Tema Editörü

Manifesting’den Delulu’ya

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Fluffy
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

Fluffy

𝓔𝓰𝓵𝓮𝓷 𝓖𝓾𝔃𝓮𝓵𝓲𝓶
Elit Üye
Katılım
28 Şub 2023
Mesajlar
32,298
Çözümler
2
Tepki puanı
4,302
Puanları
113
Yaş
36
Konum
Miuw
Cinsiyet
Kadın
1/3
Konu Sahibi
Çok istenen bir işe henüz kabul edilmeden çalışma masasını hazırlamak, hayali kurulan hayatı tüm ayrıntılarıyla bir deftere yazmak ya da pek mümkün görünmeyen bir ilişki için ‘Ben manifestledim, olacak’ gibi beklenti cümleleri, sosyal medyanın gündelik dilinin bir parçasına dönüştü. Bununla birlikte, ingilizcedeki delusional kelimesinden türeyen ‘delulu’ ifadesi bir zamanlar gerçekçi olmayan düşünceleri küçümsemek için kullanılırken zamanla kişinin kendi hayallerini abartılı ve ironik bir biçimde ifade etmesinin yolu hâline geldi. Bu yaklaşımı özetleyen ‘delulu is the solulu’ sözü ise zamanla iyimser bir bakış açısının popüler karşılıklarından biri oldu.

Düşüncenin Gerçeği Değiştirebileceğine Duyulan İnanç​

Dusuncenin-Gercegi-Degistirebilecegine-Duyulan-Inanc-Webp.webp


Warren Felt Evans, 1914. / Present Truth.
İlk bakışta geçici iki internet trendi gibi görünen manifesting ve delulu, farklı kökenlerden gelseler de bugün birbirine yaklaşan iki düşünce biçimine dönüştü. Her iki kavramın merkezinde de gerçekleşmesini istediğimiz şeylere olacakmış gibi inanmanın hayatımızı ne ölçüde etkileyebileceği düşüncesi var. Böyle bir inancın kökleri ise sosyal medya çağından çok daha eskiye dayanıyor. Bugün bu inancın anlatılma ve paylaşılma biçiminin 19. yüzyılın spiritüel hareketlerinden TikTok videolarına uzanan yolculuğu, aynı zamanda belirsizlik karşısında kontrol arayan insanın hikâyesini anlatıyor.

Manifesting çoğunlukla sosyal medya çağının kişisel gelişim alışkanlıklarından biri olarak görülse de düşünsel kökleri 19. yüzyıl Amerika’sındaki New Thought (Yeni Düşünce) hareketine kadar uzanıyor. Bu hareketin çevresinde gelişen görüşler, insan zihni ile kişinin yaşadığı deneyimler arasında güçlü bir bağ kurarak zihnin doğru biçimde yönlendirilmesinin yaşam üzerinde etkili olabileceğini savunuyordu.

Bu yaklaşımın erken örneklerinden biri, Amerikalı yazar ve din insanı Warren Felt Evans‘ın 1869‘da yayımlanan The Mental Cure adlı kitabında yer alıyor. Evans, zihnin beden üzerindeki etkisini ele alırken düşünceyi yalnızca zihinsel değil, dönemin metafizik anlayışı içinde dönüştürücü bir güç olarak da değerlendiriyor.

Aradan geçen yaklaşık iki yüzyıl, bu düşünceyi farklı kelimeler ve uygulamalarla yeniden karşımıza çıkardı. Günümüzde, gelecekte sahip olunmak istenen hayatı bir deftere yazmak, olumlama cümlelerini tekrarlamak, hedefleri ”vision board” olarak bilinen görsel bir panoda bir araya getirmek ya da istenen sonucu gerçekleşmiş gibi hayal etmek manifesting kültürünün yaygın pratikleri arasında yer alıyor. Böylece 19. yüzyıldaki metafizik düşünceler, günümüzün kişisel gelişim diliyle yeniden karşılık buluyor.

Pandemi, TikTok ve Kontrol Arayışı​

Pandemi-TikTok-ve-Kontrol-Arayisi-Webp.webp


Sosyal Medya Kültürü / Pexels, Cottonbro studio
Manifesting‘in günümüzdeki önemli yükselişi ise 2020 yılına denk geliyor. Din araştırmaları alanında çalışan Kristen M. Balzer‘ın 2025 tarihli çalışmasına göre, pandeminin ilk aylarında ‘‘manifesting” için yapılan Google aramaları yüzde 600 arttı. 2024 yılı ortasına gelindiğinde ise TikTok‘ta #manifestation etiketiyle ilişkilendirilen videoların görüntülenme sayısı 62,8 milyara ulaşmıştı. Bu yükselişin pandemiyle aynı döneme denk gelmesi önemliydi. Eğitimden sosyal ilişkilere, çalışma hayatından gelecek planlarına kadar gündelik yaşamın pek çok alanında belirsizlik artmıştı. Balzer, manifestingin özellikle gençler arasında yaygınlaşmasını, pandeminin güçlendirdiği kendi hayatı üzerinde etkili olabilme ve kontrol hissi arayışıyla da ilişkilendiriyor.

Geleceğin öngörülemez hâle geldiği bir dönemde onu zihinde yeniden kurmak, en azından kişinin kendi geleceği üzerinde söz sahibi olduğu hissini güçlendirirken, TikTok da eski bir düşünceyi sosyal medyanın hızına uygun hâle getirdi. Uzun spiritüel metinlerin yerini birkaç dakikada, hatta birkaç saniyede anlatılabilen olumlamalar, ritüeller ve yöntemler aldı. Bir deftere belirli sayıda cümle yazmaktan vision board hazırlamaya kadar farklı pratikler aynı başlık altında buluşmaya başladı.

University of Virginia‘dan Jacob Green‘in TikTok’taki manifestation kültürü üzerine yaptığı çalışma da platformun yalnızca bu düşüncelerin yayıldığı bir alan olmadığını gösteriyor. TikTok’un video biçimi, etkileşim araçları ve algoritmik yapısı, spiritüel düşüncelerin aktarılma şeklini de değiştiriyor. Green ise bu içeriklerde mizah ile samimiyetin bir arada bulunabildiğine dikkat çekiyor. Bu birliktelik, manifesting’in daha ciddi ve spiritüel söyleminin zamanla internet kültürünün daha ironik diliyle buluşmasına da zemin hazırlamış oluyor.

Manifesting’den Delulu’ya​

Manifestingden-Deluluya-Webp.webp


Konser izleyicileri, Gwangju, Güney Kore. / Pexels, Asia Culture Center
Delulu, İngilizcede sanrılı veya gerçek dışı düşüncelere sahip olmayı ifade eden delusional kelimesinin internet dilindeki kısaltmasıdır ancak kelimenin internet kültüründeki geçmişi TikTok’tan önceye uzanıyor. 2010’ların başında çevrim içi K-pop fandomlarında kullanılan ifade, özellikle sevdiği ünlüler veya ünlüler arasındaki olası ilişkiler hakkında gerçekçi olmayan düşünceler geliştirdiği düşünülen hayranlarla alay etmek için kullanılıyordu.

2020’lerin başında kelime K-pop çevrelerinin dışına taşındı. 2023’ten itibaren TikTok’ta yaygınlaşırken anlamı da dikkat çekici biçimde değişti. Delulu artık yalnızca bir başkasının gerçekçi olmayan beklentisini tarif etmiyor; kişinin kendi hayallerini bilerek abartmasını eğlenceli bir iyimserliğe çeviriyordu. ”Delulu is the solulu” yani kabaca ”hayalcilik çözümdür” sözü de bu yeni kullanımın en bilinen örnekleri arasına girdi. Bu noktada delulu ile manifesting birbirine yaklaşıyor ancak tamamen aynı şeyi anlatmıyor. Manifesting, düşünceyi ve niyeti gerçekleşmesi istenen sonuca yöneltmeyi çoğunlukla ciddi bir pratik olarak ele alırken, delulu kültürü ise kişinin kendi abartısının farkında olduğu belirgin bir mizah taşıyor.

Henüz yeterli deneyimi olmadığı hâlde hayalindeki işe başvurmak, hoşlandığı kişinin küçük bir hareketinden büyük bir romantik senaryo çıkarmak ya da ulaşılması güç bir hedef karşısında ”zaten olacak” diye davranmak bu mizahın bir parçasına dönüşebiliyor. Böylece gerçekçi olmayan düşünceleri eleştiren eski kullanım, kişinin kendisine yönelttiği ironik bir cesaret ifadesine evriliyor. İnternet burada yalnızca bir kelime üretmekle kalmıyor; daha eski bir iyimserlik anlayışını dönemin mizahıyla yeniden yorumluyor.

İyimserlik Nerede Bitiyor, Yanılsama Nerede Başlıyor?​

Iyimserlik-Nerede-Bitiyor-Yanilsama-Nerede-Basliyor-Webp.webp
Henri-Jules-Ferdinand Bellery-Desfontaines, Illusion, 1897. / The Metropolitan Museum of Art.
Bir hedefi zihinde canlandırmakla yalnızca düşünerek sonucu değiştirebileceğine inanmak farklı iki yaklaşımı ifade ediyor. Manifesting inançlarını psikolojik açıdan inceleyen çalışmalar da bu ayrımın farklı yönlerine odaklanıyor. Lucas Dixon, Matthew Hornsey ve Nicole Hartley‘nin toplam 1.023 kişiyle gerçekleştirdiği üç araştırmada, katılımcıların üçte birinden fazlası manifesting inançlarını benimsiyor. Bu inançları daha güçlü olan kişiler ise kendilerini daha başarılı görüyor, daha büyük hedefler belirliyor ve gelecekte başarılı olacaklarına daha fazla inanıyor.

Araştırmanın diğer sonuçları iyimserliğin farklı bir yönüne işaret ediyor. Manifesting inancı daha güçlü olan kişiler riskli yatırımlara daha fazla ilgi gösteriyor, düşük olasılıklı büyük başarılara daha kısa sürede ulaşabileceklerine daha çok inanıyor ve geçmişte iflas yaşadıklarını bildirme olasılıkları da daha yüksek görünüyor. Bu sonuçlar manifesting ile söz konusu durumlar arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmuyor; güçlü iyimserlikle gerçekçi değerlendirme arasındaki sınırı ise daha görünür kılıyor. Bir hedefi hayal etmek kişiyi harekete geçirebilir ancak ekonomik koşullar, eğitim olanakları, fırsatlar, şans faktörü ve diğer insanların kararları yalnızca kişinin düşünceleriyle kontrol edilemiyor. Bu noktada iyimserliğin harekete geçirici yönü ile gerçekliği olduğundan farklı değerlendirme ihtimali arasındaki sınır önem kazanıyor.

Delulu kültürünü ilginç kılan noktalardan biri de bu ayrımda ortaya çıkıyor. Delulu söylemi kendi mantıksızlığını saklamak yerine çoğu zaman onu şakanın merkezine yerleştiriyor. Gerçekleşmesi pek mümkün görünmeyen bir hedefe inanmak, bir yandan bununla dalga geçmek ve yine de denemeye devam etmek; iyimserlik, abartı ve mizahı aynı yerde buluşturuyor. 19. yüzyılda zihnin gücü üzerine yazılan kitaplardan 2020’lerin birkaç saniyelik videolarına uzanan süreç aynı düşüncenin farklı dönemlerde nasıl karşılık bulduğunu da ortaya koyuyor. Belirsiz bir geleceği daha anlaşılır ve kontrol edilebilir kılma isteği bu süreç boyunca varlığını sürdürürken manifesting, bu arayışı düşüncenin gücüne duyulan inançla ilişkilendiriyor. Delulu ise benzer bir iyimserliği mizah ve ironiyle ele alarak, eski bir düşüncenin internet kültüründeki yeni karşılıklarından birini oluşturuyor.


Kaynakça

Balzer, Kristen M. ”Manifesting: New Thought Takes on New Life Among Adolescents in the COVID-Era United States.” Religion Compass, 2025. Web. Erişim Tarihi: 10.09.2026

Dixon, Lucas J., Matthew J. Hornsey ve Nicole Hartley. ”The Secret’ to Success? The Psychology of Belief in Manifestation.” Personality and Social Psychology Bulletin, 2025. Web. Erişim Tarihi: 10.09.2026

Green, Jacob. The Law of Attraction: Theorizing TikTok’s #manifestitation Trend as Mediated Spirituality. University of Virginia, 2024. Web. Erişim Tarihi: 10.09.2026

Merriam-Webster. ”Delulu.” Merriam-Webster.com, 2026. Web. Erişim Tarihi: 10.09.2026

Evans, W. F. The Mental Cure, Illustrating the Influence of the Mind on the Body. H. H. & T. W. Carter, 1869. Web. Erişim Tarihi: 10.09.2026
 
İyimserlik Nerede Bitiyor,
Uzattığınız her yardim eline karşı gördüğünüz nankörlük sonrası bitiyor. Ne yazık ki insan, insanın limanı değil düşmanı olmayı seçiyor. Kimse kimsenin yüküne talip değil, dertleri varsa topuklayarak kaçmak kolay olanı kalan nelerle mücadele ediyor, neleri atlamaya çalışıyor. Sonra fırtına durulur sislerin arasından biri çıkar, o en zor zamanda ihtiyaç duyduğunuz kişi. Gerek kalmamıştır gelmesine, varlığı anlamsız yer kaplar iş işten geçtikten sonraki her adım anlamsız. Böylece her iyi niyet biter
 
Geri
Üst