Genel Forum Paylaşım Sitesi - Forumsa, Forumsal! Hoş geldiniz!

Tüm özelliklerimize erişmek için şimdi bize katılın. Kaydolduktan ve giriş yaptıktan sonra, reklamlar görünmez, konu oluşturabilir, mevcut konulara yanıt gönderebilir, diğer üyelerimize itibar kazandırabilir, kendi özel mesajlarınızı alabilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsiz, o halde ne bekliyorsunuz?

Chen

Üzümsüz Kek
Forum sorumlusu
Katılım
9 Ocak 2020
Mesajlar
21,277
Tepki puanı
6,044
Konum
Gotham
Cinsiyet
Kadın
Uyku, her zaman yaratıcılık ve ilham için bir anahtar olmayabilir özellikle çok fazla ya da olması gerekenden çok az uyuduğunuzda. Ama yeni yapılan bir araştırma, uykunun yaratıcılığı artırabildiği çok ilginç bir uyku tekniği olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, sürrealist sanatçı Salvador Dali ve ünlü mucit Thomas Edison tarafından da kullanılmış bu uyku tekniğinin yaratıcılığı artırabileceğini ortaya koydu.


uyku-evreleri.jpg

Bu tekniği kullanmak için Dali ve Edison, ellerinde kaşık ya da top gibi bir nesneyi tutarak bir sandalyede uykuya dalardı. Uykuları derinleşip de bilinçlerini yitirmeye başladıklarında, ellerinde tuttukları cisim yere düşer ve onları uyandıracak bir ses çıkarırdı. Bu, onların erken uyku evresi denilen evreden, derin uyku denilen evreye geçişini engellerdi. Uyandıktan hemen sonra ise işlerine geri dönerlerdi.


Hipnogojik yani uyku-uyanıklık arası olarak bilinen, diğer bir adıyla N1, erken bir uyku evresidir. Derin bir uykuya dalmadan önce bir kaç dakika sürer, ancak bu birkaç dakika, yaratıcılık için oldukça verimli olabilir. Uyku araştırmacısı olan kıdemli yazar Delphine Oudiette, N1 uyku evresi hakkında şunları söylüyor:

İnsanlar, bir gece uykusunun yaklaşık %5'ini N1 uyku evresinde geçirirler; fakat bu uyku evresi, üzerinde fazla araştırma yapılmış bir evre değil.
N1 evresinde şekiller ve renkler görebilir, hayal kurabilirsiniz; ancak aynı zamanda hala odanızda olan sesleri de duyabilirsiniz.


uykunun_evreleri_nelerdir_0.jpg

Bu Uyku Tekniği Yaratıcılığı Tetikler mi?

Bu uyku tekniğini kullanan büyük dehalardan etkilenen Oudiette ve grubu, tekniğin sıradan insanlar üzerinde yarayıp yaramayacağını test etmek için bir araştırma yapmaya başladı.

REM+uykusunun+önemi+REM+bir+sinaptik+restorasyon+dönemidir_.jpg

103 sağlıklı katılımcı buldular ve deneyden önceki gece normalden biraz daha az uyumalarını istediler. Araştırmacılar katılımcılara eğer bulunabilirse, içinde problemin hemen çözülmesini sağlayan gizli kurallara sahip matematik problemleri sundular.

Katılımcılar problemleri çözemedi. Daha sonra katılımcıların her birine 20 dakikalık bir dinlenme arası verildi. Katılımcılar bu 20 dakikalık arada beyin dalgalarının izlenmesini sağlayan makinelere bağlandı. Daha sonra araştırma ekibi, dinlenme evresinde olan katılımcıları dinlenme şekillerine göre üç gruba ayırdı:


REM+Uykusu+Paradoksal+Uyku.jpg

Uyanık kalarak dinlenenler,
N1 uyku seviyesine girmesine izin verilenler,


N1 uyku evresinden sonra en az 30 saniye daha derin uykuya dalmasına izin verilenler.
1. gruba rahatlamaları ve dinlenmeleri fakat uyumamaları söylendi. 2. gruba ise karanlık bir odada, yarı yatar pozisyonda bir sandalyede elleri sandalyenin kolçağının dışında olacak şekilde uyumaları söylendi. Ayrıca ellerine bir bardak verildi. Böylece bardak uykuya daldıklarında yere düşüp ses çıkararak onları uyandırdı. Oudiette, araştırmanın bu kısmı hakkında şöyle diyor

Burada amaç, diğer uyku evrelerinin herhangi bir etkisi olmadan, N1 evresinin spesifik etkisini gözlemleyebilmekti.

page_9.jpg


Uykunun farklı aşamaları farklı beyin dalgaları paternleriyle işaretlendiğinden, araştırmacılar, beynin elektriksel aktivitesini ölçen nörolojik bir test olan elektroensefalograf (EEG) cihazından faydalanarak, katılımcıların N1 aşamasından daha derin N2 aşamasına ne zaman sürüklendiklerini izleyebildiler. Böylece 3. grubun N2 evresine geçip en az 30 saniye bu evrede kalınması sağlandı.

20 dakikalık süre dolup dinlenme evresi sona erdiğinde ise katılımcılardan daha fazla matematik problemi çözmeleri istendi. Araştırmacılar, katılımcıların kavrama gücünde bir artış olup olmadığını saptayabilmek için katılımcıların problemleri çözme hızındaki artışlarını ve gizli kuralı bulma şanslarını kaydettiler.

Araştırmacılar; uyanık kalanların gizli kuralı keşfetme şansının %30, N1 aşamasında en az 15 saniye geçiren katılımcıların ise şansının %83 olduğunu buldu.


page_2.jpg

Daha sonra 2. ve 3. grup karşılaştırıldı ve uyku süreleri arasında yalnızca 1 dakikalık fark olmasına rağmen, 3. grup N2 uyku evresine geçtiği için onlarda yaratıcılık etkisinin ortadan kalktığı anlaşıldı. Bu yüzden 3. grubun gizli kuralı keşfetme şansının %14 olduğu belirtildi. Araştırmacılar bu 1 dakikalık zamanda geçilen evreye "yaratıcılığın tatlı noktası" adını verdiler ve bu noktaya yalnızca uyku ve uyanıklık arasındaki dengeyi sağlamakla ulaşılabileceğini söylüyorlar.

Ayrıca araştırmacılar, bu noktaya ulaşabilmek için daha derin uykuya dalmadan önce uyanmak ve hemen işe geri dönmek gerektiğinin önemini vurguluyorlar.

Yaratıcılığı Pekiştiren Ne?
N1 evresinin neden böyle bir etkiye sahip olduğunun nedeni hala açık değil; ancak bazı düşüncelerinizin kontrolünü kaybettiğiniz ama yine de biraz farkında olduğunuz yarı uyanık bir evre olduğu için Oudiette, bunu şöyle açıklıyor:


page_8.jpg

Bu düzensiz bir düşünce süreci ve tuhaf çağırışımlara sahip olduğunuz ideal bir durum yaratabilir. Eğer aklınıza iyi bir fikir gelirse, onu yakalama yeteneğine de sahipsiniz.
Oudiette, araştırmanın bir sonraki adımının, insanların bir nesneyi tutmak zorunda kalmadan tekniği kullanabilmeleri için bu yaratıcı uyku evresini özel olarak hedeflemenin bir yolu olup olmadığını bulmak olacağını söylüyor.
 
Üst Alt