iki fıkra düştü zihnime pek severim kendilerini destan olsa bu kadar dolu içerikleri olmaz hani....
adamın biri bir balıkçı köyünde yaşarmış, balıkçılık yaparak geçinirmiş. bir gün müjdeci hristiyan bir vaizi dinlemeye gider gezici kiliseye. çıkışta doğruca yahudi bir arkadaşının yanına gidip yumruğu alnına çakar. yahudi şaşkın tabii "ne oluyor arkadaşım" diye sorar. balıkçı "siz bizim peygamberimizi çarmıha çakmış, öldürmüşsünüz" der... yahudi şaşkın "yahu bu bin yıllar önce oldu bana niçin şimdi vuruyorsun" der. balıkçının cevabı şöyle;
-olsun der, ben bunu bugün duydum...
ikincisi yine adamın biri bir ovada dalgınlıkla dolaşırken bir su kuyusuna düşerken son anda kenardaki tuğlays tutunuverir ve bağırmaya başlar;
-kimse yok mu? kimse yok mu? imdat, kimse yok mu?... böyle onlarca yüzlerce defa seslenir ama cevap alamaz uzun süre. sonra aniden tanrı'nın sesini duyar;
-tamam kulum çok eziyet çektin, bırak elini ölünce seni cennetime alacağım, daha fazla eziyet çekme, der...
adam durur ve düşünür ve sonrasında basar çığlığı yeniden;
-başka kimse yok mu?
öyle işte dostlar bu dünyada insanlar için çeşitli çıkışlar vardır, hepsi için ayrı ayrı bir başka anlamlandırma metodu ama son tahlilde insan acizdir muhtaçtır "birbirlerine" çok fazla artizlik yapmamalıdır....
adamın biri bir balıkçı köyünde yaşarmış, balıkçılık yaparak geçinirmiş. bir gün müjdeci hristiyan bir vaizi dinlemeye gider gezici kiliseye. çıkışta doğruca yahudi bir arkadaşının yanına gidip yumruğu alnına çakar. yahudi şaşkın tabii "ne oluyor arkadaşım" diye sorar. balıkçı "siz bizim peygamberimizi çarmıha çakmış, öldürmüşsünüz" der... yahudi şaşkın "yahu bu bin yıllar önce oldu bana niçin şimdi vuruyorsun" der. balıkçının cevabı şöyle;
-olsun der, ben bunu bugün duydum...
ikincisi yine adamın biri bir ovada dalgınlıkla dolaşırken bir su kuyusuna düşerken son anda kenardaki tuğlays tutunuverir ve bağırmaya başlar;
-kimse yok mu? kimse yok mu? imdat, kimse yok mu?... böyle onlarca yüzlerce defa seslenir ama cevap alamaz uzun süre. sonra aniden tanrı'nın sesini duyar;
-tamam kulum çok eziyet çektin, bırak elini ölünce seni cennetime alacağım, daha fazla eziyet çekme, der...
adam durur ve düşünür ve sonrasında basar çığlığı yeniden;
-başka kimse yok mu?
öyle işte dostlar bu dünyada insanlar için çeşitli çıkışlar vardır, hepsi için ayrı ayrı bir başka anlamlandırma metodu ama son tahlilde insan acizdir muhtaçtır "birbirlerine" çok fazla artizlik yapmamalıdır....