerken aklıma ilk "ashabı keyf" anlatısı geldi fakat ilk defa bu kıssadan hisseyi duydum. ses tonuna odaklanmaktan içeriği biraz kaçırmıştım fakat tekrar dinleyince; anlatılan alegori 'de verilen mesaj gayet net üzerine söz söylenip bir yorumda bulunmak manâsız çünkü mesaj verilmek için yazılan bir içerik daha çok ses tonundan bahsedeyim, hikaye anlatımına gayet uygun iletişim kurarken kapılmamak için dikkatli olmak lazım..
Hayır, bir tahriş oldum. Mağarada yaşayan er kişisi olarak uzun zamandan beri dişi sesi işitmeyince etkilemiş olsa gerekUykunu mu getirdi
#11680
benim tahriş fiziksel değil, zihinsel. onu tedavi edebilecek henüz bir merhemle karşılaşmadım, hem kanser hastası olmuş bir bireye aspirinle müdahale etmeye yeltenmek ametörlük olurdu.
İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Forumsal.org adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K' nın 125. Maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Forumsal.Org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler Bize ulaşın linkimizden veya info@forumsal.org mail adresinden bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.