Amazon kadınlarının hikayesi kadın erkek çatışmasından izler taşımak yerine medeniyetler arasında ki farkı daha da belirginleştiriyor. O dönem Yunan medeniyetlerinde kadının yeri evin içiyle kısıtlıydı(Sparta' lılar haric). Böyle bir mentaliteyle yaşayan Yunan toplumunda ki egosantrik erkeklerin karşısına, at binip erkek öldürecek kadar usta savaşçı kadınlarının çıkması tanrısal bir güç korkusu hissetmekle eş değer o dönem de. Çünkü kadını kendi cinsinin eş karşıtı olarak görmeyen bir zihniyetin karşısına, kadına toplum içinde savaşçı mertebesine yükseltecek kadar değer veren karşıt bir kültürün(Tomris hatun bunun zirvesi) çıkması korkunç ve anlaşılmaz bir durum.
Bu kültürel gelişime rağmen "bar-bar" olarak nitelenen bu gibi toplumlara karşın, medeniyetin kurucusu olarak Yunan'ı görmek Avrupa'nın kurnazlığı. Bu nedenle kültürel genetiğimizde varolan kadim geleneklerimizi öğrendiğimizde kadını baskılayan ve toplum gerisine iten unsurları da farkedebiliriz ki hangi düşünce ve inançların bizleri zehirlediğini de ortaya çıkarabiliriz. Bu gibi hikayelere tek cinsin üstünlüğü olarak görmek yerine unutturulmak istenen kadim kültür mozağimiz bağlamında bakmak daha doğru olur kanısındayım.