ben bildiğin düz müslümanım. namaz oruç zekat ibadetlerinin rit yani düzen ilkesince insanı arındıracağına inanıyorum. bunu savunacak yani karşı pozisyonlarca itileceğim bir platformda adeta "suçlu veya yargılanacak" pozisyona düşecek kadar asla çıldırmadım ve inancıma saldırtmam. zira saldırılacak ortamlarda bulunmamayı tercih ederim..
ama insanların inanç ve inaçsızlıklarının (bence bilgi biçimi bakımından bir ve aynıdırlar) tartışma konusu olmasına asla problem etmem ve tebliğe eğer "talep""soru" ve bazen "aman" yoksa bildiğin aşırı aşırı hoş bakmıyorum..
ateizm veya tesizmt benim sosyal dostluklarımda ölçü olarak ölçü birimi değildirler.. asla olmayacaklar çünki insanların inanç veya inaçsızlıklarını sormaktan zaten utanırım çünki beni ilgilendirmez ayrıca ne haddime.
hayat içinde sıkıştığımda veya bir felsefi problemde takıldığımda akıl danıştığım iki dostum oldu şimdiye dek biri ateist biri molla ve ikiside bildiğin inzivada hayat yaşar zor ulaşırsın...
hatta siz cevapları bulmuşsunuz ne köşenize çekilip düşünüp okuyorsunuz, okuyup düşünüp yazıyorsunuz diye çemkiresim gelir kendilerine sık sık. bilgilerine saygımdan sadece diş gıcırdatıyorum.
bir gün inançlarımda değişmek sözkonusu olursa bunu yapmaktan çekinemem ve yine yepyeni bene saldırtmam çünki eleştirinin had ve sınrında durmayı iyi bilenlerden gayrısına insanın aklını ve ruhunu açmasının bir tür çöküşe sebep olacağını bilirim.
kayda deger bir tavsiye vermek gerekirse kendi yolculuğunda kim olursa olsun atının yularını kimsenin atının kuyruğuna bağlamayın dilerim....
çünki tutunduğun atın kuyruğu kopar ve elinde azgın bir at ve yularları boşta bir dehşetle "sen" başbaşa kalırsın.
bence aklının dizginlerini "sen"den başka kimseye emanet etme çünki akıl önemli ve kimseye emanet edilemeyecek kadar değerli bir kazanım.
son olarak sohrab'ın sözüyle bitireyim; ben müslümanım, kıblem kırmızı bir güldür.
ama insanların inanç ve inaçsızlıklarının (bence bilgi biçimi bakımından bir ve aynıdırlar) tartışma konusu olmasına asla problem etmem ve tebliğe eğer "talep""soru" ve bazen "aman" yoksa bildiğin aşırı aşırı hoş bakmıyorum..
ateizm veya tesizmt benim sosyal dostluklarımda ölçü olarak ölçü birimi değildirler.. asla olmayacaklar çünki insanların inanç veya inaçsızlıklarını sormaktan zaten utanırım çünki beni ilgilendirmez ayrıca ne haddime.
hayat içinde sıkıştığımda veya bir felsefi problemde takıldığımda akıl danıştığım iki dostum oldu şimdiye dek biri ateist biri molla ve ikiside bildiğin inzivada hayat yaşar zor ulaşırsın...
hatta siz cevapları bulmuşsunuz ne köşenize çekilip düşünüp okuyorsunuz, okuyup düşünüp yazıyorsunuz diye çemkiresim gelir kendilerine sık sık. bilgilerine saygımdan sadece diş gıcırdatıyorum.
bir gün inançlarımda değişmek sözkonusu olursa bunu yapmaktan çekinemem ve yine yepyeni bene saldırtmam çünki eleştirinin had ve sınrında durmayı iyi bilenlerden gayrısına insanın aklını ve ruhunu açmasının bir tür çöküşe sebep olacağını bilirim.
kayda deger bir tavsiye vermek gerekirse kendi yolculuğunda kim olursa olsun atının yularını kimsenin atının kuyruğuna bağlamayın dilerim....
çünki tutunduğun atın kuyruğu kopar ve elinde azgın bir at ve yularları boşta bir dehşetle "sen" başbaşa kalırsın.
bence aklının dizginlerini "sen"den başka kimseye emanet etme çünki akıl önemli ve kimseye emanet edilemeyecek kadar değerli bir kazanım.
son olarak sohrab'ın sözüyle bitireyim; ben müslümanım, kıblem kırmızı bir güldür.