doğrusu yıllardır çatıştığım bir konu. diger forumlarda muratla da karşı karşıya gelmiştik. astroloji ile insanlar kendilerini teselli ediyor zannediyor sanıyordum ama belli ki varlıklarına bununla anlam katıyorlar, mevzu ciddi ve ben de ciddi yaklaşacağım bu yüzden.
determinizim yani varolan her şeyin bir sebep-sonuç ilişkisi olduğu gerçeğini düşünmek. bu bir paradox yaratıyor.
varlık felsefesinde upuzun binlerce yıl varlığı düşünmeye tanrıdan başladık ve onun "ilk sebep" olduğunu düşündük insanlık olarak.yani tanrı denen olgunun bizim zekamıza indirgediği düzenekte mevcutları nesne ve varlıkları varederken onlara bizim aklımızın alabileceği bir düzen vermiştir diye inandık. tanrı kendisi ile bizim aramızdaki mesafeye bu düşünceye göre şunu koydu: ayüstü alem yani gezegenler ve yıldızlar.
insanlar binlerce ve binlerce yıl böyle inandı bu muazzam bir bilinçdışı demek. determinizimde tanrı her şeyin sebebi olduğunda özgür irade sorunu ortaya çıkar çünki tanrı her şeyi biliyor ve yönetiyorsa insanın özgür iradesinden vazgeçmek gerekiyor çünki bu irade özgür olamıyor..
haliyle bunun çözümüne bakarken bütün düşünürler yıldızlara bakmış ve onların enerjilerinin ve kitle çekim kuvvetlerinin bizim karakterimizdeki ve yapıp etmelerimizdeki tanrısal sebebi taşıdığını düşünmüşler. yıldılzrı araya koymuşlar ve karşılığında "özgür irade"lerine kavuşmışlar. bu muazzam bir kazanım diye düşünülmüş ve hala öyle düşünülüyor... bana kalırsa özellikle beslendiğin ve ilham aldığın nokta buras8.
yukarıda da bahsini ettiğim gibi eski bilimde yıldızlar ve gezegenlerin insan oluş ve bozuluşundan farklı ve hafif bir oluş ve bozuluşa tabii olduğuna inanılmış. onlar olgun tam ve kemal olarak düşünülmüş oysa biz şimdi bunu ölçüyoruz ve orada da farklı bir oluş ve bozuluş olmadığını deneyimliyoruz. kütle çekim kuvvatinin burada nasıl çalışıyorsa orada da aynı çalıştığını biliyoruz. ne demişti deha "kara deliklerin saçları yok"
hülasa insanlar bugün halen kendilerini çepeçevre kuşatmış ve aynı zamanda kutsamış bir bilinç ve bilinçdışının tutsağı olarak astrolojiye inanıyor bana kalırsa. dindar veya seküler hem böylelikle tanrılarına hem özgür iradelerine inatla sahip çıkıyorlar.
sırf zekamız yüksek ve aklı kullanmaya cesaret ediyoruz diye sınanmadığımız günahın masumu olmayalım bence.
tabi, belki de tüm bunlar ağlak yengeç burcu oluşumdan muzdarip bir kabullenemeyiştir.

keh keh