süreyya, prometheus misali ellerinden ateşi çalalım diyor. sorun şu ki yoksulluğa mahkum edilmiş yığınlardan söz ediyoruz. çoğu zaman onlar için ve onlara rağmen yapılmak isteniyor ne yapılacaksa...
insan kitlesinin çaresizlikten, eğitimsizlikten, lider bağımlılığından ve irrasyonalizm vebası yüzünden, kendisi düşünüp dile getiremediğini, onun için düşünmeli ve dile getirmelidir...
kaldı ki hayatın binlerce yıl baskı altında kalmasıyla istençsiz, eleştiri yeteneksiz, biyopatik her baskıyı hemen sezmeyi ve vaktinde, kesin olarak ve bir daha gelmemecesine üstünden silkip atmayı öğrenmesi için, insan kitlelerini yönlendirmek (tepeden "yönetmek" değil) demokratik-devrimci hareketin görevidir...
evet bilgi iktidarını ellerinden almak güç. ama yıkmakta bir eyleyiş biçimi değil midir?