Gılmamış Destanı ve Semavi Dinler Benzerliği

Era

𝖄𝖚𝖟𝖚𝖐𝖑𝖊𝖗𝖎𝖓 𝕰𝖋𝖊𝖓𝖉𝖎𝖘𝖎
Bronz Üye
Katılım
6 Eyl 2026
Mesajlar
355
Tepki puanı
157
Puanları
43
Yaş
40
Konum
Ayrık Vadi
Cinsiyet
Erkek
Gılgamış Destanı tablete yazılı ilk destandır. Sümer tabletlerinde ki tufan hikayesi Tevrat anlatılarından yaklaşık 1000 yıl kadar önce yazılmıştır. Yani semavi dinler ortaya çıkmadan tam 1000 sene önce. Sümerlerin dini inanışlarının pek çoğunun semavi dinlerde görülmesi dikkat çekici bir olaydır.

1789162466013.png

Gılgamış, Uruk kralıdır ve gücüne güvenen, kibirli bir hükümdardır. Tanrılar onu dengelemek için Enkidu’yu yaratır. İkisi önce rakip olur, sonra çok yakın dost hâline gelir. Birlikte çeşitli maceralara atılırlar; ancak Enkidu’nun ölümü Gılgamış’ı derinden sarsar. Ölümden korkan Gılgamış, ölümsüzlüğü aramaya çıkar. Utnapiştim’den hayatın sırrını öğrenir fakat sonunda insanın ölümden kaçamayacağını kabul eder.

Büyük tufandan bahseder ve tufandan korunmak için bir gemi yapılışından bahseder. Utnapiştim’in anlattığı tufan hikayesi, Nuh Tufanı anlatısıyla dikkat çekici benzerlikler taşır. Lokman hekimin ölümsüzlük arayışı ise benzer özelliklerden birisidir. Her ikiside ölümsüzlüğü arar ama bulamazlar. İlahi güçlerin insanlara ceza olarak felaketler göndermesi de semavi dinlerle benzerlik gösterir.
 

Fluffy

𝓔𝓰𝓵𝓮𝓷 𝓖𝓾𝔃𝓮𝓵𝓲𝓶
Elmas Üye
Katılım
28 Şub 2023
Mesajlar
31,828
Çözümler
1
Tepki puanı
4,209
Puanları
113
Yaş
36
Konum
Miuw
Cinsiyet
Kadın
1789194433753.png tamam gılmasın o zaman yatsıyı gılmadan yatmış
 

forumtutkunu

Elmas Üye
Katılım
18 Şub 2021
Mesajlar
11,165
Çözümler
2
Tepki puanı
1,505
Puanları
113
Konum
Türkiye
Cinsiyet
Erkek
40 gün 40 gece sevişmişler kısmı nerede 😀
 

Era

𝖄𝖚𝖟𝖚𝖐𝖑𝖊𝖗𝖎𝖓 𝕰𝖋𝖊𝖓𝖉𝖎𝖘𝖎
Bronz Üye
Katılım
6 Eyl 2026
Mesajlar
355
Tepki puanı
157
Puanları
43
Yaş
40
Konum
Ayrık Vadi
Cinsiyet
Erkek
Katılım
14 Ağu 2026
Mesajlar
188
Tepki puanı
50
Puanları
28
Yaş
42
Konum
Geçmiş,Şimdi,Gelecek
Cinsiyet
Erkek
Sümer öncesi döneme ait yazılı kayıtlar bulunamadığından Sümer'e bu kadar endeksliyiz. Dinlerin ana kaynağı Sümer olamaz gibime geliyor, Sümer'in tarihe katkısı, kendinden önce ki yaşayan bizim haberdar olamadığımız, onların ise yakın geçmişlerinden ötürü haberdar olduğu diğer toplumların tecrübelerini derleyip harmanlayarak, sentez üst bir medeniyet kurup, bunu kil tabletlere yazıp geleceğe kaynak olarak bırakmaları. Klasik tarih anlatısında tarımla başlayan medeniyetin Sümer gibi zirve noktalara ulaşabilmesi için ciddi zamanlar gerektirmesi. Ama Sümerler tarım devrimine bu denli yakınken bir anda gelişmişliğin zirvesinde bir halde iken tarih sahnesine çıkıyor. Dinlerin bir kaynağı var ise bu muhtemeldir Sümer öncesi döneme ait çağlara ait olmalı.

İlginç olan bir diğer durum da tufan hikayesinin dünyanın dört bir yanına dağılmış birbirlerinden farklı zamanlarda yaşamış ya da yok olmuş ikiyüzden fazla toplumun kültürel hafızasında olması. Bu etkiyi tek başına Sümer'ler varedemez gibi. Çünkü Amerika kıtalarında ki medeniyetlerin Sümer'le bilinen hiçbir etkileşimleri yok. Karadeniz'in oluşumu fikrinin tufan olarak insanlık hafızasına kazınması, dünyaya yayılması da pek olası değil. Buna en mantıklı bilimsel açıklama son buzul çağının kabaca on bin yıl önce bitmesi ve eriyen buzullarla değişen kıyı kesimlerinde ki birbirinden bağımsız toplumların tufanvari sorunları bölgesel olarak yaşamaları. Jeolojik olarak bu desteklenebilende bir durum.
 

Era

𝖄𝖚𝖟𝖚𝖐𝖑𝖊𝖗𝖎𝖓 𝕰𝖋𝖊𝖓𝖉𝖎𝖘𝖎
Bronz Üye
Katılım
6 Eyl 2026
Mesajlar
355
Tepki puanı
157
Puanları
43
Yaş
40
Konum
Ayrık Vadi
Cinsiyet
Erkek
Burada bence önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. “Sümerler dinlerin kaynağıdır” demek ne kadar iddialıysa, Sümerlerin kendinden önceki toplumların bütün dini anlatılarını sadece derleyip yazıya geçirdiğini söylemek de o kadar kesin bir çıkarım. Çünkü Sümerlerden önceki dönemlerin yazılı kaynakları elimizde olmadığı için ne bildiklerini, hangi hikayeleri devraldıklarını ve hangilerini kendilerinin oluşturduğunu tam olarak bilmiyoruz. Ama tufan meselesi gerçekten bu tartışmanın en güçlü taraflarından biri. Çünkü tufan anlatılarının yalnızca Mezopotamya'da değil, birbirinden bağımsız çok farklı coğrafyalarda ortaya çıkması, “Sümerlerden yayıldı” açıklamasını tek başına yeterli olmaktan çıkarıyor. Özellikle seninde söylediğin gibi Amerika kıtasındaki toplumlarda da benzer anlatıların bulunması bu açıdan oldukça dikkat çekici. Burada son buzul çağının sona ermesi ve deniz seviyelerindeki yükseliş de ciddi şekilde hesaba katılmalı. Yaklaşık 10-12 bin yıl önce iklimin değişmesiyle kıyı bölgelerinde yaşayan toplulukların büyük su baskınları ve yaşam alanlarının yok olması gibi olaylar yaşamış olması gayet mümkün. Bunların nesiller boyunca sözlü olarak aktarılıp binlerce yıl sonra farklı kültürlerde farklı “tufan” hikâyelerine dönüşmesi, bana Sümerlerin bütün bu hikâyelerin kaynağı olduğunu söylemekten çok daha makul geliyor. Zaten Gılgamış'taki Utnapiştim anlatısının Nuh anlatısından çok daha eski yazılı bir örnek olması da önemli. Bu, Nuh kıssasının doğrudan Gılgamış'tan alındığını kanıtlamaz; fakat tufan motifinin İbrani anlatısından çok daha eski olduğunu kesin şekilde gösterir. Bence asıl ilginç soru “Sümerler bu hikâyeyi nereden aldı?” sorusu. Çünkü yazının ortaya çıkmasından önce binlerce yıl boyunca insanların sözlü gelenekleri vardı. Sümer tabletleri belki de buzdağının görünen kısmı. Biz bugün sadece yazıya geçirilmiş kısmı görebiliyoruz; ondan önceki binlerce yıllık kültürel hafızanın büyük bölümü ise doğal olarak kayboldu yada hiç yazılmadı. Daha önceleri kulaktan kulağa yayılan hikayelerin ilk yazılı durağı Sümerlerdi. Burada ki çıkarımımız ise bunun her zaman bir sır olarak kalacak olabilmesi.

Kısacası Sümerleri her şeyin başlangıcı olarak görmek yerine, insanlığın çok daha eski kültürel hafızasının bize ulaşabilmiş en eski yazılı tanıklarından biri olarak görmek daha doğru bence.
 
Katılım
14 Ağu 2026
Mesajlar
188
Tepki puanı
50
Puanları
28
Yaş
42
Konum
Geçmiş,Şimdi,Gelecek
Cinsiyet
Erkek
İlk üç cümlene istinaden; Edebiyat, matematik, geometri, hukuk,mimari, tarım, mühendislik, astronomi gibi alanlarda döneminin çok çok ilerisi işler başarmış bir toplum bunları asırlara varan bir birikim sağlamadan başaramaz. Klasik tarih bize oldu bitti tarzında yedirmeye çalışıyor. Görece ilkel çağlara bu kadar yakın olan bir toplum nasıl olur da kozmik döngülerde, gezegensel farkındalıkta bu kadar ileri olabilir. Kendinden önce ya da çağdaşlarından bu birikimleri derlemediyse tek başlarına bu denli gelişmişliği asırlara varan süreler geçmeden nasıl elde edebildi.

Modern çağların en dayanıklı materyallerinden cam bile beş bin yılda yok oluyor. Plastik bazlı köpükler ise hiçbir mikroorganizma çürütemediği için milyon yıl dayanabilir teorik olarak. Din kitaplarında ki tufan hikayesi aşırı gelişmiş ve yoldan çıkmış topluluklardan dem vurmakta. Neden günümüze değin kalabilecek gelişmiş materyal kalıntıları yok. Sümer den bize kalan en dayanıklı materyal ise taşlaşan kil. O da gömülmese belki de onlarda ulaşamayacaktı.

Söylemlerin fikirlerine karşılık değil, konunun belirsizliğini anlayabilmek için. Sümer öncesi dönemde bulunduğu mağaraya el izini bırakabildiği için sevinen insan seviyesinden bir anda Sümer seviyesine geçişte bir tuhaflık var.
 

Era

𝖄𝖚𝖟𝖚𝖐𝖑𝖊𝖗𝖎𝖓 𝕰𝖋𝖊𝖓𝖉𝖎𝖘𝖎
Bronz Üye
Katılım
6 Eyl 2026
Mesajlar
355
Tepki puanı
157
Puanları
43
Yaş
40
Konum
Ayrık Vadi
Cinsiyet
Erkek
İlk üç cümlene istinaden; Edebiyat, matematik, geometri, hukuk,mimari, tarım, mühendislik, astronomi gibi alanlarda döneminin çok çok ilerisi işler başarmış bir toplum bunları asırlara varan bir birikim sağlamadan başaramaz. Klasik tarih bize oldu bitti tarzında yedirmeye çalışıyor. Görece ilkel çağlara bu kadar yakın olan bir toplum nasıl olur da kozmik döngülerde, gezegensel farkındalıkta bu kadar ileri olabilir. Kendinden önce ya da çağdaşlarından bu birikimleri derlemediyse tek başlarına bu denli gelişmişliği asırlara varan süreler geçmeden nasıl elde edebildi.

Modern çağların en dayanıklı materyallerinden cam bile beş bin yılda yok oluyor. Plastik bazlı köpükler ise hiçbir mikroorganizma çürütemediği için milyon yıl dayanabilir teorik olarak. Din kitaplarında ki tufan hikayesi aşırı gelişmiş ve yoldan çıkmış topluluklardan dem vurmakta. Neden günümüze değin kalabilecek gelişmiş materyal kalıntıları yok. Sümer den bize kalan en dayanıklı materyal ise taşlaşan kil. O da gömülmese belki de onlarda ulaşamayacaktı.

Söylemlerin fikirlerine karşılık değil, konunun belirsizliğini anlayabilmek için. Sümer öncesi dönemde bulunduğu mağaraya el izini bırakabildiği için sevinen insan seviyesinden bir anda Sümer seviyesine geçişte bir tuhaflık var.

Aynı şeylerden bahsediyoruz söylemlerimin fikirime karşılık olmamasını anlamış değilim? Yazdığın hangi konuda farklı bir şeyi savunmuşuz. Bence yazımı bir defa daha ama dikkatli oku.
 
Üst Alt
🎧 DJ Paneli