Hüseynik’ten Çıktım Şehir Yoluna Türküsünün Hikayesi
Hüseynik’ten Çıktım Şehir Yoluna türküsü, Elazığ’ın Hüseynik köyünde yaşanan
derin bir ayrılığın, içe işleyen bir hasretin hikâyesini anlatır.
Bu türkü, ardına bakmadan yola çıkan bir gencin kalbinde taşıdığı sızının sesidir.
Yola Düşen Bir Genç
Hüseynik sabahları sessizdir. O gün de öyledir.
Genç adam, köyün dar yollarından ağır adımlarla çıkar.
Arkasında ana ocağı, çocukluğu, sevdiği ve alıştığı her şey kalır.
Önünde ise bilinmeyen bir şehir, yabancı sokaklar ve koca bir yalnızlık vardır.
Ayrılığın Sessizliği
Köyden uzaklaştıkça yüreği ağırlaşır.
Şehir yolu uzundur ama hasret daha uzundur.
Geri dönüp bakmak ister, fakat bilir ki bir kez çıkanın dönüşü kolay olmaz.
Bu sessizlik, türkünün her dizesine sinmiş bir vedadır.
Gurbet ve Hasret
Şehir, ona umut vaat eder ama kalbini ısıtmaz.
Taş binalar, kalabalık sokaklar Hüseynik’in sıcaklığını vermez.
Gurbette geçen her gün, köyde kalanlara duyulan özlemi büyütür.
Türkü, işte bu özlemin dilidir.
Bir Türküye Dönüşen Yol
Hüseynik’ten çıkılan o yol, sadece bir şehir yoluna değil,
hayatın zor tarafına açılır.
Genç adamın içindeki sızı, zamanla söz olur, ezgi olur, türkü olur.
Ve bu türkü, gurbete düşen herkesin hikâyesine karışır.
Son Söz
Hüseynik’ten Çıktım Şehir Yoluna türküsü,
bir köyden ayrılan tek bir insanın değil;
ekmek parası, umut ya da kader uğruna yola düşen
binlerce insanın ortak hikâyesidir.
Hüseynik’ten Çıktım Şehir Yoluna türküsü, Elazığ’ın Hüseynik köyünde yaşanan
derin bir ayrılığın, içe işleyen bir hasretin hikâyesini anlatır.
Bu türkü, ardına bakmadan yola çıkan bir gencin kalbinde taşıdığı sızının sesidir.
Yola Düşen Bir Genç
Hüseynik sabahları sessizdir. O gün de öyledir.
Genç adam, köyün dar yollarından ağır adımlarla çıkar.
Arkasında ana ocağı, çocukluğu, sevdiği ve alıştığı her şey kalır.
Önünde ise bilinmeyen bir şehir, yabancı sokaklar ve koca bir yalnızlık vardır.
Ayrılığın Sessizliği
Köyden uzaklaştıkça yüreği ağırlaşır.
Şehir yolu uzundur ama hasret daha uzundur.
Geri dönüp bakmak ister, fakat bilir ki bir kez çıkanın dönüşü kolay olmaz.
Bu sessizlik, türkünün her dizesine sinmiş bir vedadır.
Gurbet ve Hasret
Şehir, ona umut vaat eder ama kalbini ısıtmaz.
Taş binalar, kalabalık sokaklar Hüseynik’in sıcaklığını vermez.
Gurbette geçen her gün, köyde kalanlara duyulan özlemi büyütür.
Türkü, işte bu özlemin dilidir.
Bir Türküye Dönüşen Yol
Hüseynik’ten çıkılan o yol, sadece bir şehir yoluna değil,
hayatın zor tarafına açılır.
Genç adamın içindeki sızı, zamanla söz olur, ezgi olur, türkü olur.
Ve bu türkü, gurbete düşen herkesin hikâyesine karışır.
Son Söz
Hüseynik’ten Çıktım Şehir Yoluna türküsü,
bir köyden ayrılan tek bir insanın değil;
ekmek parası, umut ya da kader uğruna yola düşen
binlerce insanın ortak hikâyesidir.