Milli Eğitim Müdürü’nün mesajları bir yuvayı yıktı! Erkek öğretmen, eşinin tavrıyla şoku yaşadı…
Bolu Milli Eğitim Müdürü Fatih Öncü, anaokulu müdürü Ö.A.’nın doğum gününü kutlayıp ‘Çok güzelsiniz’ yazdı.
Ö.A.’nın öğretmen olan eşi B.A., mesajı görüp öfkelenerek eşinden Öncü’yü görüntülü aramasını istedi.
Öncü’den “Seni görmemi mi istiyorsun?” mesajı gelince deliye dönen B.A., aralarında neler olup bittiğini öğrenmek için eşiyle birlikte soluğu Öncü’nün makamında aldı.
Makamda tansiyonun yükselmesi üzerine B.A., koltuğu duvara fırlatıp eşiyle karakola gitti.
Öncü ve B.A. birbirinden şikayetçi oldu ancak Ö.A., “Benim bu olayla ilgili kimseden şikayetim yoktur” diyerek Öncü’den şikayetçi olmadı.
Bu gelişmelerden sonra B.A., eşinin müdürü olduğu kreşte eşiyle tartışma yaşadı. Eve dönen B.A., eşinin şikayeti üzerine polisler tarafından ifadeye alındı.
O sırada karakol önüne gelen B.A.’nın babası, kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.
Olaylardan sonra Ö.A. Eskişehir’e tayşn talebinde bulunurken, B.A. boşanma davası açtı. (Sözcü - Ümit Karadağ)
***************************
Konuya dair birinin yorumunu kopyalıyorum;
Karısına asılan müdürü dövmeye giden adamı, kendi karısı polise tutuklatıyor.
Adamın babası üzüntüden ölüyor. Kadın ise kendisine sarkan müdür için şikayetçi değilim diyor.
İşte kurtarıcı şövalye olacağım diye kuralları bilmemenin sonuçları.
Bir kadın başkasından o mesajları alıyor ve o sınırı baştan çizmiyorsa, konu sizin için kapanmıştır.
Sizin işiniz gidip adamla koltuk fırlatmaca oynamak değil, size o saygısızlığı yapan kadını saniyesinde hayatınızdan söküp atmaktır.
Kadın seçerken gözünüzü açın. Kırmızı bayrakları görmezden gelmeyin. Eğer çürük elmayı eve soktuysanız da, o gücü kendinizde bulup tek kalemde üstünü çizin. Erkeğin asıl gücü vazgeçebilmesindedir.
Bolu Milli Eğitim Müdürü Fatih Öncü, anaokulu müdürü Ö.A.’nın doğum gününü kutlayıp ‘Çok güzelsiniz’ yazdı.
Ö.A.’nın öğretmen olan eşi B.A., mesajı görüp öfkelenerek eşinden Öncü’yü görüntülü aramasını istedi.
Öncü’den “Seni görmemi mi istiyorsun?” mesajı gelince deliye dönen B.A., aralarında neler olup bittiğini öğrenmek için eşiyle birlikte soluğu Öncü’nün makamında aldı.
Makamda tansiyonun yükselmesi üzerine B.A., koltuğu duvara fırlatıp eşiyle karakola gitti.
Öncü ve B.A. birbirinden şikayetçi oldu ancak Ö.A., “Benim bu olayla ilgili kimseden şikayetim yoktur” diyerek Öncü’den şikayetçi olmadı.
Bu gelişmelerden sonra B.A., eşinin müdürü olduğu kreşte eşiyle tartışma yaşadı. Eve dönen B.A., eşinin şikayeti üzerine polisler tarafından ifadeye alındı.
O sırada karakol önüne gelen B.A.’nın babası, kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.
Olaylardan sonra Ö.A. Eskişehir’e tayşn talebinde bulunurken, B.A. boşanma davası açtı. (Sözcü - Ümit Karadağ)
***************************
Konuya dair birinin yorumunu kopyalıyorum;
Karısına asılan müdürü dövmeye giden adamı, kendi karısı polise tutuklatıyor.
Adamın babası üzüntüden ölüyor. Kadın ise kendisine sarkan müdür için şikayetçi değilim diyor.
İşte kurtarıcı şövalye olacağım diye kuralları bilmemenin sonuçları.
Bir kadın başkasından o mesajları alıyor ve o sınırı baştan çizmiyorsa, konu sizin için kapanmıştır.
Sizin işiniz gidip adamla koltuk fırlatmaca oynamak değil, size o saygısızlığı yapan kadını saniyesinde hayatınızdan söküp atmaktır.
Kadın seçerken gözünüzü açın. Kırmızı bayrakları görmezden gelmeyin. Eğer çürük elmayı eve soktuysanız da, o gücü kendinizde bulup tek kalemde üstünü çizin. Erkeğin asıl gücü vazgeçebilmesindedir.