Tema Editörü

Başımdan Geçen Bir OIay

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Era
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

Era

𝖄𝖚𝖟𝖚𝖐𝖑𝖊𝖗𝖎𝖓 𝕰𝖋𝖊𝖓𝖉𝖎𝖘𝖎
Gümüş Üye
Katılım
6 Eyl 2026
Mesajlar
1,101
Tepki puanı
405
Puanları
83
Yaş
40
Konum
Ayrık Vadi
Cinsiyet
Erkek
1/3
Konu Sahibi
O zamanlar bıyıklarım yeni yeni terlemeye başlamış civan bi deliknalıyım. Bir yandan okuyor bir yanda da yaz tatillerimde çok sevdiğim bir internet kafe sahibi abimize yardım ediyorum. Turabi abi çok sevdiğim, patron gibi görmediğim aslen Tunceli doğumlu harika bir insan. Onun yanında çalışmadan önce cebimizde beş kuruş para yokken kafede oturup youtube'dan bişeyer izlememe izin verir bende müşteriler çay kahve istediği zaman onu yormaz hemen hazırlardım o da yazın beni yanında çalıştırırdı. Para almadım ondan hiç ama o da bir cep telefonu istediğimi çok iyi bilidiği için bana hem çalışmalarımın karşılığı hemde hediye babında bir cep telefonu almış. Ama nasıl mutluyum bir bilseniz resmen havalara uçuyorum. Hep tarihten kalma telefonlarla takılır bazen çıkarmaya bile utanırdım. Gençlik aklı işte takıyor insan böyle şeylere. Neşet babanın dediği gibi cahil olup dünyanın renklerine kandığımız zamanlar.

Telefonu alalı iki hafta gibi bir zaman olmuştu. İçeriye çok ilginç bir müşteri geldi. Orta boylu, otuzlu yaşlarında, sakalları hafif kirli ve ustura ile kazıtılmış güneş gibi parlayan bir kafası vardı. Çok şık giyiniyordu ve her geldiğinde fazladan para veriyor, sürekli çay kahve içiyordu. Bizim için yağlı müşteriydi hani. Bir kaç gün sonra tekrar kafeye geldi ve elinde telefon numaralarının olduğu bir kağıt parçası tutuyor sürekli bankaları arıyor onlardan teklif alıyordu. Sonra adam bana "at yarışından kupon tutturduğunu o zaman parası ile iyi bir rakam kazandığını ve bankaları arayıp hangisinin daha iyi faiz vereceğini öğreniyorum falan demişti. Yine birkaç saat takılıp çayını kahvesini içip bol bahşişini bırakıp gitti. Ertesi gün gene aynı saatlerde geldi masaya oturdu, çayını kahvesini içti. Sonra bana "kardeşim telefonu evde bırakmışım şu banka müdürünü arayım iki dakika senden" dedi. Bende abi lafımı olur buyur diyerekten verdim telefonu. Adam bir eli ile kulağını kapatıp "efendim anlamadım, duyamıyorum" diye telefonda konuşurken sesin çok olduğunu kast ederek dışarı çıktı. Tabi o zamanlar genç ve tecrübesizim. Bana güven veriyordu adam onun telefonumu çalacağı hiç aklımın ucundan geçmedi. Birkaç dakika sonra dışarıya abiye bakmaya gittiğimde yoktu. O günden sonra o adamı bir daha hiç görmedim taki yıllarsa sonra yolumuz bir yerede kesişecek kalbim onu hatırlayacak ama beynim onu bir yere koyamayacaktı...

Aradan uzunca bir zaman geçmiş artık yirmili yaşlara gelmiştim. Çok sevdiğim bir arkadaş grubum ile bir iş keşfetmiş bu sayede Balıkesir/Akçay tarafında yazlık bir bölgede işe başlamıştık. İş verenimiz bize bir pansiyon kiralamıştı bizde tüm grup orada kalıyorduk. Bir kaç hafta sonra kel bir adam pansiyona giriş yapmış herkesle sami olmuştu. Fakat bu adamı kalpten gelen bir duyguyla hiç sevmemiştim. Araya o kadar zaman girmişti ki beni dolandıran adam olduğu aklıma gelmemişti. Her gün ortak salona bizim ortamıza geliyor bizimle okey oynuyor, sohbet ediyordu. Meğerse o sırada da kimi dolandırsam diye düşünüyormuş. Yine güven sağladığı birinden iki dakika telefonla görüşmek için telefonunu istiyor ve ortalıktan kayboluyor... Sonuç yıllar önce yaşacığım olayın aynısı!

Düşünsenize sizi dolandıran adamı görüyorsunuz ama tanımıyorsunuz. Tanımıyorsunuz tanımamasına ama kalbinizden de bir ses bu adamda bir sıkıntı olduğunu hissediyor. Anlam vermeye çalışıyor ama aradan geçen onca sene bu anlamlandırmayı çözemiyor. Yıllar yaşadıklarımın aynısının bir arkadaşımın başına gelmesinden sonra kafamda ki yapbozun son parçası tamamlanıyor. İş işten geçtikten sonra onun kim olduğunu, yıllar önce benide aynı şekilde dolandırdığını hatırlıyorum ama hiçbir faydası olmuyor.

Eğer hayatta birilerini sevmiyorsak, onu gördüğümüz zaman kanımız almıyorsa hep şunu düşünüyorum. Acaba bu kişiyle hayatımız ne zaman kesişti ve bana ne kötülüğü dokundu. Bazen sadece kalbimizin sesini dinlememiz gerekiyor.
 
Geri
Üst