Biliyorum çoğunuz okumayacak ama ben sadece içimde ki boşluğu doldurmak biraz olsun içimi dökmek için yazmak istiyorum.
Boncuk'tan önce Zeytin adında siyah bir kedi sahiplenmiştim. Daha sonra da Kömür adında bir köpek sahiplendim. İkisinide çok seviyorduk ve onların bizim yuvamızda mutlu oldukları hissediyorduk. Bir gün gece uyurken bir yavru kedi sesi duyduk deli gibi bağırıyor adeta yardım çığlıkları atıyordu. Gece uykumuzu bölen bu sese ne ben nede eşimin vicdanı kayıtsız kalamazdı ve kalmadıda. Elimizde cep telefonu flaşları sesin geldiği yerleri aradık durduk. Ses geliyor ama bir türlü yerini tespit edemiyorduk. Belki 1 saat kadar sesin geldiği noktayı bulmaya çalışmış ama bulamamıştık. Daha sonra ses kesilince bizde mecburen aramaya son vermiştik. Tabi eve gidince aklımız orda kalmıştı ama elden de gelecek hiçbir şey yoktu.

Sabah olunca ben işe gittim ve akşam eve döndüğümde kediyi görünce şaşırmıştım. Eşim Kömür'ü gezdirirken kedi başka bir yerde görmüş. Gözleri iltihaptan kapanmış ve uzun zamandır hiçbir şey yemediği için kaburgaları sayılır şekilde. Dezenfektan ile bir güzel gözünü temizleyip göz damlaları ile gözünü kurtarmaya çalıştık. Ölecek gibi duruyordu yavrum. Hiç umudumuz olmasa da hiçbir şey yapmadan durmak yapımızda yoktu. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık ve bir mucize hayata tutunmuştu.
İltihabı temizledikten sonra gözleri boncuk gibi ortaya çıkmıştı ama maalesef perdeli gözleri görmüyordu. Daha sonra sağ gözü komple eridi. Boncuk gözlerinde tek bir tanesi görmesede erimemiş şekilde duruyordu. Gözlerinden almıştı canım yavrum ismini... Boncuk.

Görmeyen gözlerine göz olmaya çalıştık. Gözleri yoktu ama bitmeyen bir enerjisi vardı. O kadar enerjikti ki o gittikten sonra anladık aslında ne kadar sessiz bir hayatımız olduğunu. O gidince bütün odalar, bütün ev sessizliğe bürünmüştü. Onun yokluğu sessizliğin sesi olmuştu bizim için.
Bahtsız kızımın başına hep kötü şeyler geliyordu. Önce kısırlaştırma ameliyatında narkoz ağır gelmiş haftalarca hayata tutundurmaya çalışmış korkular içinde şifasına kavuşturmuştuk. Daha sonra ağır hasta olmuş ve gene veterinerlerde onu hayata döndürmüştük. Bu sonra olaydan sonra sağ tarafta eriyen gözünün enfeksiyon yaptığını sağ gözünün komple temizlenmesi gerektiğini öğrendik. Sağ gözünden ameliyat olmak zorunda kaldı.
,
Ameliyat başarılı geçmiş ameliyat sonrasında da bir sıkıntı olmamıştı. Artık kuzum bütün hastalıklardan kurtulmuştu. O kadar badire atlatmıştı ve ne kadar güçlü bir kedi olduğunu kanıtlamıştı. Ama ne kadar kısırda olsa dışarı kaçmak eyleminden vazgeçmiyordu. Biz insanlık hali dalgınlık bir pencere yada kapı açık unutabiliyorduk. Bu sefer çok küçük bir arada gene sinsi bir şekilde kaçmıştı. Günlerce aradımıştık ama bulamamıştık. Sonra komşumuza sorunca onlar tarif ettiğimiz kediyi 2 gün önce parçalanmış halde (köpekler tarafından) bulup çöpe attıklarını söylediler. Bizim kedimiz olduğunu bilmedikleri için de söylememişler.
O kara haberi almak bu zamana kadar aldığım en kötü haberdi. Başıma kaynar sular boşaldı. Haftalardır kızım için ağlıyorum. Her yerde her oda da onu görüyorum her kedi sesinde onu arıyorum. Boşluğunu doldurması için kör bir yavru kedi bile aldık. Bir görseniz aynı ona benziyor ama Boncuk'un yerini hiçbir şey tutmuyor. Günlerdir ağlıyoruz, günlerdir mutsuz bir şekilde yaşamaya çalışıyoruz. Evladımmış bilememişim. Onu çok özlüyorum ve onu bir daha göremeyecek olmanın dehşeti ile yanıp tutuşuyorum. Ondan geriye sadece videolar ve fotoğraflar kaldı.
Onu çok seviyorum ve unutamıyorum.
Boncuk'tan önce Zeytin adında siyah bir kedi sahiplenmiştim. Daha sonra da Kömür adında bir köpek sahiplendim. İkisinide çok seviyorduk ve onların bizim yuvamızda mutlu oldukları hissediyorduk. Bir gün gece uyurken bir yavru kedi sesi duyduk deli gibi bağırıyor adeta yardım çığlıkları atıyordu. Gece uykumuzu bölen bu sese ne ben nede eşimin vicdanı kayıtsız kalamazdı ve kalmadıda. Elimizde cep telefonu flaşları sesin geldiği yerleri aradık durduk. Ses geliyor ama bir türlü yerini tespit edemiyorduk. Belki 1 saat kadar sesin geldiği noktayı bulmaya çalışmış ama bulamamıştık. Daha sonra ses kesilince bizde mecburen aramaya son vermiştik. Tabi eve gidince aklımız orda kalmıştı ama elden de gelecek hiçbir şey yoktu.

Sabah olunca ben işe gittim ve akşam eve döndüğümde kediyi görünce şaşırmıştım. Eşim Kömür'ü gezdirirken kedi başka bir yerde görmüş. Gözleri iltihaptan kapanmış ve uzun zamandır hiçbir şey yemediği için kaburgaları sayılır şekilde. Dezenfektan ile bir güzel gözünü temizleyip göz damlaları ile gözünü kurtarmaya çalıştık. Ölecek gibi duruyordu yavrum. Hiç umudumuz olmasa da hiçbir şey yapmadan durmak yapımızda yoktu. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık ve bir mucize hayata tutunmuştu.
İltihabı temizledikten sonra gözleri boncuk gibi ortaya çıkmıştı ama maalesef perdeli gözleri görmüyordu. Daha sonra sağ gözü komple eridi. Boncuk gözlerinde tek bir tanesi görmesede erimemiş şekilde duruyordu. Gözlerinden almıştı canım yavrum ismini... Boncuk.

Görmeyen gözlerine göz olmaya çalıştık. Gözleri yoktu ama bitmeyen bir enerjisi vardı. O kadar enerjikti ki o gittikten sonra anladık aslında ne kadar sessiz bir hayatımız olduğunu. O gidince bütün odalar, bütün ev sessizliğe bürünmüştü. Onun yokluğu sessizliğin sesi olmuştu bizim için.
Bahtsız kızımın başına hep kötü şeyler geliyordu. Önce kısırlaştırma ameliyatında narkoz ağır gelmiş haftalarca hayata tutundurmaya çalışmış korkular içinde şifasına kavuşturmuştuk. Daha sonra ağır hasta olmuş ve gene veterinerlerde onu hayata döndürmüştük. Bu sonra olaydan sonra sağ tarafta eriyen gözünün enfeksiyon yaptığını sağ gözünün komple temizlenmesi gerektiğini öğrendik. Sağ gözünden ameliyat olmak zorunda kaldı.
,Ameliyat başarılı geçmiş ameliyat sonrasında da bir sıkıntı olmamıştı. Artık kuzum bütün hastalıklardan kurtulmuştu. O kadar badire atlatmıştı ve ne kadar güçlü bir kedi olduğunu kanıtlamıştı. Ama ne kadar kısırda olsa dışarı kaçmak eyleminden vazgeçmiyordu. Biz insanlık hali dalgınlık bir pencere yada kapı açık unutabiliyorduk. Bu sefer çok küçük bir arada gene sinsi bir şekilde kaçmıştı. Günlerce aradımıştık ama bulamamıştık. Sonra komşumuza sorunca onlar tarif ettiğimiz kediyi 2 gün önce parçalanmış halde (köpekler tarafından) bulup çöpe attıklarını söylediler. Bizim kedimiz olduğunu bilmedikleri için de söylememişler.
O kara haberi almak bu zamana kadar aldığım en kötü haberdi. Başıma kaynar sular boşaldı. Haftalardır kızım için ağlıyorum. Her yerde her oda da onu görüyorum her kedi sesinde onu arıyorum. Boşluğunu doldurması için kör bir yavru kedi bile aldık. Bir görseniz aynı ona benziyor ama Boncuk'un yerini hiçbir şey tutmuyor. Günlerdir ağlıyoruz, günlerdir mutsuz bir şekilde yaşamaya çalışıyoruz. Evladımmış bilememişim. Onu çok özlüyorum ve onu bir daha göremeyecek olmanın dehşeti ile yanıp tutuşuyorum. Ondan geriye sadece videolar ve fotoğraflar kaldı.
Onu çok seviyorum ve unutamıyorum.