Kaldırımlar – Necip Fazıl Kısakürek | Şiirin Anlamı ve Tahlili

Chen

🍂
Forum Sorumlusu
Katılım
9 Ocak 2020
Mesajlar
49,054
Çözümler
4
Tepki puanı
15,454
Puanları
113
Konum
.
Cinsiyet
Kadın

Kaldırımlar – Necip Fazıl Kısakürek



“Kaldırımlar”, Necip Fazıl Kısakürek’in
yalnızlık, bunalım ve iç hesaplaşma temalarını
en güçlü şekilde yansıttığı şiirlerinden biridir.
Şair bu şiirde, insanın iç dünyasındaki karanlığı
simgesel bir mekân üzerinden anlatır.

Kaldırımlar, şiirde sadece bir mekân değil;
şairin ruh hâlini yansıtan
karanlık ve tekinsiz bir yol arkadaşıdır.



Kaldırımlar Şiirinden Seçili Dizeler



Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık
Evimin yolu derin bir uçurumdan geçiyor

📌 *Bu dizeler, şiirin ruhunu yansıtmak amacıyla
alıntı olarak paylaşılmıştır.*



Kaldırımlar Şiirinin Anlamı



Şiirde “kaldırımlar”,
şairin yalnızlığını ve iç sıkıntısını simgeler.
Şair, toplumdan kopmuş,
kendi iç dünyasına kapanmış bir birey olarak
karanlık sokaklarda yürür.

Bu yürüyüş, fiziksel bir hareketten çok,
ruhsal bir yolculuktur.
Şair, insanın kalabalıklar içinde bile
nasıl yalnız kalabildiğini anlatır.

Karanlık, gece, sokak ve yol imgeleri,
şiirin genel atmosferini oluşturur
ve okuyucuda bunaltıcı bir etki bırakır.



Kaldırımlar Şiirinin Kısa Tahlili



• Kaldırımlar → Yalnızlık ve iç sıkıntısı
• Gece → Ruhsal karanlık
• Yürüyüş → İçsel arayış

Necip Fazıl, bu şiirde
bireyin varoluşsal sancılarını
yoğun imgelerle ifade eder.
Şiirin dili sert, karanlık ve çarpıcıdır.

“Kaldırımlar”,
Cumhuriyet dönemi Türk şiirinde
bireyin iç dünyasını merkeze alan
önemli eserlerden biri olarak kabul edilir.



Genel Değerlendirme



“Kaldırımlar”, insanın
yalnızlıkla yüzleşmesini,
kendi iç karanlığında kayboluşunu anlatır.
Şair, bu şiirle okuyucuyu
kendi iç dünyasıyla baş başa bırakır.

Bu yönüyle şiir,
Türk edebiyatında
psikolojik derinliği en güçlü şiirlerden biridir.


Şiir



Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında,
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa karışan noktasında
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık,
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
Bu gece yarısında iki kişi uyanık:
Biri benim, biri de uzayan kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor,
Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler.
Simsiyah camlarını üzerime dikiyor
Gözleri çıkarılmış bir ama gibi evler.

Kaldırımlar, ızdırap çekenlerin annesi,
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur ses kesilince sesi,
Kaldırımlar, içimde uzayan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek bir kucakta,
Ben bu kaldırımların istediği çocuğum.
Aman, sabah olmasın bu karanlık sokakta,
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum.

Ben gideyim yol gitsin, ben gideyim yol gitsin,
İki yanımdan aksın bir sel gibi fenerler.
Tak... tak... ayak sesimi aç köpekler işitsin.
Yolumun takı olsun zulmetten taş kemerler.

Ne ışıkta gezeyim, ne göze görüneyim,
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları.
Islak bir yorgan gibi iyice bürüneyim,
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem taşlara boydan boya,
Alsa bu soğuk taşlar alnımdaki ateşi.
Dalıp sokaklar kadar esrarlı bir uykuya
Ölse kaldırımların kara sevdalı eşi.




Bu içerik Forumsal genel forum topluluğunda paylaşılmıştır.
Benzer şiirler ve edebî paylaşımlar için
Genel Forum alanını ziyaret edebilir
veya ücretsiz üye olarak tartışmalara katılabilirsiniz.

Bu şiir hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
Forumsal’a katılarak görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.
 
Moderatörün son düzenlenenleri:
Üst Alt